Mevzubahis iktidar karşıtlığı olunca ülkeyi bile görmezden gelme hafifmeşrepliği

Mevzubahis iktidar karşıtlığı olunca ülkeyi bile görmezden gelme hafifmeşrepliği

Bloomberg…
1981 yılında Michael Bloomberg tarafından kurulan ve dünya genelindeki finans profesyonelleri eliyle faaliyet gösteren bir finansal bilgi ve medya şirketidir.
Bu şirket yüksek maliyetli ve kapsamlı terminal hizmetiyle tanınan ve küresel piyasalarda karar alma süreçlerini yöneten temel veri kaynağıdır.
Yani bir manipülatör…
Yani bir dezenformatif algı operatörü. Yani ruhu iğdiş edilmiş ve tüm varlığı homo-economicus olan bir şirket.
Azerice söylersek; tam tamına bir kârhane…
İşte bu şirketin analistleri finansal bir analiz yapıyor,
Yani bir yerlerinden uyduruyor ve diyor ki:
“İran, Türkiye’ye doğalgaz akışını kesti…”

Arkadaşlar!

Bu yaklaşım vahim ötesi ve oldukça sinsice.
Ama açıkçası ben bu şirkete ve haberine fazla kızmıyorum. Çünkü onlardan Türkiye lehine bir açıklama beklemek veya Türkiye lehine bir açıklama yaptıklarında bunun iyi niyetli olduğunu düşünmek zaten safdilliktir.
Ama beni asıl şaşırtan, daha doğrusu üzen; Türkiye’de yaşayan ve bu haberin üzerine mal bulmuş mağribi gibi atlayan iktidar düşmanlarıdır.

Kardeşim!
İktidarı sevmeyebilirsiniz/eleştirebilirsiniz hatta yerden yere vurabilirsiniz. Ama kusura bakmayın da, ülkede infiale, tedirginliğe ve hatta Türk ekonomisinde kabul edilemez zarara sebebiyet verebilecek böylesi provokatif yaklaşımı fırsat bilip; gerçek mi/değil mi, doğru mu/yanlış mı demeden balıklama dalamazsınız.
Bu düpedüz ihanettir, alçaklıktır ve iktidarı karalamak uğruna ülkeyi perişan etmeyi umursamamaktır!
Bu düpedüz “Edirne’ye Enver gireceğine Bulgar girsin” deme gafleti ve hıyanetinden başka bir şey değildir.
Yurtdışından, sosyal medya platformlarından yayın yapan FETÖ’cüleri söylemiyorum bile. Çünkü onlardan bu ülkeyi öncelemelerini beklemek zaten gafletin ta kendisidir!

Akşam haberlerinde Sözcü TV’de Nejdet Pamir diye bir enerji uzmanı çıktı ve dedi ki:
 “…söylentileri ben de araştırdım. İran’dan gelen gaz basıncında bir miktar düşüş olduğu ama şu saatlerde yeniden normale geldiğini söylediler. Kaldı ki, İran gazı kesilse bile kısa vadede Türkiye’de gaz sıkıntısına sebep olacak bir durum yok.”
Eminim ve açıklamaları esnasında kendisinin de söylediği gibi sayın Pamir de iktidar icraatlarını genelde eleştiren birisi.
Ama mevzubahis Türkiye ve gerçeklik olunca, bir şeyleri saptırmanın ve ülkesel menfaatlere halel getirici yanlış beyanlara tevessül etmenin hiç gereği olmadığını açık bir şekilde ortaya koyabiliyor.
Böyle muhaliflik ve iktidar karşıtlığı baş tacı ve aslında olması gereken de bu.

Arkadaşlar!
Bendeniz yaklaşık 16 yaşımdan beri siyasetin içinde, “Merkez ve Muhafazakar Sağ” fikriyatta olan biriyim.
Hiçbir zaman radikal/köşeli ve keskin olmadım ama hangi tarz ve fikr-i siyasetin içinde olduğumu da hiç unutmadım.

Bakınız:

Yıllarca sağ ve özellikle de Muhafazakar Sağ siyaset, İsmet İnönü’nün ülkemizi 2. Dünya Savaşı’nın dışında tutma başarısını ne takdir ne de hazmedebildi.
Bazı ehli vicdan olanlar bile, “Tamam,  güzel savaşa sokmadı” dedikten sonra “ama” diye başlayan ve İnönü’yü kötülemeye matuf cümleler kurmaktan bir türlü kendini alamadı.
Şimdiyse yine bir tarih-i tekerrür yaşıyoruz.
Yine söylüyorum; iktidarı sevmeyebilir, eleştirebilir ve hatta kin güdüsüyle bile bakabilirsiniz.
Ama şu kritik savaş günlerinde, en kritik coğrafyada olan ülkemizi an itibariyle ve bence büyük bir maharetle savaşın dışında tutabilen Erdoğan ve hükümetini takdir etmemek; direk veya “ama/fakat” diye başlayan cümlelerle başarısız gibi göstermeye çalışmak, ülkemizi 2. Dünya Savaşına sokmayan İnönü’ye yapılan haksızlıktan daha beteri değil de nedir!

Arkadaşlar!
Lütfen, eğri otursak da biraz düzgün konuşmak ve şapkamızı önümüze koyup düşünmek zorundayız.
Bazılarının, adeta gönülden dilediği gibi İran gazı kesilmiş olsa kimin eline ne geçecek?
İktidar mı düşecek yoksa muhalefet iktidara mı gelecek?
Bu kadarı da olmaz arkadaşlar, olmaz! İktidara karşı olmak başka bir şey ülkeye ve bu ülke insanına zarar gelmesini umursamamak bambaşka bir şey!
Kaldı ki, bu olumsuz yaklaşım ve tavrınızla sizin Bloomberg’den ne farkınız kaldı, kalıyor?
“Onlar dışarıdan sizler içeriden” şeklinde yaptığınız bu manipülasyon, tıpkı Atatürk’ün Gençliğe Hitabında dediği gibi “…şahsi menfaatlerin müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edilmesi” olmuyor mu!

Not:
Son yazımda “Trump, Fed Başkanı’na adeta sövüyordu: Hadi bakalım senin atayacağın başkan indirsin faizi de görelim…” başlığını koymama rağmen, yazının içinde “Trump/ABD Ekonomisi/FED/Faiz indirimi” ile ilgili düşüncelerimi yazmayı unutmuşum.
Ama takdir edersiniz ki gündem o kadar hızlı gelişiyor ve bir o kadar da yoğun ki…
İnşallah o kısmı da, önümüzdeki birkaç gün içinde ayrı bir yazı olarak paylaşmak nasip olur. Anlayışınız için müteşekkirim.”


Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
islami sohbet
dini chat sohbet odaları