• Siyaset

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: Yaşadığımız çağda unutulmaya yüz tutan vefa konusunu yeniden hatırlayacağız

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, 'Bu sene Mevlid-i Nebi Haftası'nda 'Peygamberimiz ve Vefa Toplumu' konusunu ele alacağız. İçinde yaşadığımız çağda unutulmaya yüz tutan vefa konusunu, Peygamber Efendimizin örnekliğinde yeniden hatırlayacağız.' dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: Yaşadığımız çağda unutulmaya yüz tutan vefa konusunu yeniden hatırlayacağız
AA - Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan ve bu yılki konusu, "Peygamberimiz ve Vefa Toplumu" olarak belirlenen Mevlid-i Nebi Haftası etkinliklerinin açılış programı Büyük Çamlıca Camisi'nde gerçekleştirildi.

Açılışta konuşan Erbaş, sözlerine, "Bu müstesna zamanda insanları buluşturan, rahmetiyle kalpleri kaynaştıran yüce Rabb'e sonsuz hamdüsenalar olsun. Alemlere rahmet, insanlığa rehber ve müminlere örnek olarak gönderilen Hazreti Muhammed Mustafa'ya, onun ehlibeytine ve ashabına sayısız selam olsun" diyerek başladı.

Asırlardır ilimle, irfanla, hikmetle yollarını aydınlatan alimleri, arifleri ve gönül erlerini hürmetle ve tazimle yad ettiğini belirten Erbaş, "Asrısaadetten bugüne hakkın, adaletin ve merhametin hayata hakim olması için mücadele eden tüm Müslümanları saygıyla selamlıyorum. İslam'ın izzetini her şeyin üstünde tutan, İ’la-yı Kelimetullah uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyor, gazilerimizin her birine şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.

Erbaş, programa teşrif eden misafirlere ve ekranları başında gönlünü bu muhabbet iklimine rapteden herkese teşekkür ettiğini dile getirerek, şöyle konuştu: "Hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu. Bugün burada, sene-i devriyesi için toplandığımız Veladet-i Nebi, Yüce Allah'ın yeryüzüne sağanak sağanak rahmetinin bir tecellisidir. Yer yüzünü nurlu bir kandil gibi aydınlatan bu müstesna doğuşun bir sene-i devriyesine daha bizleri ulaştırdığı için Rabb'imize hamdediyorum. Bizleri Peygamber sevgisiyle burada buluşturan Yüce Allah'ın, mahşer gününde de Resulünün hamd sancağı altında toplanmayı bizlere nasip etmesini temenni ediyorum. Yarın, pazarı pazartesiye bağlayan gece idrak edeceğimiz Leyle-i Mevlidin hayırlara vesile olmasını Yüce Rabb'imden niyaz ediyorum. Mevlid-i Nebi Haftası'nın tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyor, bu kutlu vakti hakikat yolundaki yürüyüşümüze mecal, İslam medeniyetinin yeniden dirilişine milat kılmasını Rabb'imden niyaz ediyorum. Bu sene Mevlid-i Nebi Haftası'nda 'Peygamberimiz ve Vefa Toplumu' konusunu ele alacağız. İçinde yaşadığımız çağda unutulmaya yüz tutan vefa konusunu, Peygamber Efendimizin örnekliğinde yeniden hatırlayacağız, tefekkür edeceğiz. Bu çerçevede bir hafta boyunca, belki bir haftayı aşan etkinliklerle, sempozyum ve diğer programlarla Peygamber Efendimizin şahsında temayüz eden ahlaki değerleri, bilhassa ahde vefayı ve sadakati, gençlerimiz başta olmak üzere okullarda öğrencilerimizle çalışmalar yaparak, milletimize anlatma imkanı bulacağız."

"O, bizim hayat kılavuzumuzdur"
Ali Erbaş, Peygamber sevgisinin, inancın ayrılmaz bir parçası olduğuna işaret ederek, "Cenabıhak, kendi sevgisine nail olmanın yolunun Hazreti Peygamber Efendimizi sevmekten, O'nun yoluna gönül vermekten geçtiğini haber vermiştir. Bu yüzden bizler millet olarak, Resul-i Ekrem Efendimizi her şeyden fazla sever, O'na herkesten fazla hürmet ederiz. İslam'la müşerref olduğu günden beri aziz milletimizin kalbinde, güzel ahlak timsali Peygamberimizin daima müstesna bir yeri olmuştur. O Kutlu Nebi'nin adı anıldığında gönüllerimizde bir rikkat oluşur. Kalplerimiz O'nun muhabbetiyle çarpar. O, bizim hayat kılavuzumuzdur. Allah'a kulluğumuzu ve ibadetlerimizi O'nun rehberliğinde ve örnekliğinde ifa ederiz. Allah'a hamd ile başladığımız sözümüze, duamıza O'na salat ve selam ile devam ederiz. Ona duyduğumuz derin muhabbet, kültürümüzde, sanatımızda, edebiyatımızda belirgin bir şekilde kendini gösterir. Bireysel hayatımızdan beşeri ilişkilerimize, evlerimizden mabetlerimize kadar hayatımızın her safhasına O'nun nübüvvet ışığı yansır." ifadelerine yer verdi.

Hazreti Muhammed'in yolunda yürümenin en güçlü arzu olduğunu anlatan Erbaş, sözlerine şöyle devam etti: "O'nun sünnetini yaşamak en büyük idealimizdir. Resul-i Zişan Efendimizi sevmek ve O'na hürmet etmek, millet olarak bizim en bariz karakterimizdir. Asırlardır gök kubbemizde yankılanan Ezan-ı Muhammedi, O'na olan sadakatimizin sembolüdür. Şehadetleriyle dinimizin temeli olan bu ezanlar, tarihimizin mukaddes emaneti ve hürriyetimizin müseccel alametidir. Biliyoruz ki insanı varlık aleminden üstün kılan yönü, bir değerler sistemine sahip olmasıdır. Bu değerlerin en önemlilerinden biri de vefadır. Vefa her şeyden önce yüce Allah'a gönülden bağlılık, sadakat ve itaattir. İman ve güzel ahlakla bütünleşen bir haslettir vefa. Vefa, imanın bir gereği olarak istikamet üzere olmaktır. Vefa, her hak sahibine hakkını vermektir. Şükrederek, nimetin kıymetini bilmektir vefa. İnsanın Rabb'ine, kalbine ailesine, çevresine, değerlerine, varlık alemine karşı hep vefa borcu vardır. Vefa, toplumları bir arada tutan en temel insani değerdir. Vefanın olmadığı yerde güven duygusu sarsılır, insani ilişkiler zedelenir, dayanışma ve yardımlaşma duygusu kaybolur, neticede toplumsal huzur yok olur. Değerlerini kaybeden insan yolunu da kaybeder, değerlerini kaybeden toplum ayakta duramaz. Elbette vefanın zirvesi, en büyük örneği, 'Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim' diye buyuran ve alemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamber Efendimizdir. O veladetiyle varlığa abıhayat olmuştur. Vahyin nuruyla insanlığın ufkunu aydınlatmıştır. Çorak toprakları ayak izleriyle bahtiyar kılmıştır. Kuraklaşan gönülleri ebedi bir baharla coşturmuştur. O böylesine vefa dolu bir hayatın sahibidir."

"Özellikle okullarımızda bu hafta vesilesiyle etkinlikler yapmayı çok önemsiyoruz"
Erbaş, Hz. Muhammed'in Allah'ın dinine gösterdiği sadakatin vefanın en büyük örneği olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: "Resul-i Ekrem'in, ümmetine karşı, vefasını bizlere bildiren bizzat Rabb'idir, Cenabıhak'tır. 'Ant olsun size içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki sizin sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir. Size çok düşkündür. Müminlere karşı şefkat ve merhamet doludur.' Sevgili Peygamberimiz Allah'ın dinine gösterdiği sadakatle vefanın en büyük örneğidir. Ailesine gösterdiği bağlılıkla vefanın en güzel örneğidir. Varlığa gösterdiği şefkatle, vefanın en yüce örneğidir. 'Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile bugün elinizdeki fidanı dikin' beyanıyla çevreye karşı vefanın zirve örneğidir. 'Akan bir nehirden dahi abdest alsanız suyu israf etmeyiniz' fermanıyla nimete karşı vefanın en muhteşem örneğidir. Ve O'nun ümmeti olan bizler, O'ndan bize miras kalmış olan vefa duygusunu tüm yeryüzüne taşımakla mükellefiz. Değerler sisteminin altüst olduğu dünyada, insanlık için en hayırlı ümmet olarak çıkarıldığımız iltifatına mazhar olan Müslümanlar olarak, Peygamber Efendimizin rehberliğinde vefa toplumunu yeniden inşa etmekle mükellefiz."

Bugün yüce Rab ile olan ahdi hatırlamaya, tüm insanlık ve kainatla olan vefa sözleşmesini yenilemeye muhtaç olunduğunu aktaran Erbaş, "Diyanet İşleri Başkanlığımız tüm mensuplarıyla, hocalarımızla inanç, millet ve medeniyet değerlerimizi tanıtmaya ve yaşatmaya gayret etmektedir. Bu bağlamda bilhassa çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik hizmetlerimize özel bir önem vermekteyiz. Her bir hocamız, insana ve insanlığa hizmet seferberliğinde canla başla hizmet etmeye devam edecektir. Diyanet İşleri Başkanlığımızın her bir mensubu, bu hizmetleri önce Rabb'imize, sonra da Mevlid-i Nebi Haftası'yla yüce ahlakını yeniden idrak ettiğimiz sevgili Peygamberimize ve aziz milletimize karşı bir vefa borcu olarak görmektedir." diye konuştu.

Erbaş, Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle salgın tedbirlerine riayet ederek, başta camiler ve Kur'an kursları olmak üzere pek çok yerde programlarının devam edeceğini dile getirerek, "Özellikle okullarımızda bu hafta vesilesiyle etkinlikler yapmayı çok önemsiyoruz. Öğretmenlerimizin rehberliğinde okullarımızda gençlerimiz, çocuklarımız, Peygamberimizi daha iyi anlama ve anlatma noktasında büyük bir kazanım elde edeceklerdir. Yarın akşam yakın zaman önce büyük bir sel felaketine maruz kalan Kastamonu ilimizin Nasrullah Camisi'nde Diyanet Televizyonumuzdan ve TRT-1 kanalımızdan canlı yayınlanacak olan Mevlid-i Şerif programını icra edeceğiz. Yerel ve ulusal televizyonlar, radyo kanalları, sosyal medya araçları ve diğer dijital platformlarda etkinlikler yapacağız. 29-30-31 Ekim tarihlerinde üç gün boyunca dijital platformlarda Uluslararası Mevlid-i Nebi Sempozyumunu gerçekleştireceğiz. Bu sempozyumda da Peygamberimiz ve vefa toplumu konusunda ülkemizden ve yurt dışından ilim adamlarından büyük katkı bekliyoruz. Mevlid-i Nebi Haftası'nın hayırlı hizmetlere vesile olmasını Rabb'imizden niyaz ediyorum." dedi.

Programa, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Yorum Yazın