Yüksek Askeri Şura'dan özlenen TSK'ya..

TSK konusunda oldukça hassas biriyim.
Yüksek Askeri Şura'dan özlenen TSK'ya..
Ergenekon, Balyoz gibi operasyonlar esnasında da yüreğim acıyordu.

Çünkü Ordu gözümüzden bile sakınmamız gereken en hayati organımızdı.

Evet,,, emniyetin de, yargının da, istihbarat birimlerimizin de önemi çok büyük.

Amenna…

Ama tarihselliğimiz, yapımız, jeostratejik  konumumuz, hele de son yıllarda ateşe dönmüş bölgesel coğrafyamız nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemi daha da öne çıktı.

TSK bizim için her zaman bir askeri güçten, salt bir ordudan  çok öte bir anlam ifade etmiş ve edegelmiştir.

TSK eğitim öğretim yuvasıdır. Köyünden  çıkmamış bir gencimiz için adeta medeniyetle buluşma noktasıdır.

Ailelerce ele avuca gelmeyen evlatların bile disipline edildiği/edileceğine inanılan müessesedir.

Hep demez miydik; “hele bir askere git gel de, o zaman adam olursun” diye.

Askere gitmeyene kız verilmez” diye.
Maneviyat boyutuyla, “Peygamber ocağı” diye.

İşte hayatımızın her alanında varlığı hissedilen, tesiri görülen ve olumlu anlamda dokunuşlarını hep hissettiğimiz Ordumuzun son zamanlarda bünyesel operasyonlarla anılması içimi acıtmaya başladı.

Gün geçmesin ki, “şu kadar emekli, ihraç veya muvazzaf asker gözaltına alındı” haberi duyulmasın.

Asker-millet kavramının dilimizde vucüt bulduğu Ordumuzla ilgili bu tarz iş ve işlemler gerçekten çok can acıtıcı şeyler.

Ve eminim her türk vatandaşı da benim gibi demoralize haldedir.

FETÖ denen virüs, illet ve ihanete karşı mücadele tabi ki edilecek ve tavizsiz devam da etmelidir.

Ama özellikle TSK ile ilgili bunların toptan ve keskin şekilde yapılması, taksit taksit yapılan müdahalelerle güçlü kurumsal yapıya sahip TSK’nın  algısal ve imaj olarak yıpranması bir an evvel sonlanmalıdır.

Çünkü TSK’yı teröre karşı verdiği kahraman mücadeleyle, birlik-beraberliğimizin teminatı ve bağımsızlığımızın güvencesi olarak anmak, görmek, duymak istiyoruz.

Milletin tamamının en güvendiği kurum olarak görülmesinin devamını istiyoruz.

Dosta düşmana karşı Türk Ordusu” söylemindeki derinliği ve milliyeti hissetmek istiyoruz.

Son yapılan Yüksek Askeri Şura kararlarına bu perspektifle baktım.

Oldukça tatmin edici kararlar alındığını gözlemledim.

İnanıyor ve umuyorum ki, bu kararlarla TSK için yeni bir sayfa açılacaktır.

Bu Şura ile ordumuzu eski güç ve kudretine ulaştıracak bir süreç başlatılmıştır.

Artık FETÖ’cüler, Ulusalcılar, Muhafazakarlar filan falan gibi klikleşmeler konuşulmayacak ve tek amacı Türk millet ve devleti olan yekpare bir TSK konuşulacaktır.

Yok efendim “FETÖ’nün yerini filan dolduruyor, falanca subaylar gruplaşıyor, feşmakan fikirdekiler güçleniyor” muş.

Olmaz, olmamalı ve inşallah olmayacak da; TSK hiçbir fikrin, inancın, ideolojinin, siyasetin kümelendiği bir odak haline gelmeyecektir ve gelmemelidir.

TSK’nın tek bir ideolojisi, inancı ve imanı vardır.

O da Türk Milleti ve Devletinin bağımsızlığı, güvenliği ve bekasıdır.

Bu Şura kararları belki görünürde küçük gibi algılanabilir ama bundan sonrası için büyük ve derin etkileri olacağı kanaati ve inancındayım.

Bu yaş kararlarından sonra ordumuz artık daha emin ellerdedir ve güvencemiz olmaya devam edecektir.

Yeniden, en güvenilir kurum skalasında başat olacağına inanıyorum. Böylece de ordu-devlet güvenim daha da pekişmiştir.

Çok değil, birkaç yıl sonra tamamen gerçek milli ve güçlü ordumuza kavuşmuş olacağız.

Kimsenin tereddüt ve endişesi olmasın.
Bu ordu ne badirelerden geçti yine de bin şükür yıkılmadı.
Allah’ın izniyle bundan sonra da, kıyamete kadar yıkılmayacaktır.

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın