Benim safım ve durduğum yer..!

Tahliyeler oluyor…
Benim safım ve durduğum yer..!

Bir dönem FETÖ terörünün övücüleri, sevicileri, destekçileri denenler bir bir salıveriliyor.
İsimlere girmeyeceğim.
Birileri KHK’larla ilgili açıklamalar yapıyor.
Haksızlık edildi deniyor.
Tahliyelerin olması gereğine vurgu yapılıyor.
Kısaca hava tozbulut ve kesif bir sis dolu.
Ama herkes her şeyi görüyor…

Bana ne düşündüğüm soruluyor; arayarak, mesaj atarak veya sosyal medya üzerinden…
Bu yazımla herkese bir cevap vermek istiyorum.
İzliyorum; şaşkınlıkla, ibretle ve derin derin….
İzlediğim ve durduğum  yer neresi biliyor musunuz…
Ergenekon operasyonları ve sonra tahliyeler yapılırken  durduğum yer.
17-25 Aralık sürecinde durduğum yer.
15 Temmuz sonrasında durduğum yer.
FETÖ tutuklamaları yapılırken durduğum yer.

Şimdi ise açıklamalar ve tahliyeler başladı.
Benim durduğum yer yine aynı…
O zaman da, devlette bir grubun, cemaatin, tarikatın, STK’nın kümelenmesine ve çoğalmasına karşı idim.
Şimdi de karşıyım.
O zaman da  bir grup eliyle TSK’nın tasfiyesine, zayıflatılmasına, ince ince doğranmasına karşı idim.
Bugün de karşıyım.
O zaman da, 17-25 Aralık yargı darbesine karşı idim.
Bugün de, farklı yargısal uygulamalara karşıyım.
O zaman da, 15 Temmuz Darbe Girişimine karşı idim.
Şimdi de, darbecilerin tahliyesine karşıyım.
O zaman da FETÖ üzerinden “korku imparatorluğu” yaratılmasına karşı idim.
Bugün de, farklı bir “korku girdabı” oluşturulmasına karşıyım.
O zaman da “ibadet” kesiminin kurban seçilmesine karşı idim.
Bugün de, “ibadet” kesiminin mağduriyeti devam ederken, sembol isimlerin bir şekilde koyverilmesine karşıyım.
O zaman da Darbe girişimi için oyun denilerek siyaset yapılmasına karşı idim.
Bugün de darbeci tahliyesi yaparak oy devşirilmesi düşüncesine karşıyım.
O zaman da-her zaman da, dinin siyasete alet edilmesine karşıydım.
Şimdi de karşıyım.
O zaman da dini söz ve söylemlerle halkı kandırarak, devlete çöreklenen yapılara  karşı idim.
Şimdi de karşıyım.
O zaman da besmele ile devletin cemaat-tarikat adıyla soyulmasına karşı idim.
Şimdi de aynı refleksin farklı isim ve görünümle yaptığı soyguna karşıyım.
O zaman da kapalı mı açık mı diye kadınların kategorize edilmesine karşı idim.
Şimdi de karşıyım.
O zaman da rövanşist uygulamalara karşı idim.
Şimdi de rövanşizmin farklı ellerde kullanılmasına karşıyım.
O zaman da halkın dini duygularının herhangi bir şekilde sömürülmesine karşıydım.
Şimdi de “yeni nesil besmelecilikle” halkın duygusunun, ruhunun, dininin, imanının, malının mülkünün sömürülmesine karşıyım.

İkinci bir husus;
O kadar çok duyuyor ve işitiyorum ki; filanca makamdaki, falancanın yakınındaki, feşmekanın akrabası-arkadaşı malı götürüyor sözlerini.
Her ne saik ve sebeple olursa olsun, devletin malını, bu milletin emeğini yiyenlerin Allah Belasını versin.
Ve gün yüzü görmesinler.
Dinlisi, dinsizi, şu parti veya bu partilisi farketmez.
Bu millet fakru zaruret içinde bitap düşmüşken, sürekli kemer sıkarken ve devlet için hala evlatlarını şehit verirken;
Azgın bir iştiha ile bu milletin ekmeğini, aşını çalanlara zehir zıkkım olsun.
Kimin yakını olursa olsun, ne kadar “dindar(dinbaz)” olursa olsun, ne kadar vatan millet sakarya derse desin; çalan, çırpan, hak yiyen her kim ise kahr u perişan olsun.
Dehşete düşüyorum.
Kabir soyucular var.
Ölünün dişini sökenler var.
Mevtaya fatiha okurken gecenin karanlığını bekleyen soyguncular var.
Devletin-milletin cenazesini kılmaya hazırlananlar var.
Yok arkadaş yok.
Sen selam bile verme, bence.
Allah’ın selamını bile menfaatine kullanıyorsun.
Sen Kelamullah’ı bile cebine araç kılıyorsun.
Yüce Kitabımızı bile kirli diline pelesenk ediyorsun.
Ben size ne söyleyeyim ki….
Sözün bittiği noktadayız.
Filan şu şu hırsızlığı, yolsuzluğu irtikap ediyor deniyor.
Sorup soruşturuyorsun arkasında bilmem kim çıkıyor, bilmem hangi cemaat, dernek, vakıf çıkıyor.
Allah Allah diye, tekeller kuruluyor.
Sanki besmele çekilirse, hırsızlık meşrulaşıyor.
Allah sizi ıslah etsin.
Yok yok… bence sizi koyvermiş, Rabbimiz de…
Haram helali geçince, galiba Yüce Allah da işi Mahkeme-i Kübra’ya bırakıyor.
Ama adaletinden asla şek ve şüphe etmediğim Yüce Rabbim size gün yüzü göstermeyecektir.
Eline geçirdiğiniz yetkileri kendi menfaatiniz ve istikbaliniz için kullanıyorsanız; size şah damarınızdan daha yakın olan Yaradan görüyor herşeyi.
Son olarak diyorum ki;
Allah’ın Es-Sabur ismi vardır ve buna göre;
Allah tahmil eder (mühlet verir) ama ihmal etmez.
Hesap sorucuların en büyüğü Allah’tır.


Not:
bu konularda Sayın Cumhurbaşkanı’mızın hassasiyetini iyi bilen biriyim. Pek çok durumun kendisine aksetmediğini düşünüyorum. Çünkü haberdar olduğu takdirde şiddetli tepkisini ve düzeltici talimatlar verdiğini biliyorum ve bundan sonra da bu konulara müsamahasız el koyacağına inanıyorum.

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
  • M.Can
    Yazınız ile duygularımıza tercüman olmuşsunuz. İkinci bölümde kral çıplak diyen bir çocuğu hatırladım. Hep söylediğim bisey var Cumhurbaşkanımıza her şey 4x4 lük gösteriliyor, Gercekte aşağıda durumlar hic te öyle değil. 2023 seçim i gelmeden önceki yazılarda da belirttiğiniz gibi biran önce biseyler yapılmalı. Örneğin Cumhurbaşkanımızın liderliginde İçişleri, dışişleri ve Milli Savunma Bakanlığı bir sac ayağı olusturarak yedi düvele meydan okuyoruz. Bu sac ayaklarıni digerlerinde de görmek istiyoruz......
  • Zihni CİNAN
    Kardeşim,kitabın ortasından,cesaretle yazmış,anlayacağımız şekilde çok güzel yorumlamışsın.. Bazıları artık kafalarını kumdan çıkarsınlar.. Kuuluyorum
  • Metin Topaloğlu
    Kaleminize sağlık, mükemmel özetlemişsiniz. Fakat bu durumlar Sayın Cumhurbaşkanına ulaşmıyorsa, 2023’te bu duruma sebep olanların aleyhte oylarıyla ve tepki oylarıyla kabus yaşarız.
  • Mehmet ALTUN
    Abim değerli büyüğüm sizi Erhan Erkan kardeşim sayesinde sosyal medya aracılığıyla takip etmeye başladım yazılarınızı her zaman beğeniyle okuyorum Allah sizden razı olsun hislerimize tercüman oluyorsunuz. Allah yardımcınız olsun.
  • Ebru Aygün
    Yine bambaska hassas bir konu ve sizin derin bilginizle yazdiginiz kiymetli yazi.Emeginize saglik
  • Adem calis
    Yazınız güzelde de karşılığı kalmamış
  • Özer Hızarcıoglu Özel bireyler
    Ayrıca sesli betimleme için çok teşekkürler. Hem görme engelli kardeşlerimizin istifade etmesine fayda sağlıyor hemde araç kullanırken rahat dinlene sağlıyor
  • Özer Hızarcıoglu
    Yeni dünya düzeninde(AHIR zaman) bu ideolojiyi, felsefeyi, düşünceyi benimseyen, uygulayabilen, cemaat, siyasi parti, vakıf yada dernek yok. Bunlar malesef insanlarin iyi bir seyler yapmak üzere çıktığı yollarda, adeta eşkıya gibi gizlenmiş ve insanların en saf haliyle, merhamet, sevgi, vatan aşkı, güzel duygularıyla beslenen hain düşünceli alcaklar. Elbet hak ile batıl ayrılacaktır. Kalbi ile fiili aynı, düzgün insanlar kazanacak, bu toplumun içine sızmış, maneviyat cellatlarinin, sömürücü düşüncelerin sonu gelecektir.
  • Şenay Düdek
    Bence Cennet de Cehennem de bu dünyada da var.Baktığımız zaman çevremize siyasi,ekonomi ya da magazinel çok örnekler var.Yaşattıklarını yaşamasan bu yalan dünyadan yolculuk çok zor!!!Gerçek dünyaya!Herkes layıkını buluşacak elbet😇