TIC 600*160
TİC Haber Kule - Sağ
  • Genel

Dışişleri Bakan Yardımcısı Önal '7. İstanbul Arabuluculuk Konferansı'nın açılışında konuştu

Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Önal, 'Kalıcı barış için sürekli odak ve yatırım gerekir. Pandeminin dünya genelinde etkisini göz önünde bulundurarak tekrar enerji ve dikkatimizi toplamalıyız.' dedi.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Önal '7. İstanbul Arabuluculuk Konferansı'nın açılışında konuştu
AJANSLAR - Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat Önal, kalıcı barış için sürekli odak ve yatırım gerektiğini belirterek "Pandeminin dünya genelinde etkisini göz önünde bulundurarak tekrar enerji ve dikkatimizi toplamalıyız. İstanbul Arabuluculuk Konferansı, birlikte, geleceğe dönük düşünce şekliyle ve düşünceyi faaliyete dökerek tam da bunu yapmamıza yardımcı oluyor." dedi.

Önal, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun program değişikliği nedeniyle katılamadığı "7. İstanbul Arabuluculuk Konferansı"nın açılış konuşmasını yaptı.

Tüm katılımcılara ve katkı sağlayanlara teşekkürlerini sunan Önal, geçen sene İstanbul'da düzenlenen Arabuluculuk Konferansı'nda Çavuşoğlu'nun, çatışmaların artması ve nitelik değiştirmesi nedeniyle önleyici diplomasi ve çatışmaların barışçıl çözümüne artan ihtiyaca dikkat çektiğini anımsattı.

"Ara buluculuğa olan ihtiyaç daha fazla"
Önal, geçen seneye göre durumda iyileşme olmadığına dikkati çekerek, "Bugün etkili ara buluculuğa olan ihtiyaç daha da fazladır." değerlendirmesinde bulundu.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının çatışma dinamiklerini daha karmaşık hale getirdiğine işaret eden Önal, salgın nedeniyle özellikle çatışma bölgeleri ve kırılgan devletler açısından yeni sınamalar meydana geldiğini ifade etti.

Önal, salgının yeni çatışmaları tetikleyebileceği yönünde daha önce uyarılar yapıldığını anımsatarak, Kovid-19 nedeniyle yeni çatışmaların henüz çıkmadığını ancak barış süreçlerine de katkı sağlamadığını kaydetti.

Halihazırda yaklaşık 2 milyar insanın çatışmadan etkilenen ülkelerde yaşadığının altını çizen Önal, bunun dünya nüfusunun üçte birine tekabül ettiğini, masum insanları etkilemeye devam ettiğini belirtti.

Salgının ise ilave olarak istihdam ve açlık alanlarında daha fazla baskı yarattığını ifade eden Önal, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in de bu nedenle tüm dünyada insancıl ateşkes çağrısı yaptığını hatırlattı.

"Kurumlarda reforma öncelik verilmeli"
Önal, her çatışmanın farklı ve karmaşık dinamiklere sahip olduğunu belirterek, "Odaklanmamız gereken üç alan var. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyindeki kilitlenme, çok taraflılık ve ekonomi." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Dünya 5'ten Büyüktür" sloganı çerçevesinde BM'de reformu desteklediğini anımsatan Önal, Kovid-19 sonrası dünyada kurumların daha demokratik ve güvenilir olması için reforma öncelik verilmesi gerektiğini söyledi.

Önal, çok taraflılığın pandemi öncesinde sorgulanmaya başladığını dile getirerek "Ara buluculuk ve barış inşası girişimleri de olası bir ekonomik krizle karşı karşıya kalmış durumda." dedi.

Kovid-19'un çatışmayla boğuşan bölgelerdeki insani durumu daha da ağırlaştırdığına dikkati çeken Önal, Suriye'de hastane ve sağlık tesislerinin tam teşkilatlı çalışamadığına, sağlık çalışanlarının ülkeyi terk ettiğine ve rejim saldırılarının masumları ve altyapıları hedef almayı sürdürdüğüne işaret etti.

Büyükelçi Önal, Türkiye ve Rusya arasındaki Soçi Antlaşması'nın çatışma nedeniyle meydana gelen ölümleri azalttığını, Türkiye'nin İdlib'deki mevcudiyetinin de yaklaşık 3,5 milyon insanın felaketini önlediğini kaydetti.

Önal, bunun aynı zamanda 1 milyon insanın Türkiye ve Avrupa'ya göç etmesinin de önüne geçtiğini aktardı.

"Türkiye'nin Libya'ya desteği felaketi önledi"
Libya'da ise ülkenin doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter'in ayrım yapmaksızın düzenlediği saldırıların binlerce kişinin ölümüne ve yüz binlerce kişinin yerinden edilmesine yol açtığına dikkati çeken Önal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin meşru hükümete teknik desteği ve sağladığı eğitim bir felaketi önledi. Sahadaki durumu değiştirerek Berlin Konferansı gibi girişimlerin başarılı olma ihtimalini artırdı. Yardımımız olmasaydı, insani bir felaket olurdu ve bunun yan etkileri Avrupa'da geniş bir şekilde hissedilirdi."

Önal, "Girişimci ve insani dış politikamız komşu çevremizde etki gösteriyor." diyerek, Türkiye'nin Somali, Mali ve Venezuela gibi ülkelerde de barış ve diyaloğu desteklemeye devam ettiğinin altını çizdi.

"Barış ve ara buluculuk için enerjimizi toplamalıyız"
Pandeminin aynı zamanda dijital dönüşümü de hızlandırdığına dikkati çeken Önal, bunun çatışmaların önlenmesi ve ara buluculuk girişimlerine de etki etmeye başladığını, Türkiye'nin "Dijital Diplomasi Girişimi"nin Kovid-19'dan çok önce başlatıldığını kaydetti.

Önal, "Barış ve ara buluculuğa yatırım uzun vadelidir. Kalıcı barış için sürekli odak ve yatırım gerekir. Pandeminin dünya genelinde etkisini göz önünde bulundurarak tekrar enerji ve dikkatimizi toplamalıyız. İstanbul Arabuluculuk Konferansı, birlikte, geleceğe dönük düşünce şekliyle ve düşünceyi faaliyete dökerek tam da bunu yapmamıza yardımcı oluyor." değerlendirmesinde bulundu.
DTR Elektrik Kule Reklamı - Detay Altı
Yorum Yazın