Pınar Dura Özer

Pınar Dura Özer

Haftanın yabancı filmi: The Rhythm Section (Ritim Bölümü)

Reed Morano tarafından yönetilen ve Mark Burnell'in aynı isimli romanına dayanan ve onun tarafından yazılan aksiyon drama filminin başrolünü Blake Lively üstleniyor.
Haftanın yabancı filmi: The Rhythm Section (Ritim Bölümü)
 
Filmde Blake Lively’e, Jude Law ve Sterling K. Brown gibi başarılı oyuncular eşlik ediyor.
 
Filmin konusu:
Stephanie Patrick, ailesini bir uçak kazasında kaybettiğinden beri uyuşturucu bağımlısı olarak berduş bir hayat yaşamaktadır.
 
Bir gün Stephanie, bir gazeteciden bu olayın, aslında bir terörist bombalaması olduğunu öğrenenince intikam almaya karar verir ve eski CIA ajanı Sterling K (Jude Law) ile temasa geçer.
 
Sterling onu İskoçya’da, acımasızca eğitmeye başlar.
Eğitim tamamlandığında Stephanie, suikastçı olarak ailesini öldürenlerin peşine düşer.
 
Senaryo yazarı Mark Burnell'in "Stephanie Patrick Serisi" romanından uyarladığı "Ritim Bölümü"nü izleyince aklıma iki film geldi.
 
"Atomic Blonde" ve "Kızıl Serçe".
Her ikisi de kadın casusların yer aldığı üstün hikayelerdir.
 
Gerçek şu ki, bu film, peruk takarak değişen ve erkekler tarafından manipüle edilerek güçlendirilen sıradan kadınların, ölümcül kadına dönüştüğü filmlerden.
 
Daha önce benzerleri birçok kez ve genellikle Luc Besson tarafından çekilen filmlerin vasat bir örneği.
 
Teması ve gerilimi “Kızıl Serçe”den, tarzı ve enerjisi “Atomic Blonde” den sızmış bir karışım olabilirdi.
Keşke “Ritim Bölümü” bu iki filmden de biraz faydalanabilseydi.
 
Suikastçı Stephanie Patrick karakterini oynamak, Blake Lively için repertuarını genişletme çabasından öteye gidememiş sanki.
 
Stephanie'yi, izlenesi bir fiziğe sahip olmasına rağmen performansını ruhsuz ve biraz robotik buldum.
 
Güzel oyuncu, seyirci ile oynadığı kahraman arasında bir uçurum oluşturuyor ve biz o uçuruma köprü kuramıyoruz.
Blake Lively buna izin vermiyor.
 
Red Sparrow’da (Kızıl Serçe) Jennifer Lawrence'ın ve Atomic Blonde’de Charlize Theron’un inandırıcılığının aksine, Blake Lively olağanüstü bir kahraman olabileceğine inandıramıyor.
 
Ritim Bölümü’nün ilk 50 dakikasında gerçek bir aksiyon yok.
Bu da tipik adrenalin saplantılı seyircinin sıkılma riskini oluşturuyor.
Ama aynı zamanda gerçek bir karakter dönüşümü fırsatı yaratıyor.
 
Evinizde zaman geçirmek adına hele ki bu tarz intikam filmlerini de seviyorsanız bi izleyin derim.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın