Trump, ''Gördüğünüz gibi, toplantı iyi geçti, çoğu noktada anlaşmaya varıldı, ancak gerçekten önemli olan tek konu olan nükleer meselesinde anlaşma sağlanamadı. Hemen yürürlüğe girmek üzere, dünyanın en iyisi olan Amerika Birleşik Devletleri Donanması, Hürmüz Boğazı’na girmeye ya da çıkmaya çalışan tüm gemileri abluka altına alma sürecini başlatacaktır. Bir noktada ‘herkesin girişine izin veriliyor, herkesin çıkışına izin veriliyor’ şeklinde bir düzene ulaşacağız, ancak İran sadece ‘bir yerde mayın olabilir’ diyerek buna izin vermedi; bu mayının nerede olduğunu da yalnızca kendileri biliyor. Bu bir küresel haraçtır ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere hiçbir ülkenin liderleri buna boyun eğmeyecektir'' dedi.
Trump, ''Donanmamıza ayrıca, uluslararası sularda İran’a geçiş ücreti ödeyen her gemiyi tespit edip müdahale etmesi talimatını verdim. Yasa dışı bir ücret ödeyen hiç kimse açık denizlerde güvenli geçişe sahip olmayacaktır. Ayrıca İranlıların boğaza döşediği mayınları da imha etmeye başlayacağız. Bize ya da barışçıl gemilere ateş açan herhangi bir İranlı, yerle bir edilecektir. İran, ülkelerini zaten harap etmiş olan bu durumu nasıl sona erdireceğini herkesten iyi biliyor. Donanmaları yok edildi, hava kuvvetleri yok edildi, hava savunmaları ve radarları işe yaramaz hale geldi, Humeyni ve çoğu ‘liderleri’ öldü; tüm bunlar nükleer hırsları yüzünden oldu'' şeklinde konuştu.
İran'ın Hürmüz'ün açılacağını söylediğini belirten Trump, ''Abluka kısa süre içinde başlayacak ve başka ülkeler de bu ablukaya dahil olacak. İran’ın bu yasa dışı haraçtan kazanç sağlamasına izin verilmeyecek. Onlar para istiyor ve daha da önemlisi nükleer istiyorlar. Ayrıca uygun bir zamanda tamamen hazır durumdayız ve ordumuz İran’dan geriye kalanları da bitirecek! İran, Hürmüz Boğazı’nı açacağına söz verdi ancak bunu bilerek yerine getirmedi. Bu durum, dünya genelinde birçok insan ve ülke için endişe, aksama ve sıkıntıya yol açtı. Sulara mayın döşediklerini söylüyorlar; oysa donanmalarının tamamı ve 'mayın döşeyen' unsurlarının büyük bölümü tamamen yok edildi. Bunu yapmış olabilirler, ancak hangi gemi sahibi böyle bir riski almak ister? Bu durum, İran’ın itibarına ve geriye kalan 'liderlerine' büyük bir utanç ve kalıcı zarar verdi. Ancak biz bunların ötesindeyiz. Verdikleri söz gereği, bu uluslararası su yolunu derhal ve hızlı bir şekilde açma sürecini başlatmaları gerekiyor. Kitaplardaki tüm yasaları ihlal ediyorlar'' açıklamasında bulundu.
İslamabad görüşmesine değinen Trump, ''JD Vance, Özel Temsilci Steve Witkoff ve Jared Kushner tarafından, İslamabad’da yapılan toplantı hakkında ayrıntılı şekilde bilgilendirildim. Toplantı, Pakistan’dan Asım Munir ve Başbakan Şabaz Şerif'in liderliğinde gerçekleşti. Kendileri son derece olağanüstü insanlar ve Hindistan'la yaşanabilecek korkunç bir savaşta 30 ila 50 milyon hayat kurtardığım için bana sürekli teşekkür ediyorlar. Bunu duymak her zaman takdir ettiğim bir şey... dile getirilen insani boyut gerçekten akıl almaz. İran'la yapılan görüşme sabahın erken saatlerinde başladı ve gece boyunca sürdü. Yaklaşık 20 saat. Pek çok detaya girebilirim ve elde edilen kazanımlardan bahsedebilirim, ancak önemli olan tek bir şey var: İran nükleer hedeflerinden vazgeçmeye yanaşmıyor'' dedi.
Trump, ''Birçok açıdan üzerinde uzlaşılan noktalar, askeri operasyonlarımızı sonuna kadar sürdürmekten daha iyi olabilir; ancak bu noktaların hiçbiri, böylesine istikrarsız, zor ve öngörülemez bir ülkenin elinde nükleer güç bulunmasına izin vermekle kıyaslanamaz. Temsilcilerim, geçen süre boyunca İran temsilcileri Muhammed-Bagır Galibaf, Abbas Arakçi ve Ali Bakıri'yle beklendiği gibi oldukça dostane ve saygılı ilişkiler geliştirdi. Ancak bu önemli değil; çünkü en kritik konuda son derece tavizsiz davrandılar. Ve her zaman söylediğim gibi... İran asla nükleer silaha sahip olmayacak'' şeklinde açıklama yaptı.
