TIC HOLDING Header
  • USD 18.544
  • EUR 18.085
  • Altın 991.548
  • BIST 100 3162.69

"Türkiye için tarihi bir fırsat" demiştim

Rusya Ukrayna savaşı, artık yeni dünya düzeni için bir stratejik öneme sahip. Özellikle Türkiye artık gerçek bir ticaret ve lojistik merkezi olmak için emin adımlarla ilerliyor.
"Türkiye için tarihi bir fırsat" demiştim
Başta ABD ve AB tarafından uygulananlar olmak üzere çok ciddi ekonomik yaptırımlara maruz kalan Rusya, her şeye rağmen savaşın içinde hayatlarına normal bir şekilde devam ediyor.
 
Savaş başladığında AB ve Batılı basın ve Türkiye'de bazı çok bilmiş yazarlar, "Rusya bu yaptırımlara dayanamaz ekonomik ciddi sorunlar yaşar, halkı ayaklanır ve Putin gider" diye yazdı ama sonuç öyle olmadı.
 
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu süreçte çok akıllı bir denge politikası ile Rusya ve Ukrayna ile ikili ilişkilerini sürdürdü ve sürdürmeye devam ediyor.
 
Türkiye'nin bölgedeki etkinliği Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın akıllı, bireysel fikirleri ve yönetimi ile savaş ortamının Türkiye için bir fırsata dönüştürülmesi konusunda yaptığı çalışmalar meyvesini vermeye başladı.
 
Ne mi yaptı?
İlk adım olarak iki ülke arasında barışı sağlamak amacı ile yapılan diplomatik girişimler ve telefon trafiği ile Antalya'da iki ülke Dışişleri Bakanını bir araya getirdi.
 
Cumhurbaşkanımızın İstanbul'da iki ülke yetkililerini bir araya getirmesi, barış için atılan en önemli adımlardan biriydi. Daha sonra süreç farklı ilerledi. ABD'nin savaşın bitmesini istememesi, sürekli Ukrayna'ya silah desteği vs. ABD daha önce Irak'ta, Libya'da, Vietnam'da, Suriye'de, Afganistan'da ve şimdi Tayvan'da yaptığı aynısını bu bölgede yapmakta.
 
Rusya ise bu yaptırımlardan ve savaştan etkilenmediği bir gerçek.
 
Rusya, AB için çok kilit bir ülke, ne kadar ABD'nin baskıları ile yaptırım uygulasalar da bundan pes edecekler.
 
Almanya, İtalya, Fransa, İngiltere ve tüm AB, kapsayan gaz ve enerji konusunda Rusya ile çalışmak zorundalar. Aksi halde önümüzdeki kış çok zor geçecek.
 
İhracat ve İthalat (ticaret) anlamında da birbirlerine muhtaçlar.
 
Peki, ne olacak?
Söyleyeyim.
 
Avrupa ülkeleri bu kış Türk Akım üzerinden Gaz ihtiyaçlarını giderecekler. 
Nasıl?  
 
Türkiye bu konuda direkt devreye girecek ve AB'nin gaz ihtiyacını Rusya ile iş birliği yapılarak çözmüş olacak.
 
Putin bu mesajı verdi zaten.
 
Türkiye'nin temmuz ayı içinde en fazla ihracat yaptığı ülkelerin başında, %40 artışla Rusya dikkatleri çekiyor. Öyleyse Türkiye için iyi bir pazar olan Rusya'ya ticaret daha da gelişecek ve gelişiyor.
 
Avrupa Ülkeleri Rusya ile ticaret yapmak zorunda kalacaklar.
Peki nasıl? 
 
İşte AB Ülkeleri bu noktada sadece Türkiye aracılığı ile bu süreci yürütebilecekler ve buna mecburlar. İşte stratejik öneme sahip Türkiye bir kez daha pozisyonunu ortaya koymaktadır.
 
AB ülkelerinin Rusya'dan ithal ettikleri lüks segment araçların ana blok ve gövdelerini burada döktürdüğü bilinmekte ve otomotiv yan sanayi olarak Rusya ile çalışmaya devam etmek zorundalar ama nasıl? 
Türkiye ile iş birliği yaparak. Rusya ile bir ticaret köprüsü kuran Türkiye ile.
 
Bakın dünyanın gündemine oturan tahıl koridoru.
 
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan bireysel çabaları, girişimleri ve geliştirilen diplomatik başarı ile Dünya'nın açlıkla karşı karşıya kalmasını resmen çözdü.
 
Tüm Dünya teşekkür ederken, BM Genel sekreteri nerdeyse Sayın Cumhurbaşkanımızın elini öpecekken, Dünya medyasında birinci haber olup günlerdir kamuoyunu meşgul ederken, gemiler limanlardan ayrılıp gidecekleri rotalara doğru yol alırken, bizim içimizdeki hain zihniyetlilere göre sıradan görülen ve basitmiş gibi davranmalarının takdirini halkımıza bırakmak gerekir.
 
En önemlisi Türkiye, Karadeniz üzerinden bir Üçüncü Dünya Savaşı çıkmasını resmen engellemiş güçlü dirayetli bir ülke konumundadır.
 
Boğazları Montrö anlaşması çerçevesinde ülkelere kapatmış olması, özellikle ABD ve NATO gemilerinin geçişine kapatması çok samimi ve gerçek anlamda bir felaketi önlemiştir.
 
Türkiye, savaş nedeni ile Dünya'nın merkezi olması ile artık fırsatları değerlendirme ve ticaretini arttırma noktasında kritik bir evreye girmiştir.
 
Karadeniz'in konum olarak en etkin ülke olma ve ticari olarak Dünya'nın muhtaç olduğu bir ülke konumundadır.
 
Daha önce hep söyledim, Türkiye bu sürecin en çok kazanımı olan ülke olacaktır.  Zor durumda olan Ukrayna ve ticari olarak sıkıntıya düşen Rusya'nın Dünya ile bağlantı noktası olmasından dolayı önemli rolü devam edecektir. 
 
Rus ve Ukrayna firmaların ülkemizde faaliyet göstermek için girişimlerinin artması ve yeni iş sahaları için yatırımlar yapmaları gibi gelişmeler Türkiye için çok ama çok önemlidir.
 
AB ülkelerinin Türkiye'de fabrika satın almaları ve yeni yatırımlar için yaptıkları girişimler Türkiye'nin önemli konumunu bir kez daha teyit etmektedir.
 
Savaşı kimse istemez, insanlar ölsün kimse istemez, ama böyle bir durum vuku bulduğunda her ülke kendi geleceği ile ilgili önemli çalışmalar yapmak ve sorunları fırsata çevirmek için mücadele vermek zorundadır.
 
Türkiye jeopolitik anlamda çok öneme sahip bir ülke ve sorunlar Türkiye için fırsata dönmüş ve dönmektedir.
 
Türkiye bölgesel ve küresel rolünü çok iyi oynuyor.
 
Türkiye oyunu kuralına göre oynuyor ve Dünya gıpta ile izliyor ve takdir ediyor.
 
İçerideki hainlerin ne dediği önemli değildir.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın