• Yaşam

İdlibli Meryem ömrünü eşinin anne babasına adadı

İdlibli Meryem Ahmed, Esed rejiminin bombardımanında eşini kaybetmesinden bu yana görme engelli kayınvalidesi ve kayınpederine bakıyor.
İdlibli Meryem ömrünü eşinin anne babasına adadı
Beşşar Esed rejiminin saldırısında eşini kaybeden İdlibli Meryem Ahmed, kendini görme engelli kayınvalidesi ve kayınpederinin bakımına adadı.

Meryem Ahmed, İdlib'de Türkiye sınırındaki Atme kamplar bölgesinde 7 yaşındaki oğlu Ahmed, 4 yaşındaki kızı Nesim, 91 ve 85 yaşlarındaki görme engelli kayınpederi ve kayınvalidesi ile yaşıyor.

Eşini Hama’nın Zeyzun köyündeki rejim bombardımanında 3 yıl önce kaybeden Ahmed, AA muhabirine şunları anlattı:
"Eşimin babası yarı felçli ve görme engelli. Tek başına hiçbir şey yapamaz. Kayınvalidem de görme engelli. Suyunu bile tek başına içemez. Bazen geceleri uyuyamam, aklım hep onlarda kalır. Banyolarını ben yaptırırım. Kayınpederimin sakal tıraşını ben yaparım. Ancak hastalandığımızda doktora gidemiyoruz. Paramız yok."

Ahmed, eşinden yadigar kayınpederi ve kayınvalidesini kimseye muhtaç etmemek için borç aldığını belirterek, "Ben onların hem oğlu hem kızıyım. Evin hem erkeği hem kadınıyım." dedi.

"Babalarının yerine ben ölmeliydim"

Çocuklarının isteklerini karşılayamadığı için kendini yetersiz hissettiğini söyleyen Ahmed, "Oğlum benden bir şey isteyip de karşılayamadığım zaman 'babalarının yerine ben ölmeliydim' diye düşünürüm. Ben bir kadınım. Herkese el açamam. 4 gün aç kalsak da kimseden ekmek isteyemem." diye konuştu.

Ahmed, şöyle devam etti:
"Bir ara evimiz 10 gün parasız kaldı. Ne yapacağım? Gittim borç ettim. Çok zoruma gitti ama istedim. Artık her ay başında dükkan sahibinde borç defteri açmaya mecbur kaldım. Her ay sonunda borcumu kapatıyorum. Bazen doktor kayınpederime vitaminler yazıyor. Bunları nasıl temin edeceğimi düşünmeye başlarım. Bazen çocuklarımın açlıktan öleceğini hayal ederim. Bu düşünceye o kadar kendimi kaptırırım ki beden olarak onların yanında olurum ama ruhen başka yerde."

Tek dileğinin çocuklarım için onurlu bir hayat olduğunu dile getiren Ahmed, şunları kaydetti:
"Kış geliyor. Isınmak için bir yardım kuruluşundan mazot dağıtmasını bekliyoruz. Biz yaz mevsiminde kendimizi zor idare ediyorduk. Belki bu kış hiç soba yakamam. Battaniyeler altında kışı geçireceğiz."
Yorum Yazın