TIC HOLDING Header
  • USD 18.419
  • EUR 17.851
  • Altın 972.911
  • BIST 100 3281.61
  • Dünya

Macaristan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda da AB'den ayrı yol izliyor

Son yıllarda birçok konuda Avrupa Birliği (AB) ile görüş ayrılığı yaşayan Macaristan hükümeti, Rusya-Ukrayna savaşına yönelik hem AB içindeki müttefiklerinden hem de AB'nin diğer üyelerinden farklı siyaset izliyor.
Macaristan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda da AB'den ayrı yol izliyor
AA - Macar hükümeti, 24 Şubat'ta başlayan Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili askeri saldırıyı kınayıp, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine desteğini açıkladı ama Macaristan'dan Ukrayna'ya silah geçişine izin verilmesiyle Rusya'ya yönelik doğal gaz ve petrol yaptırımlarını destekleme talebini reddetti.

Ülkeye doğal gaz ve petrolün büyük bir kısmının Rusya'dan geldiğini, ülkedeki hanelerin yüzde 85'inin doğal gazla ısındığını belirten Macar hükümeti, Rusya'ya yönelik enerji yaptırımlarına karşı çıkacağını açıkladı.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, AB'nin Rusya-Ukrayna Savaşı'na yönelik stratejisinin başarısız olduğunu, AB'nin durumunu "dört lastiği de patlamış arabaya" benzeterek, "Şimdi AB, Rusların ya da Ukraynalıların tarafında olmamalı, bilakis ikisinin ortasına girmeli." dedi.

Rusya'nın, Ukrayna'nın NATO üyesi yapılmaması gibi açık güvenlik taleplerinde bulunduğunu aktaran Orban, eski ABD Başkanı Donald Trump ve eski Almanya Başbakanı Angela Merkel'in görevlerine devam etmesi durumunda savaşın hiç başlamamış olacağını savundu.

Rusya'nın doğal gaz satışı ödemelerinde Rus rublesine geçme planını da kabul eden Macar hükümeti adına Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, Rusya'ya doğal gazda rubleyle ödeme yapılmasına yönelik teknik detayların üzerinde çalışıldığını bildirdi.

Rusya'ya yönelik petrol yaptırımına veto tehdidi
Başbakan Orban, AB Komisyonu'nun, Rusya'dan petrol ithalatının yasaklanmasına yönelik teklifini önce desteklemeyeceklerini açıkladı, daha sonra ülkesine sağlanan güvenceler neticesinde yaptırım kararını onayladı.

Ülkede 3 Nisan'da düzenlenen genel seçim kampanyasının ana konusu da Rusya-Ukrayna Savaşı oldu. Hükümet, muhalefetin seçimleri kazandığı takdirde Ukrayna'ya asker yollayacağını iddia etti. Orban'ın partisi seçimde 3'te 2'lik çoğunluk elde etti.

V4 oluşumu savaştan ağır darbe aldı
Savaş, AB içinde birçok konuda ortak hareket eden Polonya, Çekya, Slovakya ve Macaristan'ın oluşturduğu Vişegrad Grubu ülkeleri (V4) arasında da bölünmeye neden oldu.

Rusya-Ukrayna Savaşı'na V4 ülkelerinden Polonya başta olmak üzere Çekya ve Slovakya, Ukrayna'ya her alanda desteklerini açıklarken; Macaristan hükümetinin savaşa müdahil olmak istememesi, Ukrayna'ya silah geçişine izin vermeyeceğini ve bu ülkeye silah yollamayacağını, Rusya'ya yönelik enerji yaptırımlarına karşı çıkacağını da açıklaması grup içinde ortak eylem bütünlüğünün zedelenmesine yol açtı.

Macaristan'ın bu yaklaşımının aksine grubun diğer 3 üyesi, Ukrayna'ya yönelik her alanda destek açıklaması yapmakla yetinmedi. Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki, Çekya Başbakanı Petr Fiala ve Slovenya Başbakanı Janez Jansa ile Rus saldırıları altındaki Ukrayna'nın başkenti Kiev'i 15 Mart'ta ziyaret etti.

Macaristan'ın izlediği politika nedeniyle Çekya ve Polonya'nın, Budapeşte'de 30-31 Mart'ta düzenlenmesi planlanan V4 Savunma Bakanları Toplantısı'na katılmayacağını açıklaması üzerine toplantı iptal edildi.

"Hükümet, yaptırım konusunda takındığı tavırda ısrar ediyor"
Orta Avrupa uzmanı, gazeteci Gabor Stier, AA muhabirine, Macaristan hükümetinin Rusya-Ukrayna Savaşı'na yönelik tutumunu değerlendirdi.

Macar hükümetinin savaşın başlangıcından bugüne kadar Rusya'nın saldırganlığını kınadığını, barış yapılması yönünde tutum aldığını kaydeden Stier, hükümetin bu kapsamda Ukrayna'ya silah taşımadığını ve Macaristan üzerinden silah ulaştırılmasına da karşı çıktığını söyledi.

Stier, Macaristan'ın Ukrayna'ya ciddi anlamda insani destek sağladığını, ülkeye Ukrayna'dan günlük ortalama 10 bin kişinin giriş yaptığını aktararak, "Hükümet, yaptırım konusunda Macaristan'ın çıkarını korumak için takındığı tavırda ısrar ediyor. Doğal gaz ve petrol ithalatı konusunda AB'nin duruşuna kararlı bir şekilde karşı çıkıyor. Batı'da da Macar hükümetininkine benzer duruşların ortaya çıktığı görülüyor." ifadesini kullandı.

"Muhalefete göre, Macar hükümeti Rusya'ya yakın"
Ülkedeki muhalefetin, hükümetin aksine Avrupa'nın genelinde izlenen politikayı desteklediğini, bu kapsamda hükümeti eleştirdiğini söyleyen Stier, "Muhalefete göre, Macar hükümeti, Ukrayna'ya yönelik yeterli dayanışma göstermiyor, AB'nin birliğini zedeliyor ve Rusya'nın duruşuna yakın bir görüşe sahip." dedi.

Stier, hem Macar hükümetinin hem de AB'nin Ukrayna'ya yapılan saldırıyı kınadığını ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklediğini ama Macar hükümetinin Ukrayna'ya silah sevkiyatını ve enerji alanında Rusya'ya yaptırım uygulanmasını desteklemediğini belirtti.

Savaşın ülkede 3 Nisan'da düzenlenen seçimi çok ciddi şekilde etkilediğini savunan Stier, "Savaş, seçimleri çok ciddi bir şekilde etkiledi. (Hükümet partisi) Fidesz, yeniden 3'te 2'lik çoğunluğu sağladı. Macar toplumunun geniş kesimi Fidesz'in görüşünü paylaşarak bu savaşı kendi savaşları olarak görmüyor ve bundan uzak kalmak ve bir an önce barışın sağlanmasını istiyor." diye konuştu.

Stier, Çekya ve Slovakya'da yapılan seçim sonuçlarının V4'ün birliğini etkilediğine, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ise Budapeşte ile Varşova'yı da karşı karşıya getirdiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"V4 iş birliği pratikte parçalanmış durumda. Prag ve Bratislava, Avrupa'nın geneliyle birlikte hareket ederken, Varşova ise savaş taraftarı Anglo-Saksonlarla birlikte. Polonyalılar, şimdi Üç Deniz İnisiyatifi'ni V4'ten daha önemli görüyor ve bazen aşırı faaliyetleriyle Berlin'le bile çatışıyor. Budapeşte, durumu üzüntüyle kabul ederek Macaristan-Polonya dostluğunu ve V4 iş birliğini mümkün olduğunca kurtarmaya çalışıyor."
Yorum Yazın