Figen Çağla Koptekin

Figen Çağla Koptekin

İnsan neyle yaşar?

Günlük yaşamda en çok kullanılan kelimelerden biri de "sevgi" sözcüğü olmalı. Türk Dil Kurumu Sözlüğü'ne göre sevgi: "İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu" olarak tanımlanır.
İnsan neyle yaşar?
Evrenin var olma süreci ile bugüne kadar yüklendiği farklı anlamlarla her daim hayatımızda yer edinmiş olan bu kavrama ne kadar hakimiz? 

Bu kadar tanıdık olduğumuz bu kelimeye kolaylıkla benimsiyor muyuz yoksa fazlasıyla uzak mı kalıyoruz?

Sevgi kelimesinin ön plana çıktığı, Yeşilçam filmlerini anımsadığımızda hepimizin belleğinden geçen cümle kalıpları nelerdi?  

‘Nerede o eski filmler’, ‘nerede o eski aileler, aşklar, arkadaşlıklar, hayatlar, nerede?’  

Peki her şeyden sıkıldığımız, asla mutlu olamadığımız bu dönemde devamlı izlenilen Yeşilçam filmlerinden neden sıkılmayız, neden her seferinde aynı tadı, aynı keyfi alırız?  

Defalarca izleyip asla sıkılmadığımız Çiçek Abbas'ın Nazlı'ya olan aşkı, yuva kurmak için Alibeyköy durağında geçen şoförlük serüveni...

Kemal Sunal'ın kült filmi olan Çöpçüler Kralı'nda kapıcı Apti'nin, gündelikçi Hacer'e olan sevdası ile kalıplaşmış olan "parka gidecekmiş iki gözümün çiçeği "repliğinin ruhlarımızda yarattığı derinlik...  

Ve duyduğumuz zaman Sunal'ın gülümseyen yüzündeki saf, samimi ifade evet samimi ifade herkesin gözünde canlanmaktadır.

Ne diyordu Aile Şerefi’nde Yaşar Usta: ‘Mağlup edemeyeceksin bizi çünkü biz birbirine para ile  pulla değil, sevgiyle bağlıyız. Sen mi büyüksün? Hayır, ben büyüğüm ben, Yaşar Usta!!’

Ya Asya'nın İlyas’a olan sonsuz sevgisi, sahi, sevgi neydi? 

Sevgi sahip çıkan dost, sıcak insan eli, insan emeğiydi. 

Sevgi emekti! Sadece aşkları ile değil, mizah anlayışı, verdiği sosyal mesajları, filmlerde çalan müzikleri ile bir arada olmanın, birlik olmanın, sevgiyi aramanın satır aralarını okuduğumuz günlerdi..  

Öyle bir tad vardı ki filmlerimizin yansıttığı geçmişimizde. Hani Süleymaniye'de yediğin kuru fasülye pilav, turşu üçlüsü veya sevdiğinin dokunuşlarında hissettiğin sıcaklık gibi.. Hiç değişmeyecek olan... 

Aslında gerçekte hepimizin ihtiyacı olan, bir tutam samimiyet, tükenmeyen ve her daim anlamlandırabileceğimiz sevgiler değil midir?

Çünkü insan bastırdığı duygunun esiri olur, bu yüzden kalbinizle yaşamak, sevgi ile yaşamak ağır gelmesin sizlere...

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın