İmam'ın kayığı karaya oturdu..

Her şeyin suni, her şeyin balon ve her şeyin hayallerde oluştuğu bir süreci yaşamaktayız...
İmam'ın kayığı karaya oturdu..
İstanbul uğrunda sayısız şehidin verildiği, Peygamber rüyası, İslamın sarsılmaz kalesi ve ata yadigarı kutsal bir kenttir...

İstanbul öyle kelimelerle ifade edilecek, bir bakışta anlaşılacak bir belde değildir. İstanbul'u iliklerine kadar hissedip, aşkla sarmak gerekir...

Bu kadar önemli bir değerin hakkını vermek ve layıkıyla bir yaklaşım içerisinde olmak gerekir...

İstanbul için ne kadar methiyeler düzsek azdır. İstanbul'u anlamak, İstanbul'u gerçek manada yaşamakla mümkün olacaktır...

Bu kadar önemli bir kenti yönetmeninde bir ilkesi, bir duruşu olmalıdır. Bu hissiyatları benimsemeyenler, bu kentin öznesine inemez ve bu kente aşkla bakamazlar...

Malesef son bir yıldır İstanbul ile ilgili pekte olumlu bir yaklaşım sergileyemiyoruz. Çünkü, bu kentin ayarları ile oynayan bir siyasi yapının yine ve maalesef entrikalarını seyrediyoruz...

İstanbul yalan ve kurgu üzerine yönetilmemeli ve kentin hassasiyetleri gözardı edilmemelidir. Gün yoktur ki, İstanbul'un şimdiki yönetimiyle ilgili bir skandala şahitlik etmeyelim...

Evet İstanbul da artık İmamın kayığı kıyıya vurmuş ve artık algı yönetimi karşılık bulamamaktadır. İpliği pazara çıkanlar, kaçacak delik aramaktadırlar...

Bu güne kadar İstanbul'un yeni yönetiminin ortaya attığı her söylemin arkası boş çıkmış ve algı yönetiminden oluşan her girişim sonuçsuz kalmıştır...

Kızarmayan yüzlerin, her daim yeni enrikalara tevessül etmeleri artık can sıkmaya başlamış ve toplumda bir bıkkınlığa neden olmuştur...

Malumunuz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun son gözdesi Fatih Sultan Mehmet Han'ın portresine milyonlar ödeyerek, tarihe sahip çıktığı algısı idi. Bu algı olumlu yönde karşılıkta bulmuştu...

Lakin bunda da bir çapan oğlu olduğu kısa sürede ortaya çıktı ve CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici bu işe açıklık getirdi.. 

CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin satın aldığı Fatih'in portresinin kime ait olduğunun belli olmadığını, tablodaki diğer kişinin de bilinmediğini ve bu durumun ciddiyetsizlik olduğunu belirtmiş "Böyle reklam yapılmaz. Kendi belediyemiz, çok yanlış yapmış" ifadelerini kullandı...

Bizzat aynı parti içerisinde gelen bu eleştiriye iyi kulak verilmesi gerekir...

Son bir söz "Yalanların sonu gelmez doğrusu nedir demedikçe..."

Selam ve dua ile...

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
  • Halil B.
    Portrenin resmi olarak sahte olduğunun ispatı nerededir? Nasıl gazetecilik anlayışı bu... Demet akalın konserine 30 milyon TL verilmesini alkışlayıp bu tabloya 6 milyon TL verilmesini eleştiren yurdum insanı...
  • Halil B.
    Mafya, bedavacılar ve rantçılar.. Ekrem Başkan hepsinin musluğunu kesiyor sağ olsun...