Murat Yılmaz

Murat Yılmaz

Demirtaş dosyası

'HDP diye bir parti yoktur, Pkk'nın siyasi koludur.', 'Bunlara ben Milletvekili diyemem, Milletime de, kendime de saygısızlık sayarım!'
Demirtaş dosyası
Bunu söyleyen Sayın İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu!

Ben şahsen bu tespite %100 katılıyorum ve ekliyorum;
Her kim HDP ile ismi gizli olsun, açık olsun, ne olursa olsun, ittifak üçünde ise bunlar da Pkk'nın uzantısıdır, ekmeklerine yağ sürenlerdir.

Selahattin Demirtaş, yargılanmış bir teröristtir.
Asla siyasetçi değildir, Pkk'nın bir militanıdır.

Dahası, Demirtaş, İmamoğlu'ndan önce parlatılmaya çalışılan bir projedir.

Gerek 7 Haziran seçimlerinde, gerek ise Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, şimdi İmamoğlu'nu parlatanlar tarafından, çıkarılmış bir proje idi.

O günlerde, bu patlatmanın parçası olanlar, şimdi, Demirtaş üzerinden İmamoğlu'na, “dostane eleştiriler” yapıyor ise onların da samimiyetini iyice bir sorgulamakta büyük fayda vardır.

Elinde saz ile kanal, kanal dolaştığı günleri hatırlarsak, bu satırların muhattapları, ya da muhattabı kim, gayet açık anlaşılır.

Bugün, bu teröristin yazdığı kitaplar, İBB tarafından satılıyor, bir paçavrası da tiyatro haline getirilmiş ve CHP, HDP'nin lider eşleri, terörist eşinin yanında bu tiyatroyu izlemekten de hiç çekinmiyor!

Dahası, Kılıçdaroğlu Meclis gurup toplantısında:
“Şehitleri yad etmek CHP'nin işi, Gazileri yad etmek CHP'nin işi, başka kimsenin değil!” diye salvolar atıyor.

Peki kim bu “şehid” dedikleri, kim bu “Gazi” dedikleri?

Ne asker ne polis ne korucu olmadıkları kesin!

Zira CHP'lileri biz şehid cenazelerinde ancak iğrenç, iğrenç sırıtırken hatırlıyoruz.
Ancak, Pkk leşlerinin törenlerinde, hüngür hüngür ağladıklarını da hatırlıyoruz.

Demek ki, CHP ile Türk milletinin Şehid ve Gazi kavramı, çok ayrı şeyler!

Zaten gerek Kılıçdaroğlu ve gerek ise militan vekillerinin, Demirtaş aşkları herkesçe malum olsa gerek. Ellerine geçen her fırsatta, Demirtaş için özgürlük istemeleri, bunun için neler yaptıkları da herkesçe malum.

Ve şimdi sorulması gereken soru şu; Demirtaş'ın kitaplarını satmak, İmamoğlu'nun seçilmesi karşılığında, Pkk'ya ödemesi gereken diyetlerin bir parçası mıdır?

Bu diyetler neleri kapsamaktadır?
İstanbul halkı, yaklaşık bir yıldır, İmamoğlu yönetiminden hiçbir kayda değer hizmet görmediği gibi aksine, verdiği sözlerin tam tezatlı işler yaptığına şahit oldu, oluyor.

Pkk'nın uzantısı HDP'ye, daha neler verilecek, bunları da hep birlikte göreceğiz.

Bugün tartışmasız terörist olduğu yargıca kanıtlanmış birine, CHP en üst düzeyden support veriyor ise İBBB dilinden düşürmüyor ise bunun arkasında, iyi niyet aramak, mümkün değil.

Tabii, İmamoğlu'nun bir planı; “Sergileyebileceğim en kötü yönetimi sergileyeyim, yapabildiğim kadar provokasyon yapayım ki görevden alınayım” da olabilir.

Neden derseniz, çok basit, mağdur edebiyatı ile Genel seçimlere hazırlık yapmak!

Daha önce de yazmış olduğum gibi, bu insanın hedefi, İBB başkanı olarak kalmak değil.
Daha yüksek makamlara erişmek.

Bu CHP Genel Başkanlığı olur, Cumhurbaşkanlığı olur.

Yani İBB onun için sadece bir kariyer basamağı.

Ve HDP (PKK) tarafından sıkça uyarıldıktan sonra da bu seçimleri tehlikeye atmamak için, HDP (PKK) ne diyorsa, onu yapmak ile de mükellef.

Bu ara şaşırtıcı olmasa da, eşyanın tabiatına ters bir şey, yani Milliyetçilik ile geçinen İP'nin de aynı ağızla, aynı amaçlara hizmet etmesidir.

Son Genel seçimlerde, kah Akşener, kah İnce, her fırsatta: “Demirtaş'ı serbest bırak” diye söylenmişlerdi, hatırlarsak.

Ve bugün bu İP, kalkıp Sayın Bahçeli'yi acaba hangi yüzle tenkit etmektedirler?

Öyle böyle değil, teröristliği tescillenmiş birini övmek, desteklemek, TCK'ya göre suç değil mi?

Eğer suç ise Yargı neden müdahele etmez?
Yoksa edemiyor mu?

Demirtaş dosyası, daha kapanmamıştır. Kapanacağını da sanmıyorum.

Proje selefi, halefine, proje sahiplerince elinden gelen her desteği verdiği müddetçe de bu ismi daha çok konuşacağız.

Çünkü projenin sahibi Avrupa.

Pkk'yı destekleyen de Avrupa, besleyen de Avrupa.

Vakti ile Demirtaş'ı parlatan da Avrupa, şimdi İmamoğlu'nu parlatan da Avrupa!

Makus talihimizde, hep içimizdeki hainler ile uğraştık, bugün de uğraşıyoruz, belli ki yarın da uğraşacağız.


Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın