TIC 600*160
  • Koronavirüs

Bir virüslük hayatlarımız var...

Günübirlik yaşadığımızın hala farkında değiliz. Hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşıyoruz. Her birimiz...
Bir virüslük hayatlarımız var...
Cansu Durusoy - Oysa şöyle bir dönüp, gerçek dünyaya baktığımızda bir şiddetli depreme, bir savaşa ya da bir virüse bakar hayatımızı kaybetmek…

Bugün 8 aylık bir bebeğin cenazesi kalktı. 38 yaşında koronavirüs yüzünden ölen annesinden son anda kurtarılan ancak minicik bedeniyle hayata tutunamayan bir bebeğin.. Bu bebeğin cenazesine ise virüs yüzünden kimse katılamadı. Peki geride kalan baba? Onun yaşadıklarını onun hissettiklerini anlamak uzaktan her birimize zor geliyor belki ancak bu virüsün yarın bize aynı acıyı yaşatmayacağı ne malum?

Aslına bakarsanız korona bize çok şey öğretti. En başta ölümün yaşlı genç, fakir zengin, siyah beyaz ayırt etmeden her bir canlının çok yakınında olduğunu öğretti.

İnsanların böyle bir kaos ortamında, birbirlerine en çok desteği vermesi gerekirken, aslında en çok da böyle zamanlarda çıkarcı ve vicdansız olduklarını öğretti. Buna en basit örnek olarak şunu verebiliriz; en çok ihtiyacımız olduğu şu zamanda tanesi 1 TL’den daha düşük fiyata satılan maskelerin, fırsatçılar yüzünden 100 TL’ye satılması gibi…  

Farklı bir açıdan bakacak olursak, bir eve tıkılmak, özgürce gezememek, gün yüzü görememek nasıl bir duyguymuş hepimiz öğrendik değil mi? Peki ya sırf kendi eğlencemiz uğruna hayvanat bahçesine tıktığımız hayvanlar hiç aklımıza geldi mi? Hiç bu açıdan düşündük mü? Onların özgürlüğünü kendi ellerimizle kısıtladık ve demir parmaklıklar ardına hapsettik. İşte bir virüs geldi ve insanoğlunu dört duvar arasına hapsetti. Korona bizlere aslında ne kadar bencil olduğumuzu öğretti.

Ve daha da önemlisi korona bize sağlık çalışanlarının, bir topçudan bir popçudan çok daha önemli ve değerli olduğunu öğretti. 

‘Bir müsibet bin nasihatten iyidir’ der atalarımız. Bu salgının tüm insanlığa ders olması dileğiyle…
TIC Detay Altı
Yorum Yazın