TIC HOLDING Header
  • USD 18.448
  • EUR 17.921
  • Altın 974.072
  • BIST 100 3281.61
  • Genel

Tunç Soyer: Sao Paulo'nun verilen tedbir kararına uymasını ve Guanabara Körfezi'ne geri dönmesini bekliyoruz

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Aliağa'da söküme alınacağı duyurulan ve Türkiye'ye doğru yola çıkan Brezilya donanmasına ait asbestli Sao Paulo gemisiyle ilgili Brezilya Yüksek Mahkemesi’nin ihtiyati tedbir kararı aldığını belirterek, ''Sao Paulo'nun verilen ihtiyati tedbir kararına uymasını ve Guanabara Körfezi'ne geri dönmesini bekliyoruz'' dedi.
Tunç Soyer: Sao Paulo'nun verilen tedbir kararına uymasını ve Guanabara Körfezi'ne geri dönmesini bekliyoruz
AJANSLAR - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Aliağa'da sökümü için izin verilen ve bünyesinde tonlarca asbest barındırdığı belirtilen Sao Paulo gemisiyle ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

Geminin fotoğrafını paylaşan Başkan Soyer, altına şu notu düştü:
"Brezilya Yüksek Mahkemesi söküm için Aliağa'ya doğru yola çıkan asbestli gemiye 'Dur' dedi. Kararı henüz yerine getirmeyen Sao Paulo'nun verilen ihtiyati tedbir kararına uymasını ve Guanabara Körfezi'ne geri dönmesini bekliyoruz. Gerekli denetimleri yapılmayan, hukuk tanımayan, içerisinde tonlarca asbest barındıran bu gemiyi İzmir sularına sokmamak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz." Başkan Soyer ayrıca, "Asbestli gemiye dur demek için" notuyla, Brezilya donanmasına ait Sao Paulo ile ilgili İzmir'deki çevre örgütlerinin başlattığı imza kampanyasına da destek çağrısı yaptı.

Aralarında Ege Çevre Platformu (EGEÇEP), Aliağa Çevre Platformu (ALÇEP) ve Kazdağları Ekoloji Platformu gibi çok sayıda sivil toplum örgütünün imzasının yer aldığı "O Gemiyi Durdurun" başlıklı "Brezilya Büyükelçiliği'ne Açık Çağrımızdır" kampanyasının metninde şu ifadelere yer verildi:
"1963-2000 yılları arasında Fransız Donanmasında, sonrasında Brezilya Donanmasına kullanılıp hurdaya ayrılan Nae Sao Paulo adlı uçak gemisinin, İzmir’deki Aliağa Gemi Söküm Bölgesi’ne getirilmesine izin verilmiştir. Uçak gemisini Fransa’nın uçak gemisini nükleer denemelerinde kullandığı, yapım yılı da göz önünde bulundurulduğunda, asbest ve radyoaktivite dahil olmak üzere önemli miktarda tehlikeli ve zararlı atık içerdiği, içerdiği bilgileri basında ve kamuoyunda geniş yer almıştır. Aliağa bölgesi, hali hazırdaki sanayi tesislerinden dolayı birçok sağlık sorunun da yaşandığı, kümülatif ve sağlık etki değerlendirmesi raporlarında kirlilik değerleri ve buna bağlı sağlık sorunlarının en üst seviyelerde yaşandığı bir yerdir.

İzmir Aliağa Nemrut körfezinde yaklaşık 380 000 m2 arazi üzerinde 22 adet gemi söküm tesisinde yılda yaklaşık 900 bin ton hurda gemi sökülmekte, parçalanarak özellikte demir-çelik sektörü için hammadde girdisi sağlanmakla birlikte, gemi sökümünün yarattığı çevre kirliliği ve işçi sağlığına yönelik oluşturduğu riskler bölge için ciddi bir sorun olmaya devam etmektedir. Aliağa Gemi Söküm Tesislerine gelen gemilerin çoğu 20 yaş üstü eski gemiler olup, depo, gövde, makine ve ekipmanlarının bir parçası olarak asbest başta olmak üzere, madeni yağlar, ağır metaller, poliaromatik hidrokarbonlar, poliklorlu bifeniller gibi tehlikeli ve toksik maddeler içermektedir. Çevre ve İş Sağlığı güvenliği ile ilgili gerekli çalışma ve tedbirler alınmadan yapıldığında söküm işlemi sırasında bu maddeler kontrolsüz bir şekilde çevreye yayılarak, geri dönüşü olmayan çevre ve sağlık riskleri yaratmaktadır."

NÜKLEER SERPİNTİ KONUSUNDA DA ELDE VERİ YOK

Metinde, Aliağa'da daha önce yapılan gemi sökümlerine de işaret edilirken, şöyle denildi:
"Birçok tehlikeli maddeyi içeren gemileri sökme işlemi, deniz ve karada yarattığı çevresel kirliliklerin yanı sıra, oksijen kaynağı ile kesme yöntemi ile yürütülen çalışmalarda hava kirletici bileşenler de atmosfere verilmektedir.Maalesef, atık yönetimindeki paradokslar nedeniyle ülkemiz radyoaktif, asbestli, tehlikeli atık ve kimyasalların tehdidiyle karşı karşıyadır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından firmaların beyanına dayanan bir sistem ile yürütülen Atık Beyan Sistemine bildirilen rakamların ne kadar denetlendiği ya da gerçeği yansıttığı tartışmalıdır. Ülkemizde, gemi sökümü, atık ithalatı ve atıkların ülkemize giriş yollarında yaşanan sorunlar yönünden Nae Sao Paulo ile ilgili süreç bir ilk değildir. 2008’de, 1 ton asbest olduğu beyan edilerek Aliağa’ya getirilmek istenen ancak tepkiler üzerine Hollanda’ya gönderilen Otopan Gemisinde 77 tondan fazla asbest ortaya çıkmıştır. 2015’te Aliağa’ya söküm için getirilen Kuito adlı tankerde, 2013 yılında yapılan incelemede olması gerekenden 5 kat fazla radyoaktivite tespit edilmiştir.

Nae Sao Paulo adlı nükleer savaş gemisinin Türkiye’ye gönderilmesine dair iş ve işlemler Basel Sözleşmesi, Barselona Sözleşmesi, İzmir Protokolü gibi uluslararası sözleşmelere de aykırılık içermekte olup, Türkiye Cumhuriyeti’nin yanı sıra Brezilya Federal Cumhuriyeti’nin de hukuki sorumluluğuna neden olacaktır.
Yorum Yazın