TIC HOLDING Header
  • USD 18.574
  • EUR 18.279
  • Altın 1011.761
  • BIST 100 3392.13
  • Dünya

İran'da Mahsa Amini protestoları: '43 yıldır rejimin ilk hedefi kadınlar'

İran'da 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin gözaltında hayatını kaybetmesi sonrası ülkenin birçok noktasında protestolar yapılıyor. Can kayıplarının da olduğu gösterilerde halk, 'ahlak polisi' uygulamasına son verilmesi çağrısı yapıyor. Ülkedeki gelişmeleri İran uzmanı, Science Po Paris'te akademisyen olan sosyolog Mahnaz Shirali'ye sorduk.
İran'da Mahsa Amini protestoları: '43 yıldır rejimin ilk hedefi kadınlar'

İran'da 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin gözaltında hayatını kaybetmesi sonrası ülkenin birçok noktasında protestolar yapılıyor. Can kayıplarının da olduğu gösterilerde halk, 'ahlak polisi' uygulamasına son verilmesi çağrısı yapıyor. Ülkedeki gelişmeleri İran uzmanı, Science Po Paris'te akademisyen olan sosyolog Mahnaz Shirali'ye sorduk.

Bu alandaki protestoların ilk kez bu kadar uzun sürdüğünü belirten Shirali, "Önceleri bir iki gün gösteri yapan İranlılar daha sonra rejim tarafından terörize edilip evlerine döndüler. Açıkçası İslam Cumhuriyeti'nin temellerinin giderek daha fazla istikrarsızlaştığını görüyoruz." diyor.

"Ahlak polisinin ilk hedefi kadınlar"
Kadınların gösterilerde ön planda olduğuna dikkat çeken sosyolog, "Bunu bekleyebilirdik çünkü 43 yıldır rejimin ve bu korkunç ahlak polisinin baskılarının ilk hedefi kadınlar. Çok büyük acılar çektiklerine, bunca yıldır aşağılandıklarına göre, sahnenin önünde olmaları oldukça mantıklı." diye konuşuyor.

Shirali, "İranlı kadınların hayatlarında ahlak polisinin etkisi şu şekilde anlatıyor: "İslam Cumhuriyeti'nin ortaya çıkışından sonra Humeyni'nin topluma hükmetmek için ilk önlemi zorunlu örtünmeydi. Ardından ülkenin yargı sistemine saldırmadan önce üniversiteleri kapattı. Zorunlu başörtüsü ve ahlak polisi, İslam hukukunu çiğneyen kadınları tutuklamak, dilediği gibi giyinmeye cesaret eden kadınlar için oluşturuldu. Her gün yüzlerce kişi tutuklandı."

"Ahlak polisi, kamusal alanda terör iklimi oluşturdu"
1980'lerde İran'dayken 'ahlak polisinin' uygulamalarına şahit olduğunu belirten Shirali, "Ahlak polisi, kamusal alanda bir terör iklimi yaratmayı başardı. 1980'lerde İran'daydım ve bu saldırgan ve özellikle kaba polislerden ne kadar korktuğumuzu tahmin edemezsiniz. Prosedür, İslam hukukuna göre düzgün giyinmeyen kadınları bulmak, onları tutuklamak ve adalete teslim etmekti. Kamusal alanda 30-40 kırbaç cezasına çarptırıldılar. Bazıları son derece yüksek miktarda para cezaları ödemeye mahkum edildi. Böylece bu ahlak polisi devlete çok para kazandıran gerçek bir endüstri haline geldi." şeklinde konuşuyor.

"Daha cesur genç İranlıları görüyoruz"
İran'daki kadınların giderek daha cesur adımlar attığını kaydeden akademisyen, "Kadına yönelik ceza ve kısıtlayıcı tedbirler hiç değişmedi. Öte yandan, genç nesillerin kamusal alana yatırım yapmaları konusunda ilerleme kaydettik. Giderek daha cesur genç İranlıları görüyoruz. Yasaları toplu olarak çiğneyen kadınlar ve hiçbir polis bu duruma karşı koyamaz. Çünkü birini gözlerini yere indirmeye zorlayabilirsiniz ama bir toplum sizin kısıtlamalarınıza isyan ettiğinde hiçbir şey yapamazsınız. İran'da İslam Cumhuriyeti'nden beri kamusal alanda hiçbir zaman özgürlüğümüz olmadı." diye konuşuyor.

Yorum Yazın