Barbarlara Karşı Kenetlenme Zamanı

Medyada bazı kişilerin herşeye muhalif kişi olarak kamuoyuna lanse ettikleri Muhalif Denktaş yerine Anavatan ile yavruvatanda yaşayan Türkleri birbirlerine kenetlemeye çalışan, karanlık güçlere kalkan olmuş bir Denktaş gördük. Gambari formülünün Kıbrıs Türk Halkı'nı çıkmaz sokağa götürdüğünü savunan Denktaş, garanti anlaşmasını ortadan kaldırarak üniter bir Devlette Kıbrıs Türk Halkı'nı azınlık haline getirilmek istendiği aşikar olan bir tarafla görüşmeyi sürdürmenin zaman israfı olduğunu söyleyerek Gambari formülüyle ilgili endişelerini dile getirdi. Ayrıca Denktaş, Anavatan ile Yavruvatan'da yaşayan Türklerin arasına birilerinin soktuğu nifak tohumlarının yeşermeden yok edilmesinin altını çizerek, zaman zaman Anavatan'daki Türklerin Yavruvatan'daki Türklere 'Rumların elinden sizi biz kurtardık' demesine anlam veremediği gibi, Yavruvatan'daki Türklerin Anavatan'daki Türklere 'Siz gelene kadar bizim Rumların elinde anamız ağladı' lafına bir anlam veremediğini de söyledi. Anavatan'dan gelen Türklerin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 3 hemşehrisini bulunca hemen memleketlerinin derneklerini kurduklarını ve bu durumun ise Yavruvatan'da guruplaşmalara neden olduğunu belirtti. 'Güzel İstanbul'umun anasını ağlatanlar şimdi de Yavruvatan'ımın anasını ağlatacaklar' diyerek içimden geçirdiğim o dakikada Rauf Bey'in bizim baş belamız olan bölücülerin burada da filizlenmeye başladığını söylemesi beni üzdü. Ama Türk komutanlarımızın bu konuda çok hassas davranarak taviz vermediklerini duyunca sevindim. Gazeteciyiz ya! Rauf Bey'in ağzından laf alacağız ya! Damarına basarcasına Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile ilgili, 'aranızda soğuk rüzgarlar esiyor mu' şeklindeki sorumuzu Denktaş, ''Aramızda böyle bir sorun olur da biz bu sorunu medya aracılığı ile duyurursak ülkemiz, birliğimiz ve dirliğimiz zarar görür. Onun için göz göre göre aramızda bir sorun çıkmasına müsade etmemeliyiz'' diye cevapladı. Türkiye'deki Cumhurbaşkanlığı hakkındaki görüşlerini almak istediğimizde ise, kendinden örnek vererek Cumhurbaşkanlığı'nın çok şerefli bir makam olduğunu ancak Başbakanlık gibi icraat makamı olmadığını yani biraz pasif bir görev olduğunu belirtti. Ama Anavatan'ın iç siyasetine yönelik bir yorum yapmasının da yanlış olacağını söyledi. Çok keyifli geçen röpörtajın ardından biraz yavruvatan gezelim diyerek, KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile vedalaşarak düştük yollara...
Rumun Çirkin Yüzü...
İlk durağımız Barbarlar Müzesi.Evin banyosunda babaları bir Türk subayı olduğu için şehit edilen üç küçük çocuk ve anneleri ile yine şehit edilen ev sahibi Feride Hasan Gudum'un resimleri ile günümüze kadar ulaşan banyo ve tuvaletteki kurşun izlerini gördüğümde Rum'un çirkin yüzünü birkez daha gördüm. 24 Aralık 1963 gecesi Kumsal Mahallesi, Mürüvet İlhan Sokaktaki evde yaşanan bu dehşetin diyetini ödemeden kendilerine ait olduğunu söyledikleri arsa ve evler dolayısıyla bizlerden tazminat almaya hak kazanan Rumlara bu hak; haram, zehir ve zıkkım olsun. 1963 yılında başlayıp on bir yıl süre devam eden olaylarda yüzlerce Türk acımacısızca öldürülmüş, yüzlercesi kaybolmuş, birçok Türk köyü tahrip edilirken, okullarımız ve camilerimiz yıkılmış, Türk nüfusunun dörtte birinden fazlası göçe zorlanmış...

Şehitlere saygısızlık
Girne şehitliğine uğrayan bir fatiha okuyan hiç yok denecek kadar az. Şehitlikte belirli saatten sonra güvenlik bulamıyorsunuz. Şehitler, yıllar önce yapılmış ışıklandırma sisteminin ampullerinin patladığı halde değiştirilmediğine isyan ederler mi bilinmez ama 'şehitler ölmez' dercesine bakımsızlık kol da gezse manevi atmosfer hala hakimiyetini koruyor. Hz. Osman (R.A) zamanında miladi 647-649 (Hicri) 28 yılında Kıbrıs Adası'na cihada gelen ve adayı fethedip 400 yıl kira alan İslam mücahitleri şehit düşen komutan ve altı silah arkadaşını Kıbrıs'taki bir mağaraya defnedip Kıbrıs Adası'na ilk İslam mührünü vurmuşlar. Ya bugün...
Adaya 28 yılında İslam mührünü vurmuş şehitlerin Türbesi ve mescit bakımsızlık kurbanı olmuş. Ya mescidin yanında bulunan bira şişelerine ne demeli. Allah'tan ki! Türbe ile Mescidin 250 metre ilerisinde bulunan askerlerimiz gece buralarda araçlarıyla gelip, uygunsuz tavır sergilemek isteyenlere izin vermiyorlarmış. Allah Anavatan'dan da Yavruvatan'dan da askerimizi başımızdan eksik etmesin...
Lefkoşa Rum KKTC sınırında, Rumlara yüksekten bakan bizim tarafta bulunan parkta Kahraman KKTC'li büfeci ufak pikabıyla çaldığı Türkçe şarkılar, Rum tarafından neon ışıkları altında yüksek sesle çalınan Rumca şarkıların arasında kayboluyor. Aynı park Rumlarda olsaydı; taverna yapıp, parktan kuş bakışı bizlere nispet yaparcasına parkta zivana içerek zevki sefa içinde zivanadan çıkarlardı. AB, adanın en bakımlı olan kiliseleriyle yetinmeyerek tarihi kiliselerde de restorasyon yapmaya başlamış. Gençliği topçu ve popçudan ibaret olan Yavru Vatan gezim buruk ve donuk geçti. Bari iş işten geçmeden kalıcı kararlar alarak Rauf Bey'in dediği gibi eskisinden daha çok Yavru Vatan ve Anavatan Türkleri olarak kenetleşelim.
Ayrıca Kıbrıs'taki ... sektör müşterilerine de bol şanslar.

 

fyildirim@ogungazetesi.com.tr
OGÜN/15-21.Nisan.2007/Sayı:16

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın