Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kambiyo senedine dayalı bir takipte alacaklının icra dosyasını yalnızca yenilemesinin zamanaşımını kesmek için yeterli olmadığına karar verdi. Kurul, zamanaşımını kesebilmesi için alacaklının yaptığı işlemin takibi ilerletmeye yönelik olması gerektiğini belirtti. Karar, tüm icra borçları için genel bir üç yıllık zamanaşımı kuralı anlamına gelmiyor.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, icra takiplerinde zamanaşımının kesilmesine ilişkin önemli bir karara imza attı. Kurul, bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yürütülen somut takipte, alacaklının yalnızca icra dosyasının yenilenmesini istemesinin zamanaşımını kesen bir işlem olmadığı sonucuna vardı.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2025/349 Esas, 2026/253 Karar sayılı ve 15 Nisan 2026 tarihli kararında, alacaklı vekilinin 15 Aralık 2020 tarihinde dosyanın yenilenmesini talep ettiği belirtildi. Kurul, bu talebin takibin devamını fiilen sağlamaya yönelik bir icra işlemi niteliğinde olmadığına hükmetti.
Kararda şu değerlendirmeye yer verildi:
“Takip dosyasının yenilenmesi talebi takibin devamını sağlamaya yönelik icra işlemi olmadığından zamanaşımı süresini kesmez.” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu)
Üç yıllık süre her icra dosyası için geçerli değil
Kararın kapsamındaki en önemli ayrıntılardan biri, üç yıllık zamanaşımı süresinin bütün icra takipleri için genel bir süre olmaması.
Somut uyuşmazlık, bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipten kaynaklanıyor. Yargıtay, dosyada 26 Eylül 2018 tarihindeki işlemden sonra zamanaşımını kesecek ve takibin sürdürülmesi iradesini gösterecek nitelikte bir işlem bulunmadığını belirledi. Bu nedenle somut olay bakımından üç yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu sonucuna ulaştı.
Dolayısıyla kararın, “bütün icra dosyaları üç yılda zamanaşımına uğrar” şeklinde yorumlanması doğru değil. Uygulanacak zamanaşımı süresi alacağın ve takibe dayanak belgenin hukuki niteliğine göre değişebiliyor.
Dosyayı yalnızca yenilemek yeterli sayılmadı
Hukuk Genel Kurulu, alacaklı tarafından gerçekleştirilen bir işlemin zamanaşımını kesebilmesi için takibin ilerletilmesine yönelik olması gerektiğini vurguladı.
Kurul, somut olayda dosyanın yenilenmesine ilişkin talebi bu nitelikte değerlendirmedi. Böylece borçlunun zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması yönündeki talebinin kabul edilmesi gerektiğine karar verdi. Direnme kararı da oy birliğiyle bozuldu.
Karar, özellikle uzun süre işlem yapılmayan kambiyo senedine dayalı takiplerde hem alacaklılar hem de borçlular açısından önem taşıyor. Bununla birlikte her icra dosyasındaki zamanaşımı değerlendirmesinin dosyanın türü, dayanak belge, taraflar ve yapılan işlemler dikkate alınarak ayrı ayrı yapılması gerekiyor.
Kaynak: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Hukuki Haber, Kanun Yolu
Derleme: OGÜNhaber GPT