Batuhan Zorlu

Batuhan Zorlu

Fethin sembolü Ayasofya

"Ya ben İstanbul'u alırım ya da İstanbul beni" sloganı ile İstanbul'u fethetmekte ne kadar kararlı olan ve sonucunda fetheden cennet mekan Fatih Sultan Mehmet Hanın sahibi olduğu ve Osmanlı Devleti'nin kılıç hakkı olan Ayasofya Allah'a şükürler olsun ki ibadete açıldı.
Fethin sembolü Ayasofya
İstanbul'un fethinin sembolü olan kutsal mabed seneler boyunca ibadete kapalı olduğu için büyük bir kesimin kanayan yarasıydı. Ayasofya'nın tekrardan Camii statüsünü alarak ibadete açılması sadece Türk milletini değil birçok müslüman milletinde sevinmesine ve Ayasofya özlemlerinin giderilmesine neden olmuştur.

Fatih Sultan Mehmet vakfiyesinde Ayasofya'nın camii dışında başka bir amaç ile kullanılması ile ilgili şunları söylemiştir;
"Vakfiyeyi kim değiştirirse; Allah'ın, Peygamber'in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen laneti onun ve onların üzerine olsun, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın."

Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır.

İşte 86 yıl sonra tekrar camii statüsüne kavuşan Ayasofya ile birlikte Fatih Sultan Mehmet Hanında vakfiyesinde geçen bu ağır yükümlülükler giderilerek tekrar Fatih'in istediği gibi camii olmuştur.

Ayasofya'nın ibadete açılması ile bazı kesimler ülkemiz ve dinimiz için önemli olan mekanlarıda başka devletler statüsünü değiştirirse diye yaygara çıkarma peşindeler. Ancak şunu unutuyorlar Ayasofya bizim kılıç hakkımızdır ve 481 sene de camii olarak kullanılmıştır. Ayrıca kılıç hakkı dediğimiz kavram İslam hukuku çerçevesinde ve Osmanlı Devleti'nde ise tımar sistemi içerisinde bulunan bir kavramdır. Bu nedenle geçmişte İslam dinini kabul etmediği ve kılıç hakkı olmadığı için ve üzerinde de daha önce hiçbir hakkı bulunmayan bir ülke bir yapının statüsünü kolay kolay değişemez, değiştiremez.

Ayasofya 1453 yılından beri Türk hakimiyetinde olduğu için bu bizim iç meselemizdir ve hiçbir ülkenin olumsuz yorum yapma ve söz sahibi olmaya çalışma hakkı yoktur. Nasıl ki 1934 yılında camii statüsünden çıkarılıp müzeye dönüştürüldüğüyse, 2020 yılında da müze statüsünden çıkarılıp tekrar eskisi gibi camii olduysa yine Türkiye Cumhuriyeti'nin aldığı karar doğrultusunda olmuştur.

Bu nedenden dolayı alınan ülkemize aittir ve hiçbir ülkeyi ve kuruluşu ilgilendirmemektedir.

Ayasofya'nın tekrar ibadete açılmasında emeği geçen herkesten Allah razı olsun.

Selam, saygı ve dualarım ile.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın