Okan Geçgel

Okan Geçgel

Havayolu şirketleri vatandaşı mağdur ediyor..

Pandemi süreci ile birlikte seyahat kısıtlamaları denen bir kavram hayatımıza girmiş oldu...
Havayolu şirketleri vatandaşı mağdur ediyor..
Elbet alınan her tedbir insanların sağlığı içindir. Bir Devletin önlemler alması, vatandaşını koruması en tabi bir durumdur...

Lakin tedbirler alınırken, vatandaşın mağdur edilmemesi de bir o kadar önemli husustur. İnsanların psikolojik, sosyolojik ve maddesel olarakta güvence altına alınması çok mühimdir...

Bu kadar açıklamadan sonra asıl konuya gelecek olursak, vatandaşlarımızın pandemi sürecinde karşılaştıkları bazı problemlere değinmek istiyorum...

Hepimizin malumu pandemi sürecinin en önemli kısıtlaması, seyahat engeli olarak karşımıza çıkmaktadır. 18 yaş altı ve 65 yaş üstüne getirilen sokağa çıkma kısıtlaması ile seyahat engelinin uzun sürmesi bir çok maduriyeti de beraberinde getirmiştir...

Bunun en önemli örneği aslında havayolu şirketlerinin, vatandaşa reva gördüğü uygulamaları olarak gösterebiliriz. Seyahat kısıtlamalarının gevşetilmesi ve 18 yaş altı ile 65 yaş üstüne, sokağa çıkma kısıtlamasının kaldırılması sonrası, hava yolu şirketlerinin bilet satma yarışının bazen hak gaspı ilede sonuçlandığını görmekteyiz...

18 yaş altı yolculara bilet satan ve akabinde havaalanlarında, bu yolculara seyahat kısıtlaması gerekçesiyle uçuşlarına izin verilmediği yönündeki haberlerin çok sık gelmesi ile oluşan mağduriyetleri gözler önüne sermek istedim...

Havayolu şirketleri ve özellikle Pegasus şirketinin taşımadıkları yolcuların, paraları ile keyif sürmeleri ve bilet satarken 18 yaş altına bilet alma engeli koymamaları vatandaşın kesesine zarar vermektedir...

Olan yine vatandaşa olmakta. Vatandaş almadığı hizmetin bedelini ödemekte ve karşısında muhatap bulamamaktadır...

Madem kısıtlama var, o vakit biletinde satılmaması gerekir. Kimlik belgelerinin ibrazı ile alınan biletlerin, karşılığı olan hizmet alınmadığı takdirde, ücret iadesinin de yapılması gerekir...

Bu mağduriyetin, bu hak gaspının, bu haksız kazancın önüne bir an önce geçilmeli ve sorumluların en ağır bir şekilde cezalandırılması gerekir...

Devletimize açık çağrımdır, eğer devlet vatandaşını ön planda tutuyor ve hakkını koruyorsa, o vakit gereğini yapmalı ve kuzuyu, kurda yem etmemelidir...

Son bir söz "Resmi tefecilik ve haraç şebekeliğine kalkışan kim varsa, adalet önünde hesap vermelidir..."

Selam ve dua ile...

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın