Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?

Bu soru münazaralarda en çok tartışılan konulardan birisidir.
Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?

Bu soru münazaralarda en çok tartışılan konulardan birisidir. Kimisi okumanın insanın ufkunu genişlettiğini söyler, kimisi kitaplarda her şeyin yazmadığını, gezerek, insanlarla iletişime geçilerek daha çok bilgi edinileceğini savunur. Münazara kuralları gereği taraflar yalnızca bir tezi savunmak zorunda olsa da benim de içinde bulunduğum birçok kişi hem gezmenin hem de okumanın insana daha çok bilgi kattığına inanmaktadır.

Elbette kitaplar sonsuz bilgi hazineleridir. Birçok konuda farklı farklı bakış açıları ile yazılmış milyonlarca kitaplar var. Ama her şeyin kitaplarda yazmadığı da bir gerçek. Buna en iyi üniversitelerin zorunlu staj programları örnek olarak verilebilir. Bazı öğrenciler için zorunlu staj fazladan bir külfet, angarya gibi görünse de aslında okulda aldığımız teorik bilgiyi pratikte görerek pekiştirmenin en iyi yoludur. Hayatı da böyle düşünebilirsiniz.

Örneğin; Türkiye’nin birçok bölgesi ile ilgili sayısız kitap bulabilir, bu kitaplardan her şehirle ilgili bir sürü bilgiye sahip olabilirsiniz. Ama bu kitabı okuduktan sonra herhangi bir şehre gidip, o şehri kendi gözünüzle gördüğünüzde kitaplardan aldığınız teorik bilgiyi kendi yorumunuzla pekiştirip daha çok aklınızda kalmasını sağlayabilirsiniz. Teorik bir bilgiyi akılda tutmanın en güzel ve en kolay yolu uygulamayla pekiştirmektir. Bir de kitabı okumadan örneğin; Dolmabahçe Sarayı'nı gezdiğimizi farz edelim. Saray'daki zeminin bir çivi bile çakılmadan adeta bir Lego gibi iç içe geçe ahşap döşemelerle süslendiğini, buna "Kündekâri Tekniği" dendiğini, Saray'ın birçok yerinin simetrik olarak döşendiğini nereden bilebiliriz? Bu sebepledir ki; ilkokulda bizlere Fen Bilgisi derslerinde gözlem yapmamız için deneyler ödev olarak verilirdi. Çünkü öğretmenlerimiz, bir bitkinin yetişmesindeki evreleri teorik olarak anlattıktan sonra, gözlemle de pekiştirmemizi ve kendi bilgimizi oluşturmamızı isterdi.

Okumak ufku genişletip, derin bir bakış açısı sağlarken, gezmek olayları bizzat görüp, sentezlemeyi, analiz etmeyi sağlar. Okumak veya gezerek görmek tek başına bir veridir. İkisinin birleşimini sağlarsak bir bilgi açığa çıkarmış oluruz. Birçok bilgiyi bir araya getirip, sentezleyerek kullanmak da bize bilgeliği getirir.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın