TIC HOLDING Header
  • USD 18.64
  • EUR 19.629
  • Altın 1062.801
  • BIST 100 4969.16
  • Genel

Sanatçı Selçuk Küpçük, Türkiye'nin duygusal dönüşümünün müzik çalışmalarına etkilerini anlattı

Müzisyen, şair ve yazar Selçuk Küpçük, "Hem geleneğe yaslanarak hem de müzik camiasında yeni teknikleri de takip ederek bir içerik oluşturmaya, kendime mahsus dili devam ettirmeye çalışıyorum." dedi.
AA -

İSTANBUL (AA) - Gazi Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik bölümünü 1993'te bitirdikten sonra çeşitli kurumlarda psikolojik danışman olarak çalışan, bir yandan da edebiyat ve sanatla iç içe olan Küpçük, usta şairlerin eserlerini bestelemesinin yanı sıra aralarında "Kırağı", "Merdiven Şiir", "Kertenkele", "Yedi İklim", "Ada" , "Dergah" ve "Hece"nin olduğu birçok dergide şiir, politika, eleştiri, müzik ve kitap tahlili yazıları kaleme aldı.

Bir taraftan sinema ve televizyon alanında yüksek lisans yapan Küpçük, AA muhabirine sanat hayatını ve çalışmalarını anlattı.

"Yeni dönem şarkılarımı YouTube'dan yayınlıyorum"

Selçuk Küpçük, müziğin kendisi için bir anlatım dili olduğunu ve kendi öyküsünü anlatmak adına 1990'ların ortasından itibaren müzikle uğraştığını söyledi.

Müzikal çalışmalarının ilk döneminde, halen önemli edebiyat dergilerinde eserleri yayınlanan Abdurrahim Karakoç, Mustafa Özçelik, Yavuz Bülent Bakiler, Alaeddin Özdenören, Cahit Zarifoğlu, İlhami Atmaca, Müştehir Karakaya, Adem Turan, Ali Akbaş ve Özcan Ünlü gibi şairlerin şiirlerini şarkılaştırmaya çalıştığını ifade eden Küpçük, "Kurutulmuş Gül Mevsimi", "Tebessüm Provaları" ve en son "Artık Kuşlarını Uçur" albümlerinde yer alan tüm şarkıların bu eserlerden oluştuğunu aktardı.

Sanatçı, Türkiye'nin içinde bulunduğu ortam dolayısıyla müzikten 10 yıl geri çekildiğine işaret ederek, "Bu arada internet patladı ve dijital albümler ortaya çıktı. Artık basılı CD ve fiziki bir albümden bahsedilmez oldu. Biz de son 2 yıldır kendimize YouTube'da bir kanal açtık ve yeni dönem şarkılarımı buradan yayınlamaya başladım. Bunların bir kısmı albümlere girememiş eserlerdi. Bir kısmı da yeni eser. 12, 13 yıl içerisinde yapmış olduğumuz biriken çalışmalar vardı. Bunları da peyderpey YouTube kanalından yayınlayacağız." diye konuştu.

Müzikal alandaki arayışının bitmediğini ifade eden Küpçük, şu bilgileri verdi:

"Hem geleneğe yaslanarak hem de müzik camiasında yeni teknikleri takip ederek bir içerik oluşturmaya, kendime mahsus dili devam ettirmeye çalışıyorum. Beni takip eden bir dinleyici halkam var. Onlara teşekkür ediyorum. Aslında onlarla bir yolculuk yapıyorum. Türkiye'nin geçirmiş olduğu dönemlerdeki kişisel öykülerimizden hareketle, duyarlılıklarımız, duygularımız, zihinsel ve duygusal dönüşümlerimiz, bu eserlerde bence karşılık buluyor. Dolayısıyla genç arkadaşlara da bu öyküleri anlatmış oluyorum."

"Şarkılar ve bestelerle edebiyat, düşünce dergileriyle ilişkimiz durmadan devam ediyor"

Küpçük, profesyonel müzik hayatının yanı sıra üniversite yıllarından beri edebiyat ve düşünce dergilerinde yazılar yazdığının altını çizerek, "Süreç içerisinde besteler devam ederken, aynı zamanda dergilerde eleştiri metinleri, poetik metinler, şiirler, sinema ve kitap eleştiri yazıları yayınlamaya devam ettim. 2013'ten itibaren bu metinleri tekrar editöryal bir gözle tamamlayarak, yeni bir bakış açısıyla ve yeni okumalarım ışığında kitaplaştırmaya başladım. İlk kitap 'Yüzleşmenin Kişisel Tarihi'ydi. İçerisinde benim de poetik öykümün olduğu, 1950'lerden günümüze uzanan bir gençlik hareketi üzerinden Türkiye'nin politik dönüşümünü yazdım. Aynı zamanda eleştirilerin de çok hakim olduğu bir kitaptı." dedi.

Küpçük, 2013'te yayımlanan "Modern Türk Şiirinde Bellek Arayışı" adlı inceleme kitabında ise Türkiye'nin geçirdiği sosyolojik, siyasal, kültürel ve edebi tarihi merkez aldığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Ben çok uzun yıllardır edebiyat dergileri biriktiriyorum. Bunlar ağırlık olarak edebiyat dergileri, bir kısmı da müzikle ilgili ve politik dergiler. Bu dergileri biriktirirken, 'Bunlar üzerinde ne yapabilirim?' diye düşündüm ve buradan iki kanal oluşturdum. Bunun bir tanesi bu dergileri çıkartanların öykülerini almak için söyleşi yapmaktı. 1980'den başlayarak, 2020'lere kadar çıkmış ve kapanmış 90'a yakın dergiciyle söyleşi yaptım. Bu iki cilt halinde kitap olarak yayınlanacak.

Aynı zamanda bir de bu dergileri oturup, inceledim. Henüz kafamdaki sayıya ulaşamadım. Bu inceleme de ayrı bir kitap olacak. Bütün bu süreç içerisinde müzik, toplum, modernleşme, göç hareketlerinin müzik sanatçılarıyla ilişkisini çözümleyen metinler de yazmıştım dergilerde. Kimisi yayınlandı. Yayınlanmayanları da 'Aşk ve Teselli' kitabına aldık. Türkiye'nin modernleşmesini şarkılar, akımlar, sanatçılar üzerinden anlamaya gayret eden bir kitap da denilebilir buna. Bu çözümlemelerim devam ediyor. Bu kitaptan sonra da müzik üzerine yazmaya devam ediyorum ve muhtemelen kitabın ikincisi yayınlanacak. Şarkılarla, bestelerle birlikte edebiyat, düşünce dergileriyle ilişkimiz de durmadan devam ediyor."

"Sakın Ağlama", "Kurşun Kurşun Üstüne", "Aşk Yarası", "Başımda Duman", "Seven Olsaydın" ve "Mayıs'a Veda" şiirlerinin de yer aldığı YouTube kanalında, yayınlanan yeni eserlerinin aslında bir konseptin farklı parçaları olduğunun vurgulayan Küpçük, "Bir öykü anlatıyorum. İçerisinde kendi öyküm var ama daha çok Türkiye'nin duygusal dönüşümünü anlatan bir çalışma denilebilir. Bir de aşk kavramı üzerine yoğunlaşıyorum. Gerçeklik algısının dumura uğradığı bu dijital evrende, aşk kavramının yeniden tanımlanması gerektiğine ilişkin ya da yıpranan aşk kavramı üzerine gelenekle bağlantılı olarak neyi yeniden nasıl söyleyebiliriz kaygısıyla oluşmuş bir çalışma aslında. Dolayısıyla önceki albümlerden farklı olarak bunu daha duygulu, daha içe kapanık, daha kırılgan, naif şarkıların bütünlendiği bir konsept olarak adlandırabiliriz." ifadelerini kullandı.


Muhabir: Aişe Hümeyra Bulovalı