Akılsız başın cezasını ayaklar çekermiş..

Evet... Çok kıymetlidir 'Akılsız başın çilesini, ayaklar çeker' sözü..
Akılsız başın cezasını ayaklar çekermiş..
Akıllı olan her insanın, görüş birliği yapması gerektiği bazı hususlar vardır. Hani aklın yolu birdir derler ya, işte öyle bir durum. Aklı selim bir insanın, insanların yararına yapılan hiç bir işe köstek olmaması gerekir...

Malumunuz üzere Dünya Koronavirüs denen melanet salgınla mücadele ediyor. Bu mücadele kapsamında her ülke kendi önlemini almaktadır. Türkiye ise daha ilk günden itibaren kendini en kötü duruma dahi hazırlayarak önemli önlemler aldı. Bu önlemlerin başında kuşkusuz solunum cihazı ve yoğun bakım alt yapısının sağlamlaştırılması konusunu görmekteyiz. Ve bu bağlamda Şehir Hastanelerinin bu süreçte alacağı aktif rolüde daha iyi müşade etmekteyiz..

Bu süreç devam ederken bir iki ay önce Ekrem İmamoğlu'nun başkanlığını yaptığı İstanbul Büyükşehir Belediyesinin; Türkiye'nin 3. büyük ve İstanbul'un en büyük 2682 yataklı hastanesi olarak inşa edilen İstanbul Başakşehir Şehir Hastanesi'nin bağlantı yollarını yapmayacağını duyurmasını hayret ve ibretle karşıladığımı söylemek istiyorum...

Türkiye’nin Koronavirüs salgını ile mücadele ettiği bu günlerde, hastane yatak kapasitesini artırmak adına inşaatı devam eden hastanelerin yapımına hız verilirken, İstanbul Şehir Hastanesi yan yollarının yapılması ile ilgili İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yolları yapmayacağız kararının, haklılık payının hiç bir şekilde olmadığını vurgulamak isterim.

Daha önce alınan bu kararın bir an önce değiştirilmesi gerekir. Politik düşünmeden Ülkenin geleceği açısından, milletin hizmetine sunulan yatırımlar konusunda, Devletin bütün kurumları ortaklaşa hareket etmelidir. Hizmetin Partisinin olmayacağını iyi kavramak gerektiğini özellikle belirtmek istiyorum...

Bu gün salgınla mücadelede aktif rol üstlenen Şehir Hastanelerinde tedavi gören hastaların siyasi görüşlerine bakılmadığı gibi, böylesi yatırımlarında kimler veya hangi siyasi iktidarlar tarafından yapıldığına bakılmaksızın destek olunması gerektiği görüşümü paylaşmak istiyorum...

Küçük olsun benim olsun mantığı doğru bir yaklaşım değildir. Bugün Koronavirüs salgını ile mücadelede İtalya'da en çok can kaybının olmasının altında yatan ana nedenlerden bir tanesinin yoğun bakım başta olmak üzere yeteri kadar sağlık alt yapısının olmayışından kaynaklandığını görüyoruz...

Maske ve benzeri malzemenin yetersizliğinden ötürü gelişmiş Avrupa ülkelerinin ne kadar çaresiz kaldığını bu süreçte görüyoruz. Hatta başka ülkelere sevkiyatları yapılan sağlık malzemesinin, bazı Avrupa ülkeler tarafından limanlarda nasıl alı konulduğuna da şahit oluyoruz...

Şehir Hastanelerinin yapılmasına neme lazım yaklaşımında bulunanların artık akıllarını başlarına almaları gerekir. Ülkemizde yapılan her yatırımın bu millet için yapıldığını iyice kavramak gerekir. Savunma sanayisindeki gelişmeler, yerli otomobil, otoyollar, köprüler ve benzeri her türlü yatırımın Türkiye için birer kazanım olduğunu, artık görmek gerekir...

Son bir söz " Siyasi görüşümüz ne olursa olsun, tek kaygınız vatan olsun, görüşümü bir kez daha paylaşıyor. Siyasilere akıl ve izan diliyorum..."

Selam ve dua ile...

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
  • Halil Bolkan
    Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak buna denir... Hayretle okudum...