Araştırmacılara göre hem çubuk hem koni özellikleri taşıyan bu “hibrit” göz hücresi, özellikle alacakaranlık koşullarda daha verimli görme sağlıyor.
Yaklaşık 150 yıldır biyoloji kitaplarında, omurgalıların gözünde iki ana ışık algılayan göz hücresi bulunduğu öğretilir:
- Koni göz hücreleri: Parlak ışıkta ve renkli görmede görev yapar.
- Çubuk göz hücreleri: Düşük ışıkta, gece görüşünde etkilidir.
- Yeni araştırma ise bu iki göz hücresinin dışında üçüncü bir tür olabileceğini gösteriyor.
Bu yeni göz hücresi:
- Genetik ve moleküler özellikleri bakımından koni göz hücrelerine benziyor,
- Şekil ve yapısal özellikleri bakımından ise çubuk göz hücrelerine benziyor.
Dr. Cortesi’ye göre bu hibrit göz hücresi, hem parlak hem de karanlık görme sistemlerinin güçlü yönlerini birleştirerek özellikle alacakaranlık koşullarda daha verimli görme sağlıyor.
Teknoloji ve tıp için ne anlama geliyor?
Bu yeni göz hücresi keşfi yalnızca temel biyoloji açısından değil, uygulamalı bilim açısından da önemli olabilir.
Araştırmacılara göre:
- Çok düşük ışıkta çalışan kameralar ve görüntüleme sistemleri için ilham verebilir.
- Retina hastalıklarının anlaşılmasına katkı sağlayabilir.
- Görme biyolojisine dair yerleşik bilgileri yeniden şekillendirebilir.
