İki Türkiye Yok, İki Atatürk Var...

Belçika Dışişleri Bakanı ve AET Dönem Başkanı Leo Tindemans'a verildi. Bu ay ise, 14 Nisan 2007 tarihinde Ankara Tandoğan'daki Cumhuriyet Mitingi 14 Nisan tarihine damga olarak vuruldu. 14 Nisan 2007'de Ankara'nın Tandoğan meydanında toplanan kalabalık, Atatürkçü Düşünce Derneğinin düzenlediği ve bazı partilerin destek verdiği Cumhuriyet mitinginde, laik Türkiye ve Cumhuriyet değerlerini korumak, onlara sahip çıkmak amacında olduklarını söyleyerek buluştu. Samimi bir şekilde Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Çankaya'ya çıkacak insanın nitelikleri konusunda konuşmalar yapıldı. Fakat bazı kişilerin beyanatları dış basında yanlış olarak yorumlandı. Ankara'daki ''Cumhuriyet Mitingi''nde yüz binlerce kişinin Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olmasını engellemek ve bu nedenle de protesto etmek için sokaklara dökülmesi New York Times'da ''Türk sisteminin İslami sesini 300 bin kişi protesto etti. 10 binlerce kişi Başkent'te, Hükümet'te gittikçe artan İslami eğilimi protesto etmek için toplandı. İslami kökenleri olan Hükümet partisine olan tepkilerini gösterdiler. Sadece aşırı milliyetçileri bir araya getirmesi beklenen yürüyüş beklenenin üzerinde katılımcıya sahne oldu. Şimdi iki Türkiye var. Laik ve İslami kökenliler. Katılımcıların çoğu kadındı ve kadınlar, ''Gittikçe daha çok sayıda kadın başörtülü olarak sokağa çıkıyor. Biz istediğimiz gibi giyinmek istiyoruz'' dediler. Yürüyüş için İzmir'den gelen 65 yaşındaki bir kadın, ''Cuma günü devlet dairesine gittim. Hiç kimse yoktu. Namaza gitmişler'' diye yazıldı. İslami kökenliler ifadesi nasıl bir ifade nasıl bir densiz konuşma! Bu ülkenin %99'u İslami kökenli değil, tamamen İslam'a bağlıdır. Benim annem de başörtülü, kız kardeşlerim de. Ailemde başörtülüler kadar başı açık kişiler de var. Şimdi, Times'daki ifadede ''her gün çok sayıda kadın başörtülü olarak sokağa çıkıyor'' deniyor. Benim dünya tatlısı 2,5 yaşında bir kızım var. İsmi Sude. Sudeciğim büyüdüğü zaman başını kapatmayı tercih ederse, kendilerini Atatürkçü olarak gösteren fakat Atatürk gibi düşünüp Atatürk gibi yaşamayan kişiler rahatsız oluyor diye ben kızımı sokağa çıkaramayacak mıyım? Evde hapis mi edeceğim? Yazıklar olsun bu ifadeleri kullanan cahil cühela takımına.... Ayrıca namaza gitmenin suç olarak gösterilmeye çalışmasına da bir anlam veremiyorum. Ben buradan açıkça söylüyorum. Times'ın dediği gibi ''şimdi iki tane Türkiye'' yok! Sadece ve sadece iki ayrı Atatürkçülük var. Biri sıkıştıkları zaman Atatürkçü olanların Atatürk'ü, diğeri ise gerçek olan, TBMM'ni mevlit okutarak açan, askerin cemaat halinde namaz kılması için gerekli kolaylıkları bizzat kendisi sağlayan, fakat kendilerini hoca olarak gösterip cepheden kaçmaya çalışan sahte hocaları astırmaktan tereddüt duymayan, yeri geldiği zaman camide hutbe veren, yeri geldiği zaman gericilerle mücadele eden, ancak hiç bir zaman insanların ibadetlerine, başörtülerine karışmayan Atatürk. İşte benim Atatürk'üm bu! Benim Atatürk'üm ifademin açıkça anlaşılması için Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün iki camii ziyaretinden örnekler vermek istiyorum. Ulu Önderimin Selimiye Camii'ni ziyareti Edirne'yi altüst eden kasırgada Selimiye Camii ile birlikte birçok cami hasar görmüş, birçoğunun minaresi yıkılmıştır. Atatürk Selimiye Camii'nde minberle avize arasında durur ve etrafındakilere ''Beyler, hiçbir dine bağlı olmayan kalp istirahattan mahrumdur'' diyerek söze başlar. ''Bakınız ecdadımız İstanbul'un fethinden tam 125 sene sonra, bu şaheser camiyi İstanbul'da değil de Edirne'de yaptırmış; böylece Edirne'ye mührünü basmış, tapulaşmıştır. Dâhi Mimar Sinan, sanat ve din aşkıyla bu eseri bina etmiştir'' der. Avize üstünde olan yarım kubbedeki yazıyı okuduktan sonra müftüye ''Hocam, bu ayet, tövbe süresinin 18. Ayeti değil mi?'' der. Müftüden ''Evet Paşa Hazretleri'' cevabını aldıktan sonra tekrar müftüye döner ve ''Bana bu ayetin manasını söyleyebilir misiniz?'' diye sorar. Müftü efendi ''Bildiğim kadarıyla bu ayette Allah'ın mescitlerini, camilerini yapan ve imar edenler, Allah'a ve ahiret gününe iman edip, namazlarını kılan, zekâtlarını veren ve ancak Allah'tan korkanlardır, onlar doğru yoldadır'' der. Atatürk ''Evet ben de öyle biliyorum,'' der. Orada bulunan Bayındırlık ve Vakıflar müdürlerine hitaben, başta Selimiye olmak üzere, Edirne'nin hasar gören bütün camilerinin tamiri için gerekli keşfin yapılarak bilânçosunun üç gün içinde kendine verilmesini ister. Atatürk 25 Aralık 1930 günü Edirne'den ayrılır. Kısa bir süre sonra ödenekler Edirne'ye gelir ve hasarlı bütün camiler onarılır. Ulu Önder'in Üç Şerefeli Camii'ni ziyareti Gazi Edirne'deki Üç Şerefeli Camii'ni ziyarete gelir. Cami imamı Fereli Ahmet Efendi kavuğunu çıkarıp eline alır. Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa'yı öyle karşılar. Gazi. imam efendinin elini sıktıktan sonra: ''İmam efendi, Müslümanlıkta kavuk çıkarmak var mıdır?'' diye sorar. Bunun üzerine imam, ''Müsaade buyurunuz Paşa hazretleri, Müslümanlar Arafat'ta başı açık dururlar, mahşerde de başımız açık duracağız. Bir de bu dünyada senin karşında başı açık duracağız'' der. Bu söz üzerine Ulu Önder Atatürk teşekkür eder. Caminin ünlü kapısı önüne gelir, kapı üzerindeki kitabeye bakar. Orada yaldızlı yazıların üzerine koyu renkle yazılmış ayeti okur. Bunun üzerine Edirne'nin tanınmış kişilerinden tarihçi Arif Dağdeviren: ''O yazıları bakar bakmaz okumak herkesin harcı değildir. Atatürk o zor örnekleri bile kolayca okuyabiliyordu. Camileri gezdiğimiz o gün hayretle gördük'' der. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmetle anarken, tüm ulusumuzun Ulu Önderimizi anlamayı ve onu anlarken onun gibi yaşamalarını, Ulu Önderin, bazı kesimlerin görüş ve düşünceleri gibi düşündüğü hatasından uzaklaşmalarını diliyor, benim gibi düşünen gerçek Atatürkçülerin artık Ulu Önder'imizin siyasi oyunlarda kullanılmasını engellemeyi temel görevleri olarak benimsemelerini istiyorum.

 

fyildirim@ogungazetesi.com.tr
OGÜN/22-28.Nisan.2007/Sayı:17

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın