Padişahlarımızı Seviyoruz.

Kötülüklerin kabul görmediği, insanların birbirine sevgiyle yaklaştığı, kavgaların, savaşların çıkar için değil adalet için yapıldığı, hainlere ise kesinlikle prim verilmediği bir imparatorluğun devamı olan,Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan bireyler olarak ecdadımızla gurur duymak kanunlar bazında suç olmamasına rağmen ecdadımızın geçmişte yaptıklarından dolayı onları anmamızı ve kabirlerine ziyaretlerimizi sıklaştırmamıza Ahmet Hakan gibi bir gazetecinin yanlış bir yorum katması beni gerçekten şaşırttı. Bu yazıyı okuduğum zaman dün dündür bu gün bugündür lafı aklıma geldi.
Sayın Ahmet Hakan varoluşumuzda dinimiz gereği hiç bir zaman çelişki yaşamayan bir ırktan gelmenin haklı gururu ile ayrıcalığını yaşayanlardanım.Çelişkiler her zaman olacaktır ama insan ecdadı ve inancı konusunda çelişki yaşarsa ibre daima onun için aksi yöne doğru kayar.
Lakin her zaman için zıtlıkların dengesiyle sürer yaşamımız ve bu dengeyi kontrol etmemiz için yüce Rabbimiz bize bir beyin vermiştir. Bu vesileyle dengeyi tutturabilen kişi varoluşun ve yok oluşun ne olduğunu da anlayabilecek duruma gelir. Yani sonuçta işin sırrı dengededir. Siz geçmişte omuz omuza mücadele verdiğiniz ideolojinin zıttı bir konumda yazılar yazabilir. Geçmişte karşı karşıya ekranlardan zıt görüşleriniz nedeniyle tartıştığınız kişilerle aynı sütunlardan ve aynı pencereden bakarak yazılar yazabilirisiniz. Tamamen bu olanları normal karşılarız.
''9 gencin üzerine 10 bin kişilik ordu gönderiyorlar. Bundan utanç duymuyorlar'' sözüyle TSK'ya yönelik küstahça davranması nedeniyle haddini aşan Demirtaş'ın son olarak anayasadan Türk'lük vurgusu kalksın ve hükümet pkk ile masaya otursun şeklinde beyanatlar verdiği günümüzde nasıl oluyor da soyadı padişah anlamına gelen Ahmet Hakan olarak siz, ''İslamcılarda padişah özlemi'' adı altında yazdığınız yazı aklınızdan geçerek gazetede yayınlanan köşe yazınızın sütunlarını doldurabiliyor.
HER gün bin tane internet sitesine dalmadan ruhu sükûn bulmayan biri olarak geçen günkü sörf maceranızda dini bütün kardeşlerinizin dava şuurunu geliştirmek maksadıyla yayın yaptıkları bir internet sitesinde ''enteresan'' bir habere rastladığınızı belirterek başladığınız yazınızda, son padişahımızın mezarının ziyaretçi akınına uğramasının sizi hayretler içerisinde bıraktığını belirtmiş ama 3 yıl kadar öncede yolunuzun Şam'a düştüğünde kendinizin de hadi bir bakalım düşüncesiyle ziyarete gittiğinizi yazmışsınız.
İnternette okuduğunuz haberin altında yer alan okur yorumlarında, Vahdettin'den ''Padişahımız'' diye söz edilmesi sizi bayağı rahatsız etmiş ve aynen şu ifadeleri döktürmüşsünüz;
'Hay aksi! Alın size bir teba kafası! Tebalıktan vatandaşlığa geçişi içine sindirememiş, aradaki farkı fark edememiş bir zihni yapı... Peki bunun dinle diyanetle bir alakası var mı? Bence yok... Çünkü... ''Cumhuriyet mi? Saltanat mı?'' ikileminde kalan bir kişi, eğer dindarsa, hiç düşünmeden ''Cumhuriyet'' demelidir. Yani her dindarın padişahçı olması gerektiğini savunan Eygi gibilerle burada da yollarımız ayrılıyor'''
Yani bir padişahı sizce sevmek ona saygı göstermek hatta ve hatta ona padişah denmesi saltanatçılık olarak tarafınızdan yorumlanmış.
Geçmişte Osmanlının devamı değiliz diyen kişilerin karşısında duran Ahmet Hakan bugün ben Fatih Sultan Mehmet'i ve tüm padişahlarımıza sultanım edasıyla hitap edecek kadar çok sevdiğim için beni saltanatçı kendisini cumhuriyetçi kefesine mi koyacak diye düşünmüyor değilim. Peki ben Atatürk'ü de çok seviyorum bu bazıları tarafından çelişki olabilir ama değil.
Günümüzde saltanat sevdalısı olan kimse yoktur ama Türklüğümüze, bayrağımıza, ecdadımıza saldırılar vardır. Lütfen kalemi defterinizi elinize alınız ve yazınız. Bu ülkenin bütünlüğüne zarar vermeye çalışanlarla ilgili tespitlerinizi yazınızda gönlümüzde hoş bir seda bırakınız.
İlk olarak DTP'de, MHP'de bu ülkenin gerçeği diyerek kamuoyuna açıklama yapan Şemdin Sakık'ın şimdi de PKK'da bu ülkenin gerçeğidir diyerek, neyin peşinde olduğunu, olsa olsalar bu ülkenin kötü gerçeği olacaklarını yazınız. Hadi bunları yazamıyorsunuz bari PKK'nın telaffuzu pekaka olarak söylediğimiz halde neden son günlerde pekeke diye söyleniyor bazı kesimler tarafından bunu anlatınız.
Ama ve ama kesinlikle benim hiç bir padişahıma asker arkadaşınız gibi Vahdettin, Fatih veya Kanuni gibi hitaplarla isimlerini anmayınız. Onlar âliye-i osmaniyenin sultanlarıdır ve bu ülkenin misakı milli sınırlarının çizilmesini sağlayan mücadele için zemini onlar sağlamışlardır.
Sayın Ahmet Hakan bu böyle biline..


fyildirim@ogungazetesi.com.tr
OGÜN/09-15.Aralık.2007/Sayı:50/Sayfa:03

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın