16:33 Yeşilçam’ın usta oyuncusu Nevin Efe hayatını kaybetti
16:32 Hollanda Kraliçesi Maxima orduya yedek asker olarak katıldı
16:13 ABD'den vatandaşlarına tekrar 'İran'ı hemen terk edin' çağrısı
15:17 Epstein skandalı Fransa'yı karıştırdı: Belgelerde adı geçen Eski Eğitim ve Kültür Bakanı Jack Lang Bakanlığa çağırıldı
14:02 Pakistan’da bir camide patlama: En az 15 ölü
11:06 BİMCELL, PTTCELL ve İZBAN'ın sitelerini kopyalayıp 313 milyonluk vurgun yaptılar
11:03 Rus Korgeneral Alekseyev Moskova'da saldırıya uğradı
11:01 Hillary Clinton’dan Epstein soruşturmasına 'açık oturum' çağrısı
10:40 Venezuela Ulusal Meclisi genel af yasa tasarısını onayladı
10:36 MİT'ten operasyon: 2 gözaltı
01:23 SGK ve BDDK'ya üst düzey atamalar: Resmi Gazete'de yayımlandı
23:32 Diyarbakır’da kaçakçılık operasyonları: 51 şahıs hakkında işlem yapıldı
23:30 Diyarbakır’da haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 101 kişi yakalandı
23:26 Diyarbakır’da tefecilik operasyonu: 6 tutuklama
23:17 Selçuk Bayraktar'dan haklı isyan: Hiçbirimiz güvende değiliz
23:10 Altın ve gümüş fiyatlarında büyük çöküş
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'dan 3 Aralık Dünya Engelliler Günü Mesajı
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Dünya Engelliler Günü'nde sosyal medya üzerinden işaret diliyle bir video paylaştı.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Dünya Engelliler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Erbaş mesajında, “Yüce dinimiz İslam’a göre insanı değerli ve önemli kılan, onun insana, hayata ve varlığa bakışıdır. Zira insan, ırkını, rengini, coğrafyasını ve fiziksel özelliklerini seçme imkânına sahip değildir. Dolayısıyla genetik nedenler, hastalıklar, çevresel faktörler, doğal afetler, savaşlar, kazalar gibi çok farklı nedenlerle ve çoğunlukla kişinin iradesi dışında gerçekleşen engellilik, insanın değerini asla eksiltmez. Nitekim Yüce Rabbimiz, Hucurat Suresi 13. ayetinde insanlar için en temel değer ölçüsünün 'takva' olduğunu beyan etmiştir. Takva, kulun Rabbine derin bağlılığını, çevresine karşı duyarlılığını ve sorumluluk bilincini ifade eder. Takvanın beşeri ilişkilere ve hayata yansıyan yönü ise başkalarının iyiliğini isteyebilmek ve bunun için çalışmaktır. İnsana insan olduğu için değer vermektir. Bu sebeple herkesin -her an kendisinin de engelli olabileceğinin idrakinde olarak- engellilere karşı duyarlılık ve sorumluluk bilinciyle davranması, insan olmanın en tabii gereğidir. Bilinmelidir ki bireysel ve toplumsal boyutta ahlakın, erdemin, insaniyetin ve medeniyetin temel ölçütü orada zayıflara, yetimlere, kimsesizlere, yaşlılara, engellilere ve çevreye yönelik bakıştır. Ki bu bakış, bir gün ya da haftayla sınırlı olmaksızın sürekli bir farkındalık olarak hayatın her anında ve her zaman var olmalıdır. Bu bağlamda şu hakkı da teslim etmek gerekir ki kendilerine imkân ve fırsat tanındığında engelli kardeşlerimiz çok başarılı işler yapmakta ve sosyal hayata önemli katkılar sağlamaktadırlar. Medeniyet tarihimiz bu anlamda nice güzel örneklerle doludur. Bu meyanda Peygamber Efendimizin yakın ilgisine mazhar olan birçok engelli sahabinin yetenek ve istidatları kapsamında kamu görevleri üstlendiğini biliyoruz. Peygamberimiz onlara daima değer vermiş, engelli olduğu için sabırla ve azimle hayata tutunmaya çalışanları Allah katında birçok mükâfatla ve cennetle müjdelemiştir. O halde bize düşen görev, engelli kardeşlerimizin toplumsal ve kamusal hayatın içinde kendilerine yer bulmalarına zemin hazırlamaktır. Empati yaparak yaşadıkları zorlukları anlamaya çalışmaktır. Diğer yandan engelliliğe sebep olan savaşlar, afetler, kazalar, ihmaller, tedbirsizlikler konusunda da bilinçli, duyarlı ve sorumlu davranmaktır. Bu anlamda hepimizin mutlaka yapacağı bir şeyler olduğunu düşünüyor, bu gaye ve gayretle hareket ettiğimizde yarınlarımızın daha güzel olacağına inanıyorum. Bu vesileyle bütün engelli kardeşlerime, mutlu, huzurlu bir hayat diliyor, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bütün mensuplarımızla her zaman yanlarında olduğumuzu ifade ediyor, en kalbi selam ve muhabbetlerimi sunuyorum” dedi.
