Allah ne yapsın bize..!

Habertürk program yapımcısı Mehmet Akif Ersoy anlatıyor:
Allah ne yapsın bize..!

"Yıl 2016,
İlk defa hacca gidiyorum.
Kabe’ye girdim; tavaf sonrası gözlem yapmak için girdim.
Müslümanlar dua ediyorlar Kabe’de.
Söyleyeceklerim bütün dünyada Müslümanların problemi aslında, belki de.
Iraklı Şii hacılar dua ediyor, topluca.
O zaman DAEŞ ile Haşdi Şabi savaşıyor…
"Allah'ım Haşdi Şabi"ye zafer nasip eyle’ diye dua ediyorlar; duaların en makbul olduğu yerde.
15-20 metre yürüdüm…
Iraklı Sünni hacılar, Haşdi Şabi’ye; “Bunlar terörist Allah’ım, bunların belasını ver” diye beddua ediyorlar.

Biraz gittim…
İranlı hacılar Suudi Arabistan’a beddua ediyor.

Az daha ilerledim…
Suudi Arabistanlılar İran’a beddua ediyor.
Biraz gittim Mısır’dan Müslüman Kardeşler’e mensup bir grup, Sisi’ye beddua ediyor.

Biraz daha gittim…
Mısır’dan Sisi yanlısı bir grup, Müslüman Kardeşler’e ”Memleketimizi mahvettiler” diye beddua ediyor.

Biraz gittim…
AK Partililer Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dua ediyor.

Biraz gittim…
FETÖ’cüler Erdoğan’a beddua ediyor.
Kabe’den çıktım; "Allah ne yapsın" dedim..."

Adaşın, Merhum Mehmet Akif Ersoy da kendi dehrinde bunları görüp, üzülüp feryat etmiş, haykırmıştı.
“Ümmetin hâline baktım ki, yürekler yarası,
Ne bir ekmek yedirir iş, ne de ekmek parası.
Kışla yok, daire yok, medrese yok, mektep yok;
Ne kılıç var, ne kalem… Her ne sorsan hep yok..!

Dalkavuk devri değil, eski kasâid(kaside) yerine,
Üdebânız(edebiyatçılar) ana avrat sövüyor birbirine!
Türlü adlarla çıkan nâ-mütenâhî (çok sayıda) gazete,
Ayrılık tohumunu bol bol atıyor memlekete…"

Ama dinleyen kim…
Yine hac vaktindeyiz ve ne yazık ki aynı veya benzeri dua/beddua zinciri yine devam ediyor.
Sorarsan bahane çok;
Batı, Amerika, İngiliz; bizi bu hale getirdi…
Peki senin aklın, fikrin, idrak ve izanın yok mu…
O Amerikan veya Batılı iki beyin, iki kalp, üç kol, üç göz, üç kulak sahibi mi de; senin aklını kiralıyor, seni akılsızlaştırıyor, seni sana düşman edebiliyor…

Sana, senden olanı öldürtüyor.
Senin dinini, kitabını, cihadını sana referans yapıyor, kılıç ediyor, kurşun eyliyor ve seni mücahit (!) bir caniye dönüştürebiliyor.

Sen akletmektsen yoksun musun,
Senin idrakın bitmiş mi,
Sen aklını kiraya mı verdin,
Senin değerlemen, değer yargın bitti de mi; o Batılı, Amerikalı seni parmağında oynatıyor,
Silahını üzerinde test ediyor ve hatta sana ettiriyor.
Sonra da dönüp; bu Allah’ın cezası Garp/Batı, Amerika, İngiliz diye ağlıyorsun.
Hadi oradan, hadi oradan…
Cehalet sende,
Yozlaşma sende,
Yalan-dolan sende,
Çalışmamak sende,
Görmemişlik sende,
Hak ve hukuksuzluk sende,
Tüm bunlar varken bir de "kavmiyetçilik" yapıyor,
Tefrika’ya (ikicilik) giriyorsun,
Karpuz gibi yarılıyor,
Bendensin/değilsin diyor,
Ötekileşip/ötekileştiriyorsun…
Allah ne yapsın ki, Mehmet Akif Ersoy…
Ne yapsın…
Valla yapsa yapsa; müstehakımızı verir ve veriyor.
Allah bildiği gibi yapıyor,
Akledelim diye, burnumuzu sürtüyor,
Süründürüyor,
Birbirimize düşürüyor…
Ama  nafile…
Bizde "tık" yok.
Aynı tas aynı hamam…
Orjinali Yunanca’da "na to kefali, na to marmari" olan  "Nato kafa nato mermer…" 
Yani taşkafa…
Yani;
Allah ne yapsın bize,
Biz yapıyoruz yüzsüzce,
Yüzümüz yere düşünce,
Allah ne yapsın ki, bize…

Akıl yok, beyin boş, uğraş ki uğraş,
Göz kör, kulak sağır gidişatımız yaş,
Bahane hazır; Batı batı.. Sen sadece şaş,
Allah ne yapsın bize; ne yapsa haktır…

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın