Bir yılı geride bırakırken…

Bundan tam bir yıl önceydi.
Bir yılı geride bırakırken…

Gün Medya Onursal Başkanı Sayın Cengiz Aygün bey ile Doğu Türkistanlı yetim ve öksüz çocuklarımızın sünnet organizasyonu vesilesi ile tanışmıştık. Cengiz Aygün beyin daveti üzerine ortak dostlarımızla yaptığımız istişare toplantımızda Doğu Türkistan'ı konuşma fırsatı yakalamıştık.

Cengiz Aygün Bey Doğu Türkistan’da ve Çin’de yaşananları dikkatlice dinledikten sonra Doğu Türkistan ve bölge ile alakalı OGÜNhaber'de yazmamızı rica ettiğinde, konunun daha fazla kişiye duyurulmasında faydalı olabileceği düşüncesiyle teklifi kabul etmiştik.

Geçen bir yıllık sürede hem Cengiz Aygün beyi hem de Gün Medya ailesini yakinen tanıma fırsatımız oldu.

Bununla beraber Doğu Türkistan meselesinin hem daha fazla kitlelere ulaşmasını hem de Çin gerçeğinin ne olduğuna dair kamuoyunu bilgilendirme fırsatı yakaladık.

Bu değerli kazanımlar yanında şahsım adına çok değerli bir dost, bir ağabey, bir gönül insanını da tanıma bahtiyarlığına eriştim.

Cengiz Aygün ağabey hem mütevazi, hem hayırperver, hem çalışkan, hem de bütün bunların ötesinde bir gönül insanı.

Benim gördüğüm ve tanıdığım Cengiz Aygün ağabey, teşbihte hata olmamak üzere, Osmanlı'nın Balkanlarda fetihlerine fetihler katarken askeri olduğu kadar gönül kazanma mücadelesindeki dervişlerinin çağdaş hali gibi durmakta.

Geçen bir yıllık süreçte kapısını ne zaman çalsak yardımcı olmaktan imtina etmeyen Cengiz Aygün ağabey, sadece Doğu Türkistan konusunda Gün Medya'nın kapılarını değil, gönlünü de bizlere açmış bir büyük gönül insanı olarak da karşımıza çıkmıştı.

İsmi geçmeden birilerine yardım etmenin mutluluğu ve hazzını onun gözlerinde ve konuşurken seçtiği özenli kelimelerinde görmeniz mümkün.

Millet ve devletimizin başına onca gaileler açılırken nasıl ayakta kalabildiğimiz sorusunun cevabını inanıyorum ki Cengiz Aygün ağabey gibi gönül insanlarına sahip olmamızda bulabiliriz.

Geçen bir yıllık sürede Çin'in Doğu Türkistan, Türk Dünyası, İslam Dünyası ve Türkiye ile ilişkilerine, Çin'in nasıl sinsi siyasetler uygulamak istediğine, yeni süper güç olma sevdasından olan Çin'in Batı emperyalizmine rahmet okutabilecek uygulamalarını ortaya koyma gayretinde olduk.

Yine geçen bir yıllık süreçte bu köşede Doğu Türkistan'da yaşanan onca insan hakları ihlallerini, 30 milyonu aşkın bir topluluğun nasıl dinî ve ırkî aşağılamalara maruz bırakıldığını, nasıl kültürel  asimilasyona uğratılma çabasının devlet eliyle yapıldığını gözler önüne sermeye çalıştık.

Birçok kişi, kurum ve kuruluşun sessizliğe büründüğü, kulaklarını tıkadığı, gözlerini kapadığı bir ortamda Anadolu'nun yiğit evlatlarından Cengiz Aygün ağabeyimiz çıkıp "bu köşede haksızlıkları dile getirebilirsiniz" dedi.

Sadece köşeyi tahsis etmekle kalmadı, Doğu Türkistan ile alakalı yaptığımız hayır işlerinde de "ben de varım" dedi. Vakıf çalışmalarımızda destek olmaktan hiç mi hiç imtina etmedi. Ve bütün bunları yaparken mütevaziliği hiç mi hiç elinden bırakmadı.

Doğu Türkistan gibi mazlum ve mahzun bir coğrafyanın sesi olmak için en az bizim kadar gayret gösteren Cengiz Aygün ağabey, diğer taraftan da  OGÜNTV ekranlarını yine sesimize ses olmak için sonuna kadar açtı.

Bir hayır işi ile başlayan tanışıklığımız ümid ederim uzun süre devam eder. Gün Medya ailesinin bir parçası olmaktan ve Cengiz Aygün ağabeyi tanımaktan onur duydum.

Bizim için iyi bir insan, iyi bir dost, bir büyük, bir ağabey olan Cengiz Aygün nezdinde Gün Medya ailesi çalışanlarına, bir yılı geride bırakmamız vesilesiyle, kalbi teşekkürler ediyorum. Rabbim birlik beraberliğimizi daim etsin.

 

NOT: Bir tevafuk eseri OGÜNhaber'deki ilk yazımızı 7 Şubat 2019’da kaleme almışız. Bu tarih ve haftası Doğu Türkistan’da "Gulca Katliamı" olarak bilinir.

5 Şubat 1997 tarihinin Kadir gecesine denk gelmesi dolayısıyla Doğu Türkistan’ın Gulca şehrinde bir araya gelip dua eden, Kur’an okuyan kadınların tutuklanması ve akabinde üç kadının cesetlerinin toplanan kalabalığın önüne atılması üzerine başlayan olaylarda yüzlerce masum olay yerinde şehit edilmiş, binerce kişi tutuklanmıştı. 16 kişi havanın aşırı soğuk olmasına rağmen üzerlerine sıkılan soğuk tazyikli su yüzünden donarak ölmüş, 90 kişi dövülerek öldürülmüş ve 160 kişi de Çin güvenlik kuvvetlerinin açtığı ateşle şehit edilmiştir.

Tarihte bu türden vahşete benzer yüzlerce olayın yaşandığı ve Doğu Türkistanlılara Çin devleti eliyle yaşatıldığı Doğu Türkistan maalesef hür dünyanın gözleri önünde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya gelmiş durumdadır.

Gulca katliamının 23. sene-i devriyesinde Doğu Türkistanlı şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Ruhları şâd, mekânları Cennet olsun.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın