TIC HOLDING Header
  • USD 18.819
  • EUR 20.491
  • Altın 1167.04
  • BIST 100 5208.92
  • Siyaset

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Liralaşma stratejisi çerçevesinde enflasyon beklentileri iyileşecek

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "Liralaşma stratejisi çerçevesinde enflasyon beklentileri iyileşecek, dönem sonunda enflasyon oranı tek hanelere düşürülecektir." dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Liralaşma stratejisi çerçevesinde enflasyon beklentileri iyileşecek
AA - Oktay, TBMM Genel Kurulu'nda görüşmelerine başlanan 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin sunuş konuşmasını yaptı.

2023 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin, Plan ve Bütçe Komisyonunda 230 saat süren 21 birleşim sonunda son şeklini aldığını belirten Oktay, 36 gün boyunca katkıda bulunan tüm milletvekillerine teşekkür etti.

Fuat Oktay, bütçe teklifinin, milletin ihtiyaçlarına odaklanan, adil ve sosyal bir anlayışa sahip olduğunu kaydetti.

Bütçenin, toplumun tüm kesimlerine hitap eden, sahip çıkan programlar, destekler ve ödenekler içerdiğini dile getiren Oktay, "Yüzüncü yılın bütçesi yatırım, üretim, istihdam, ihracat ve büyüme odaklı bir yapıda. Bütçemiz, kalem kalem işçisinden işverenine, çiftçiden esnafa, emekliye, öğretmenlerimizden emniyet güçlerimize, KOBİ'lerimizden sanatçılarımıza; genci, yaşlısı dezavantajlı tüm bireyleriyle 85 milyonun bütçesi." dedi.

"Yeni yükseliş destanları yazmaya devam edeceğiz"
Bütçenin, şehitlerin hatırasına sahip çıkarak terör bataklıklarını kurutan Türkiye'nin bütçesi olduğunu söyleyen Oktay, 2023 yılı bütçesinin, etrafında olanı biteni tribünden seyretmek yerine krizlere müdahil olan, çözüm geliştiren, savaşan tarafları dahi aynı zeminde buluşturan muktedir bir Türkiye'nin bütçesi olduğunu belirtti.

Oktay, "Bütçe, Türkiye'nin otomobili TOGG'u geliştirmekle yetinmeyip, bataryasına kadar milli imkanlarla üretecek ek adımları atabilen üretim ekosistemimizin bütçesi. Tüm dünyanın gıpta ile izlediği, uğruna marşlar bestelenen milli savunma sanayisi ürünlerimizin, Milli Muharip Uçağın, Kızılelma'nın, yeni tip denizaltılarımız Hızır Reis ile Selman Reis'in, uzun menzilli hava savunma sistemimiz Siper'in, Türkiye'nin ilk çıkarma gemisi TCG Anadolu'nun, TÜRKSAT 6A'nın bütçesi." ifadesini kullandı.

Bütçenin, 2,3 milyar metreküp su depolama kapasitesiyle ve 275 metre gövde yüksekliğiyle kategorisinde Türkiye'nin en yüksek, dünyada ise 5. sırada olan Yusufeli Barajı'nın bütçesi olduğunu belirten Oktay, 2023 bütçesinin kadının statüsünü güçlendireceğini, orman varlığını koruyup artıracağını, tarımsal gelirleri yükselteceğini; girişimciyi, yatırımcıyı teşvik ederek, pek çok alanda kalkınmayı, gelişmeyi sağlayacağını dile getirdi.

Oktay, "2023 bütçemiz ile Cumhuriyetimizin 100'üncü yılında bölgemizde barışı, ülkemizde birliği, beraberliği, dayanışmayı ve devletimizin gücünü daha da perçinleyerek, yeni yükseliş destanları yazmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

Son birkaç yılda, salgın, arz ve tedarik sorunları, jeopolitik gerilimler ve savaşların olumsuz yansımaları nedeniyle küresel ekonomik görünümde bozulma tecrübe edildiğini ifade eden Oktay, salgın sonrasında talepteki toparlanmayla eş zamanlı yaşanan arz sorunları ve belirsizliğini koruyan Rusya-Ukrayna savaşının, gıda ve enerji arz güvenliğinde neden olduğu kırılmaların, 2022 yılında küresel ekonomi üzerinde baskı unsuru olduğunu anımsattı.

Emtia fiyatlarında yaşanan ivmelenmenin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde enflasyonun tarihi yüksek seviyelere ulaşmasına neden olduğunu kaydeden Oktay, 2022 yılının başından itibaren gelişmiş ekonomilerin öncülüğünde para politikasında sıkılaşma eğiliminin hakim olmaya başladığına dikkati çekti. Başta ABD olmak üzere pek çok ülkede politika faizi oranlarının yukarı yönlü olduğunu aktaran Oktay, sıkılaşan finansal koşullarla birlikte son verilerin küresel iktisadi faaliyette zayıflamaya işaret ettiğini, küresel büyüme tahminlerinin yavaşlama eğiliminde olduğunu ifade etti.

"Resesyon endişelerini tetiklemiştir"
2022 yılı genelinde dolar endeksindeki güçlenme eğiliminin gelişmekte olan ülke para birimlerinde dalgalanmalara yol açtığını bildiren Oktay, küresel bazda zayıflamaya başlayan toplam talep nedeniyle küresel durgunluk ihtimalinin göz ardı edilemez bir düzeye geldiğini anlattı. Merkez bankalarının sıkılaşma adımlarını yavaşlatmaya başladıklarının gözlendiğini söyleyen Oktay, ABD Merkez Bankası Başkanı'nın, faiz artırımında yavaşlamanın bu ay içerisinde başlayabileceğini açıkladığını hatırlattı.

Olası bir durgunluğu dizginlemeye yönelik benzer politikaların 2023 yılında yaygınlaşmasının beklendiğini dile getiren Oktay, bununla birlikte, petrol ve diğer emtia fiyatlarındaki gerilemenin etkisi başta olmak üzere öncü verilerin, küresel enflasyon görünümünde iyileşmeye işaret ettiğini vurguladı.

Talepteki zayıflamanın da ilerleyen dönemde küresel enflasyonu düşürücü etkisinin olacağının değerlendirildiğini ifade eden Oktay, "Diğer taraftan, finansal koşullardaki sıkılaşma, Rusya-Ukrayna savaşı, tedarik sorunları ve jeopolitik gerilimler, küresel büyümeye ilişkin tahminleri aşağıya çekmiş, başta gelişmiş ekonomiler olmak üzere resesyon endişelerini tetiklemiştir." bilgisini paylaştı.

Uluslararası Para Fonunun ekim ayında yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'na atıfta bulunan Oktay, dünya ekonomisinin 2022 yılında yüzde 3,2 ve 2023 yılında ise yüzde 2,7 ile daha düşük oranda büyümesinin öngörüldüğünü dile getirdi.

Oktay, 2022 yılında ABD'nin yüzde 1,6; Avro Bölgesi'nin yüzde 3,1; 2023 yılında ise ABD'nin yüzde 1; Avro bölgesinin ise yüzde 0,5 oranında büyümesinin öngörüldüğünü aktardı.

"Ülkemiz enerji merkezi olma yönünde kararlılıkla devam etmekte"
İlerleyen dönemde, küresel risklerin başında Avrupa'nın enerji sorununun yer aldığına dikkati çeken Oktay, kış mevsiminde Avrupa'nın enerji açığının, küresel büyüme açısından endişe kaynağı olmaya devam edeceğini ifade etti. Oktay, bu durumun gelişmiş ekonomilerde hane halklarının ve şirketlerin enerji giderlerinin bir süre daha yüksek seyretmesini beraberinde getirebileceğini belirtti.

Yükselen faizler neticesinde değişken faizli konut kredilerinin yaygın olduğu gelişmiş ekonomilerde, hane halklarının borç yükünün arttığını; firmaların artan borç servisi maliyeti ile karşı karşıya olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, emtia ve enerji fiyatlarının 2023 yılında makul seviyelere inmemesi ve jeopolitik gerilimlerin devam etmesi halinde küresel ekonomideki kırılganlığın sürmesinin muhtemel olduğunu söyledi.

Fuat Oktay, Türkiye'nin, enerji şoklarının asgari düzeyde tutulması için bölgesel bir enerji merkezi olma yönünde de mesafe almaya kararlılıkla devam ettiğine dikkati çekti.

"Türkiye olumlu ayrışmayı başardı"
Küresel finansal krizden itibaren kesintisiz büyümeyi başaran Türkiye ekonomisinin, 2020 yılının ikinci yarısından itibaren alınan etkili önlemler sayesinde birçok ülkenin keskin daralma yaşadığı salgın döneminde de büyüyerek olumlu yönde ayrışmayı başardığına işaret eden Oktay, 2022 yılının ilk dokuz ayında yüzde 6,2 oranında büyüyen Türkiye ekonomisinin, harcamalar yönüyle değerlendirildiğinde orta vadeli program hedefleriyle uyumlu hareket ettiğini, güçlü konumunu korumayı başardığını dile getirdi.

Hizmet sektörünün 2022 yılının 9 ayında büyümede 5,2 puanlık katkısıyla öne çıktığını belirten Oktay, turizm gelirlerindeki ve bağlı hizmet gelirlerindeki artış sayesinde hizmetler sektörünün yılın bahse konu döneminde yüzde 8,3 oranında büyüme kaydettiğini bildirdi.

Son dönemde gerçekleştirilen büyüme performansının istihdama da yansıdığını vurgulayan Oktay, salgının etkilerinin en yoğun hissedildiği 2020 yılı ikinci çeyreğinden 2022 yılı üçüncü çeyreğine kadar olan dönemde mevsimsel etkilerden arındırılmış olarak 4 milyon 900 bin istihdam artışı sağlandığını açıkladı.

2022 yılı Eylül ayı ile 2020 yılı Nisan ayı mevsimsel etkilerden arındırılmış verilerini karşılaştıran Oktay, söz konusu istihdam artışının 5 milyon 540 bin kişiye ulaştığına işaret etti.

Oktay, 2022 yılı genelinde Türkiye ekonomisinin OVP tahminlerine uyumlu olarak, yüzde 5 civarında güçlü ve dengeli bir büyüme sergilemesinin beklendiğini kaydetti.

Oktay, Ocak-Ekim 2022 döneminde birikimli TÜFE artış oranının yüzde 62,3 olarak kaydedildiğini söyledi.

Enflasyonist dinamikler yakından incelendiğinde, yılın ilk çeyreğinde ortalama yüzde 7 civarında olan aylık enflasyonun, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 5 ve yılın üçüncü çeyreğinde ortalama yüzde 2,3 seviyesine gerilediğini belirten Oktay, yılın ikinci yarısında aylık enflasyonların yılın ilk yarısına göre belirgin şekilde gerileme eğilimine girdiğinin gözlendiğine dikkati çekti.

Oktay, TÜFE yıllık artış oranının yıl sonunda OVP hedeflerine uyumlu olarak yüzde 65 civarında gerçekleşeceğinin; takip eden aylarda yıllık enflasyonun peyderpey gerileyeceğinin öngörüldüğünü bildirdi. Oktay, küresel çapta enflasyonist baskının hissedildiği bu ortamda, uyguladıkları vergi indirimleri ve sübvansiyonlar aracılığıyla yurt içinde temel ürünlere erişimi kolaylaştırdıklarını; dış ticaret tedbirleriyle başta gıda olmak üzere kritik ürünlerde arz kısıtlarını hafiflettiklerini vurguladı.

Pandeminin ihracat üzerindeki baskılayıcı etkilerinin kısa zamanda bertaraf edildiğini, ivmelenme ile ihracatın ilk kez 225 milyar doların üzerine çıktığını ifade eden Oktay, şöyle devam etti:

"Bu süreçte salgın sonrasında değişimlere karşı hızla uyum sağlayan ihracatçılarımız ve ekonomimizin dinamik yapısı sayesinde dünya mal ihracatından aldığımız payda da tarihi yüksek seviyelere ulaşılmıştır. 2022 yılında küresel ekonomideki resesyon belirtilerine ve beklentilerine rağmen ihracatımızın yıllıklandırılmış olarak 253 milyar dolara ulaşmış olması son derece önemlidir. ​​2022 yılında da enerji ithalat birim değerleri tarihsel ortalamaları düzeyinde devam ediyor olsaydı, 2022 yılı Ocak-Eylül döneminde 73,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen enerji ithalat tutarı yarıdan fazla azalarak 31,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşecekti. Küresel enerji fiyatlarındaki bu olumsuz yansıma olmasaydı cari işlemler dengemiz fazla verecekti."

Enerji fiyatlarının, Türkiye'de olduğu gibi net enerji ithalatçısı konumundaki bütün ülkeleri olumsuz etkilediğine işaret eden Oktay, enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik attıkları adımların ne kadar önemli olduğunun bir kez daha görüldüğünü anlattı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, finansal sistemlerinin de güçlü yapısını sürdürdüğüne, bankacılık sektörüne bakıldığında sektörün sermaye yeterlilik rasyosunun ekim itibarıyla yüzde 19,2 ile yasal asgari sınır olan yüzde 12'nin oldukça üzerinde bulunduğuna dikkati çekti.

Oktay, "Sayın Cumhurbaşkanı'mızın öncülüğünde atılan adımlar ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin dinamik yapısı sayesinde kalkınma hedefleri doğrultusunda ülkemiz ekonomisini istikrarlı ve güçlü tutmaya devam edeceğiz." dedi.

"Mega eserler silsilesi..."
Cumhuriyetin kuruluşunun 100'üncü yılına ilerlerken, tarihten devraldıkları birikime sahip çıkarak, Türkiye'yi daha ileri noktalara taşımak için gece-gündüz çalıştıklarını vurgulayan Oktay, enerji, turizm, ulaştırma, altyapı ve sanayi gibi alanlarda yaptıkları atılımların, dünyanın birinci liginde iddia sahibi bir Türkiye vizyonunun çıktıları olduğunu söyledi.

Devrim niteliğinde reformların, 81 ilde izleri görülebilecek kalkınma hamleleri ve dev eserlerin, Türk milleti için daima daha iyiyi hedefleyen yaklaşımlarıyla gerçekleştiğini ifade eden Oktay, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanı'mız liderliğinde milletin iradesini daima her şeyin üzerinde tutarak 85 milyon vatandaşımızın ihtiyacını, beklentilerini ve geleceğini düşünerek hareket ettik. Bugün de aynı hassasiyetle attığımız tüm adımları milletimiz için en iyi sonuçları alacak şekilde belirliyoruz. Biz bütçemize, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kamudaki işleyişe kazandırdığı dinamizme ve Cumhurbaşkanı'mız liderliğinde sahip olduğumuz sarsılmaz iradeye güveniyoruz. Taşıdığımız bu güven, milletimizle birlikte gönül coğrafyamızın duaları ve desteğiyle 2022 yılında, küresel tüm olumsuz atmosfere rağmen, mega eserler silsilesi denilebilecek hizmetleri milletimize kazandırdık."

Oktay, pek çok alanda başarı hikayelerine yenilerini eklediklerini; Rize-Artvin ve Tokat havalimanları ile 1915 Çanakkale Köprüsü'nü hizmete açtıklarını, savaş sebebiyle Ukrayna limanlarına sıkışmış 25 milyon ton tahılın sevkiyat düğümünü İstanbul'da çözdüklerini, Türkiye'de birinci, dünyada 5'inci sırada yer alan Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali'ni ülkeye kazandırdıklarını anımsattı.

Hidroelektrikte Avrupa'da 2, dünyada 9, jeotermal enerjide Avrupa'da 1, dünyada 4, rüzgar enerjisinde Avrupa'da 7, dünyada 12, güneş enerjisinde ise Avrupa'da 8, dünyada 16'ncı sırada yer aldıklarını aktaran Oktay, "Bütçe dönemini kapattığımız 2022 yılı, tıpkı önceki yıllarda olduğu gibi, ülkemizin dünyadaki gücünü perçinleyen, vatandaşlarımızın refahını artırmaya ve başta cari açık olmak üzere süregelen sorunların kalıcı olarak çözümüne odaklı icraat anlayışımızın nişanelerinden biri oldu." dedi.

Enerjide, sanayide kapasite ve kabiliyetlerini yerlileştirme ve millileştirme adımlarına devam ettiklerini bildiren Oktay, Çukurova petrol sahasında rezerv değeri yaklaşık 800 milyon dolar olan petrol keşfini gerçekleştirdiklerini, bölgedeki üretilebilir petrol rezervinin yaklaşık 8 milyon varil olduğunu öngördüklerini dile getirdi.

"Gün sayıyoruz"
Filyos Doğal Gaz İşleme Tesisi'nde sona yaklaştıklarını, Batı Karadeniz'de 2 bin 200 metre derinliği ve 170 kilometre uzunluğuyla dünyanın en derin ve en uzun deniz tabanı iletim sistemini inşa ettiklerini anımsatan Oktay, tesisin deniz tarafındaki iletim hatlarını bitirdiklerini, test ve devreye alma işlemlerine başladıklarını bildirdi.

Oktay, "BOTAŞ boru hattıyla Karadeniz'in 170 kilometre açığından gelecek yerli gazımızı gelecek yılın ilk çeyreğinde ulusal doğal gaz iletim sistemine vermek için gün sayıyoruz." ifadesini kullandı.

Üretimi yaygınlaştırarak sanayiden tarıma, her alanda istihdam, iş, aş imkanlarını çoğalttıklarını, ekonomiyi büyütüp refahı tabana yaymayı amaçlayan politikalarla kişi başına düşen milli geliri tekrar 10 bin doların üzerine çıkarttıklarını belirten Oktay, Türkiye ekonomisinin, salgın öncesi döneme göre 3 milyon 400 binin üzerinde ilave istihdam sağladığını ifade etti.

Türkiye'nin yeni nesil akıllı cihazı olan, tasarım ve özellikleriyle tüm dünyada büyük ses getiren elektrikli otomobil Togg'u, 2023'ün ilk çeyreğinin sonunda yollarda görmek için çalışmaların sürdüğüne değinen Oktay, üretim kampüsünün tam kapasiteye ulaştığında her yıl 175 bin araç üretilmesi, 4 bin 300 kişiye doğrudan, 20 bin kişiye dolaylı istihdam sağlanmasının hedeflendiğini kaydetti.

Fuat Oktay, Türkiye'nin sağlık altyapısına ilişkin önemli göstergelerden biri olan nitelikli yatak oranını 12 kat artırdıklarını; nitelikli yatak sayısının yoğun bakım yatakları hariç tüm yataklara oranının eylül itibarıyla yüzde 78,5'e ulaştığını ifade etti.

Bitkisel üretimin 2022'de tüm zamanların rekorunu kırarak 127,6 milyon tona ulaşmasını beklediklerini dile getiren Oktay, tarımsal destek miktarını 39,2 milyar liraya yükselterek son 20 yılda çiftçiye cari değerlerle yaklaşık 500 milyar liraya yakın tarımsal destek sağladıklarını anlattı.

Oktay, orman varlığını arttırdıklarını, kanun değişikliğiyle sağlık çalışanlarının mali haklarının iyileştirilmesine katkı sağlayan birçok uygulamayı getirdiklerini, eğitimde çağı yakalayacak önemli adımlar attıklarını söyledi.

Oktay, "Liralaşma stratejisi çerçevesinde enflasyon beklentileri iyileşecek, dönem sonunda enflasyon oranı tek hanelere düşürülecektir." dedi.
Yorum Yazın