Cem Yılmaz: Kim söyledi ya? Söyle, kim söyledi?

Cem Yılmaz: Kim söyledi ya? Söyle, kim söyledi?

Siyaset…
Adalet Bakanı… CHP… Tapu kayıtları ve AyDi numaraları…
ID
, Özel’in deyişiyle AyDi ne demek?
Identity/Identification…
Yani Türkçesi, kimlik veya tanımlama…
Güncelden,
Ve,
Tapu AyDi’lerinden hareketle daha da açarsak:
Bir tapu kaydını, dijital ya da fiziksel sistemlerde benzersiz şekilde tanımlayan özel bir kod, numara veya kullanıcı adı…
İşin Türkçesi,
AyDi demek, Tapusal TC No’su demektir…
Yani bir tapunun, sahibinin alnına kazınmış tapusudur…

Özgür Özel’in,
Dile getirdiği iddialar sonrası,
Adalet Bakanı’nın,
Bahçeli’nin basın danışmanı gazeteci Yıldıray Çiçek’in, “…Akın Gürlek’in kapsamlı bir basın toplantısı düzenleyerek tapu kayıtları ve e-Devlet verileri üzerinden kamuoyunu ayrıntılı şekilde bilgilendirmesi gerekmektedir” dediği gibi yapmaması,
Ve,
Sadece “Hangi tapu? Ne Tapusu?.. Kim demiş?.. kabilinden “Benim sadece dört tapum var. İddialar külliyen yalan! Özgür Özel, önce Muhittin Böcek’le Manisa’da benzinlikte ne yaptı; onun hesabını versin!..”  şeklinde sözel yalanlama ve zeytinyağı gibicilik yapması,
Üstelik,
Bu esnada, Tapu Dairelerinde çalışan dört kişiye “Kayıtlara neden baktın” diye soruşturma açılması,
Bana oldukça trajikomik geldi ve gülesimi getirdi.
Hafızamın,
Yine muzipliği tuttu,
Ve,
Cem Yılmaz skeçini hatırlamadan edemedim…
“… Söz konusu yalansa;
Erkeğe sordun diyelim bir durumu; soruya soruyla cevap verir.
Çok acıklı değil mi bu…
Bilmem ne otelin lobisinde sarışın bir kadınla görmüşler seni?
Kim söyledi ya, kim söyledi…
Bu ne demek?
Ben sıçtım tüyü nereye dikeyim demek…
Kim söyledi ya, kim söyledi, kim söyledi?
Kıvırma! Var mı böyle bir kadın?
Otur, otur bir dakika…
Hangi otel; bana bir söyle hangi otel? İşte, bu da sıvama bölümü...
Hangi otel?... Kim söyledi?
Dikkat et; ikisinin de sonunda soru işareti var… Vakit kazanmanın bu kadar ucuz yok artık…
Erkeğin çalışma masasında don yakala ve de ki:
Bu kimin donu?
Hangi don ya, ne donu? Der,
Ve,
Suratına öyle bir ifade takınır ki; sanırsın donun icadından haberi yok…
Hangi don ya… Şu içimize giyilen mi…”


Dedi ki:
Abi!
Bu sıralar Adalet Bakanı’na çok yükleniyorsun…
Dedim ki:
Aslında yüklenmiyorum,
Ve,
Aslına bakarsan,
Adalet Bakanı’nını uyarıyorum…
Yaptığım şey,
Adalet Bakanı’nı hedef almak değil; hedefe koyulduğunu göstermek…
Murat Kapki…
İBB/İmamoğlu davasında sanık-itirafçı…
Bugün diyor ki:
“Tahliye edileceğim söylendi…
Ne söyledilerse söyledim ve yap dediklerini yaptım.
Ama,
Tahliye edilmedim; kandırıldım, mağdurum…”

Bu ne demek?
“İtirafçılık görünümlü iftiracılık yaptım” itirafı…

Gelin şimdi bir düz mantık akıl yürütelim:
Birileri…
Denilene göre “bazı savcılar”,
İddianame aşamasında, Kapki’ye “yalan söyle kurtul” diyerek; yalan söyletmişler.
Ama,
Mahkemenin görüldüğü bugünlerde Kapki’nin açık itirafıyla görüldü ki;
Asıl,
Yalan söyletilen Kapki’ye kendileri yalan söylemişler…
(Adeta,
Bir hırsızın, başka bir hırsızın hırsızladığı malı hırsızlaması ve hırsızlanan hırsızın da, mahkemeye gidip kendini hırsızlayan hırsızdan şikayetçi olması gibi bir şey…)


Doğruysa bu ne demektir?
Hukuken,
İddianamenin altının oyulması,
Siyaseten de,
İmamoğlu’nun elinin güçlenmesi ve üstelik tutukluyken, halk nezdinde mağduriyet ve muteberlik duygusunun artması demektir.
Bence burada başka bir şey var:
Tuzak silsilesi…
Yani,
Denildiği gibiyse aslında olan şu:
“Bazı savcılarca” sanıklara tuzak kurulması,
Ama,
Aslında tuzak kurdurarak, tuzak kuran “bazı savcılara” tuzak kurulması durumu…
Yani?
Yani yapılan yargısal operasyonlar,
İktidar eliyle yapıldığı, aslında iktidara mal edildiği için,
İktidara kurulan bir tuzak var demektir.
Nereden anlıyoruz bunu?
Çünkü,
Süreç, an itibariyle bakınca iktidarın işine yaramıyor…
Çünkü,
Legal muhakemenin başlattığı şu süreçte halk mahkemesi bitti; İmamoğlu beraat etti,
Ve,
Halk mahkemesinin siyasi giderleri iktidara fatura edildi.

Ama,
Siyaset öyle menem bir şeydir ki; siyasi faturayı rücu ettirecek bir günah keçisi mutlaka bulur.
Şimdi soruyorum:
İBB/İmamoğlu iddianamesini kim hazırladı?
Akın Gürlek ve “bazı savcılar…”
Demek ki rücu ettirecek yer belli…
“Ama Gürlek terfi ettirildi ve Bakan yapıldı. Mümkün değil!” diyebilirsiniz.

İki şey söyleyeceğim:

Birincisi; eskiden önemli bir kurumun genel müdürü, uzaklaştırılmak istendiğinde terfi ettirip müsteşar yardımcısı yapılırdı.
İkincisi; evet, bakan olmak ciddi bir terfidir.
Ama,
Aynı zamanda yargısal dokunulmazlıktan mahrumiyet ve siyasi arenada siyaset kurtlarının önüne atılmak demektir.
Hele de,
Siyasi arena deneyimin hiç yoksa; işin, yaş tahtaya ayak basmaktan daha yaştır…
Neredeyse,
Dava başlamasıyla eş zamanlı,
Kapki’nin moda tabirle “kandırıldım/aldatıldım” demesi,
Ve,
Özgür Özel’in, çiçeği burnunda bakan Gürlek’e tapu roketleri atması,
Hatta,
“Turpun büyüğünü” Erdoğan’a fırlatması,
Ve,
Birkaç istisna dışında hakimlerle ilgili kem kelam etmemesi;
Sizce tesadüf mü?
Sizi bilmem ama bence değil…

Yine bu esnada
AKP’nin Gürlek’i savunmaması,
Ve,
Özel’in tapu roketleri yetmezmiş gibi MHP cenahından da, Akın Gürlek’e “madem Patriot’un var; neden tapu roketlerini vurmuyorsun” denmesi;
Sizce de tesadüf mü?

Son tahlilde,
Realite şudur ki:
Nasıl kurtlukta düşeni yemek kanunsa; siyasette hem düşeni yemek, hem de düşürüp yemek kanundur.
4. Murat Devri…
Yeniçeri ve Sipahiler isyanda: Kelle isterük…
Padişah 4. Murat…
Dişleri sıkılı ve derin kederli…
Devrin en sinsi adamı Sadrazam Vekili Topal Recep Paşa pusuda:
Sultanım!
Sadrazam Hafız Ahmet Paşa’nın kellesini vermeliyiz.
Maazallah, ya size bir zarar gelirse…
Ve,
Veriliyor Sadrazamın kellesi…
Şimdi ise,
Acaba,
İktidarın Topal Recep Paşa’larından biri veya birileri:
“Efendim!
İBB/İmamoğlu davasıyla halk mahkemesinin kestiği siyasi faturayı dünün İstanbul Baş Müdde-i Umumisi ve bugünün Kazasker’i  Gürlek’e rücu ettirelim ve gerekeni yaptık diyelim”
demiş olamaz mı?
Bunun çok alametleri belirmedi mi?

Bu arada…
Acaba,
İBB/İmamoğlu Davası’nda,
Yargısal veya bazı sağlıksal gerekçelerle,
Ama aslında, en baştan birilerinin oluşturduğu oyun planı gereği bazı tahliyeler yolda mı?

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
islami sohbet
dini chat sohbet odaları