Kastamonu'da yaşadığım bir diyalog ve işadamı olmak..!

Kastamonu'da yaşadığım bir diyalog ve işadamı olmak..!

O gün Kastamonuspor'un maçı vardı.
Ben Ankara'ya dönecektim.
Kastamonu'ya has "çekme helva ve sarımsak" da alayım istedim.
Bir dükkana girdim.
Esnaf kardeşimizle alışveriş esnasında maçı da konuşuyorduk.
Heyecanlıydı.
Dikkatimi çekti ve sordum:
Maçlarda hep böyle mi olursunuz, diye.
Yok yok… Cengiz Aygün takıma sahip çıkınca ayrı bir hava geldi, dedi.
Tanışıyorsunuz galiba deyince;
Hayır, ama burada herkes onu tanır,
İstanbul'da yaşayan ama memleketini unutmayan birisidir o, dedi.
Sarımsak için başka bir dükkana girdim.
Benzeri bir diyalog orada da yaşandı.
Tanımayanların bile Cengiz Abi'den bahsetmesine şaşırdım mı..?

Hayır…

Çünkü, öncesinde siyaset üstü ilişki ve iletişimini görüp müşahede etmiştim.
AK Parti, MHP, İYİ Parti, CHP ayrımı gözetmeksizin Kastamonu odaklı kurduğu iletişime şahit olmuştum.
Keza merkezde, ilçelerde ve hatta köylerde herkesle akraba gibiydi.
Kendisi yaptıklarını söylemeyi sevmese ve göstermese de, başta Kastamonuspor olmak üzere;
Tadilat gerektiren tarihi bir eserden, onarım gerektiren bir camiye kadar,
İhtiyaç halindeki bir hastadan, muhtaç konumdaki bir gurebaya kadar ulaştığını, ulaşmaya çalıştığını gördüm.
Sosyal Medya üzerinden tanıyan-tanımayanların "Kastamonu'daymışsın, hoş geldin" dediklerini,
Ve hatta "çekinerek de olsa bir ihtiyacının dile getirilmesini…" çaktırmadan farkettim.
O yüzden şaşırmadım; girdiğim dükkanda yaşadığım diyaloglara…

Hal böyleyken;
İstanbul'da yaşayan üç milyon civarı Kastamonu'luyu ve ekonomik olarak ciddi imkanlara kavuşan Kastamonu'lu işadamlarını düşününce hayıflanmadan edemedim.

Keşke onlar da, birazcık olsun doğdukları yere başlarını çevirse, diye iç geçirdim.
Bunu neden anlattığımı, bu kadar ay geçtikten sonra nereden aklıma geldiğini düşünüyorsunuzdur…
Bir internet sitesi çalışma hayatına ilişkin bir araştırma yapmış.
Ve bunu "Sıfırdan Zirveye 100" diye haberleştirmiş.
Listeye girme kriterlerini ise;
"Servetinin somut bir miras üzerine kurmamış,
Ve, değer yaratmış olmak" olarak belirlemişler.
Allah daha bol versin.

Burada "falanca isim devlete yakındı, filanca isim siyaset sayesinde büyüdü, feşmekanca isim dönemsel zenginledi" gibi polemiğe girecek değilim.

Amacım farklı.
Bu servet sahipleri içinde Türkiye'nin hemen her ilinden insanlar var.
Şırnak da var, Tekirdağ da,
Trabzon da var, Osmaniye'de,
Kastamonu da var, Yozgat da…
Acaba kaç tanesi doğduğu yer için bir şeyler yapıyor,
El atıyor,
Bir yaraya merhem oluyor.
Hatta kaç tanesi bu imkanlara kavuştuğu devlete minnet ve şükran içinde oluyor,
Devletin yanında oluyor,
Taşın altına elini sokuyor.
(Haaa… Ben yapıyorum diyen ve gerçekten de bu alicenap tavrı sergileyenleri saygıyla selamlıyor ve sözlerimin dışında tutuyorum)

Ama yukarıda yaşadığım anekdottaki Cengiz Abi gibi olabilme imkanına sahip o kadar çok İşadamı var ki…
Servetinin zekatını verse, memleketinin bir yarasına merhem olabilecek işadamları öyle çok ki..!

Yahu Allah cömerttir,
Çekinmeyin,
Ve, verin.
O, daha çok verir…

Bir arkadaşım anlatmıştı.
"Bir İşadamı dostunu ziyaret etmiş.
Sohbet ederken İşadamı demiş ki;
"Allah'la inatlaştım ve kaybettim…"

Arkadaşım şaşkın ve biraz da yadırgayan gözlerle bakarak;
Nasıl yani, der.
(Hani, Allah'la inatlaşmak da ne oluyor, kimin haddine ki… düşüncesiyle)
İşadamı, arkadaşımın bu şaşkınlığının farkında şekilde;
O verdi, ben verdim,
O verdi ben verdim,
Verdikçe verdim, verdikçe verdim…
Ama O kazandı ve vermeye devam etti.
Tabi ben de vermeye…”
Yahu verir verir,
Her şeyin sahibi, sınırsız maliktir..
Verir…
Siz de verin, verin.
Az verin, çok verin ama bir şey verin.
Hiçbir şey veremezseniz de; ziyaret edin,
Tebessüm verin,
Hal hatır sorun,
Sıla-i Rahim yapın,
Çünkü doğduğun yer kaderindir, derler.


Not:
Bu yazıyı Cengiz Abiyi övmek için yazdığım düşüncesini kafanızdan atın. Sadece örnek olsun ve belki olur diye yazdım.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
  • Hüseyin NALBANTOĞLU
    Ayağa kalkıp öyle alkışladım, inanın.... Son yilların Gerçek Vatanseveri.
  • Arzu Takaş
    Tamda anlatmak istediğimi siz dile getirmişsiniz ben bunu cengiz abiye hep derim yorumlarımda keşke on tane iş adamı senin gibi memleketine sahip çıksa
  • FATİH PEKER
    Doğruya, doğru!