TIC HOLDING Header
  • USD 18.645
  • EUR 19.554
  • Altın 1062.944
  • BIST 100 4997.14
  • Genel

RTÜK Başkanı Şahin, Halk TV’ye verilen cezayı eleştiren siyasi parti liderlerine karşılık verdi

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, “Medyada Nefret Söylemi Paneli”ne katıldı. Burada konuşan Şahin, birçok siyasi parti liderinin Halk TV’ye verilen cezayı eleştirmesine yönelik, “Başka bir televizyon kanalına ceza verilseydi böyle bir tepkiyle karşı karşıya kalacak mıydık” dedi.
RTÜK Başkanı Şahin, Halk TV’ye verilen cezayı eleştiren siyasi parti liderlerine karşılık verdi
İHA - Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED) iş birliğiyle düzenlenen “Medyada Nefret Söylemi Paneli” İstanbul’da bir otelde saat 13.15’te başladı. RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in de katıldığı panelde birçok medya sektörü temsilcisi bir araya geldi. Panelin açılış konuşmasını yapan Şahin, medyada nefret söylemine asla müsamaha gösteremeyeceklerini ve nefret söyleminin olmadığı bir dünya arzuladıklarını söyledi. Şahin ayrıca, dün bir televizyon kanalına program durdurma ve para cezası verilmesinin ardından RTÜK’e ve şahsına yönelik eleştiri ve tehdit aldıklarını söyledi. Şahin, RTÜK’ün kanallar arasında bir ayrım yapmadığını, bahse konu televizyon kanalına ceza verilme sebebinin kanunlarca yasaklanmış filleri uygulamış olmaları olduğunu belirtti.

“GELENEKSEL MEDYADAKİ NEFRET SÖYLEMİ HIZLA ARTIŞ GÖSTERMEKTE”
Medyada nefret söylemine asla taviz vermediklerini söyleyen RTÜK Başkanı Şahin, “En basit tabirle nefret içeren ’ötekiler’ söylemine özellikle medyada telaffuzuna tahammülümüzün olmadığını bundan önce gösterdik, bundan sonra da göstereceğimizi söylemek istiyorum. Nefret söyleminin medyada farklı kisveler altında perdelenerek siyasi ve ideolojik olarak dile getirilmesi ile kurumsal olarak mücadele ediyoruz. Geleneksel medyadaki nefret söylemi hızla artış göstermekte. Aynı zamanda yeni medyanın ve sosyal medyanın da aynı söylem yarışında olmasını maalesef üzülerek görmekteyiz. İfade özgürlüğü demokrasinin gereğidir ve anayasal bir haktır. Ancak her hak ve özgürlük gibi ifade hürriyetinin de yine anayasalar ve yasalarca belirlenmiş hukuki sınırları vardır. Gazetecilik mesleği, kamunun bilgi edinme hakkından gelen bir meşruiyete sahiptir. Ancak, basın da kendi özdenetim mekanizmalarına ve meslek etik kurallarıyla bu çizgileri ihlal etmemelidir” dedi.

“BAŞKA BİR TELEVİZYON KANALINA CEZA VERİLSEYDİ BÖYLE BİR TEPKİYLE KARŞI KARŞIYA KALACAK MIYDIK?”
Dün Halk TV’ye uygulanan yaptırımın ardından birçok siyasi parti liderinden nefret söylemine maruz kaldıklarını söyleyen RTÜK Başkanı Şahin, "Geleneksel medyaya kıyasla sosyal medya, ön editoryal kontrole tabi olmayan güvensiz içerikleriyle ve akıl almaz bir hızla yayılmakta ve gerçeğin önüne geçtiğini görmekteyiz. Yeni medya, hukuki ya da etik sorunlara yol açabilecek; kasıtlı biçimde nefret söylemi ve dezenformasyon içeren haber, bilgi ya da düşüncelerin hızla yayılmasına ve kullanıcıların önemli bir kısmı tarafından sorgusuz sualsiz kabulüne neden olabilmektedir. Bunları biz zaman zaman hayatımızdan örneklerle görmekteyiz. Almış olduğumuz kararlar sebebiyle zaman zaman tam da nefret söyleminin odağı haline gelmekteyiz" dedi.

Dün RTÜK tarafından bir televizyon kanalına ilişkin alınan karar sonrasında neredeyse tüm siyasi parti liderlerinden kuruma yönelik nefret söylemini yaygınlaştıracak iftira ve tehditlere varan açıklamalarda bulunulduğunu aktaran Şahin, "Biz bir siyasi partiye karşı müeyyide de uygulamadık ki. Türkiye Cumhuriyeti kanunları çerçevesinde yayın yapan lisanslı bir yayın kuruluşuna karşı uyguladığımız bir müeyyideydi. Peki sormak gerekir, bu kadar tarafgirlik ve ikiyüzlülüğü nereye sığdıracağız? Yani başka bir televizyon kanalına bu ceza verilseydi böyle bir tepkiyle, bu tür paylaşımlarla karşı karşıya kalacak mıydık? Bu, ifade hürriyetine, basın özgürlüğüne karşı yapılan bir şey değil, kanunlarla açıkça yasaklanmış olan birtakım fiillerin uygulanması karşı yapılan bir şeydi bizim yaptığımız. RTÜK olarak bir ayrım yapmadan tüm medya kuruluşlarına, eğer bir hata yapıyor ise müeyyide uygulamaktayız. O zaman neden sesiniz çıkmıyor diye sormak lazım. Bu nefret söyleminin böyle de bir tarafgirliği var. Biz işimizi yapmaya devam edeceğiz. Ben çok merak ediyorum. Yarın öbür gün kendi çizgilerinde olmayan bir yayın kuruluşuna biz müeyyide uyguladığımız zaman bakalım ne yapacaklar” diye konuştu.

“NEFRET SÖYLEMİNİN HİÇ OLMADIĞI BİR MEDYA VE DÜNYA ARZULUYORUZ”
Nefret söylemine ve kutsal değerlere hakarete en fazla maruz kalanların Müslümanlar olduğunu belirten Şahin, “Örneklerle şahit oluyoruz ki nefret söylemi konusunda dünyada bir çifte standart uygulanmakta, Türkiye’de de olduğu gibi. İslam’a ve Müslümanlara yönelik nefret söylemlerini görmezden gelen, terör örgütlerinin kara propagandalarına kolaylıkla yer açan Batı menşeili sosyal paylaşım siteleri, bu tavırlarıyla adeta karşı bir suç işlemektedir. Nefret söyleminin hiç olmadığı bir medya ve dünya arzuladığımızı buradan tekrar ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Yorum Yazın