• Asayiş

Diyarbakır Barosu: Eski eşinden şiddet gören ve tehdit edilen kadın müvekkilimizin tüm koruma talepleri reddedildi

Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi avukatları, bir müvekillerinin yaşadıklarını yaptıkları açıklamada, müvekilleri genç kadının, çocuklarının babası olan imam nikahlı eşinden gördüğü sistematik şiddet nedeniyle iki yıl önce ayrıldığını, bunu kabul etmeyen M.D adındaki erkeğin, eşine fiziki ve psikolojik şiddet uyguladığını, takip edip ederek can güvenliğini tehdit ettiği öne sürdü.
Diyarbakır Barosu: Eski eşinden şiddet gören ve tehdit edilen kadın müvekkilimizin tüm koruma talepleri reddedildi
Açıklamada "Fail erkek tarafından gerçekleştirilen 20'den fazla tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, ısrarlı takip suçlarından yapılan şikâyetler neticesinde birden çok mahkemede failin yargılaması devam etmektedir. Devam eden soruşturma ve kovuşturma dosyalarının hiç birinde fail erkek hakkında yakalama, gözaltına alma, tutuklama, ev hapsi, elektronik kelepçe gibi koruma tedbirleri tüm taleplerimize rağmen uygulanmamıştır." denildi.

Son iki yılda müvekkilleri hakkında 4 ayrı tedbir kararı alınmış olmasına karşın, bu kararların zanlı tarafından ilal edildiği kaydedilirken, "Tedbir kararlarının erkek tarafından ihlal edilmesi nedeniyle yaptığımız 30’dan fazla başvurunun bir kısmı hakkında hakimlikçe 'mağdurun soyut beyanı dışında tedbir kararının ihlal edildiğine dair bir delil bulunmadığından zorlama hapsi talebinin reddine' şeklinde karar verilmiştir" denildi.

'Karakol koruma talebini ciddiye almadı'
Baro üyeleri, müvekillerine yapılan ölüm tehditlerinin artması ve can güvenliği riski nedeniyle Diyarbakır Valiliği’nden yakın koruma talep ettiklerini, valiliğin başvuruya 'karakol ile görüşsün' yanıtını verdiğini anlattılar.

Avukatlar müvekkillerinin defalarca karakola yaptığı başvuruların da “Evine git, sen yine mi geldin, bu memleketi terk et, sen şikâyet ettikçe sonuç alamayacaksın, bu adamdan ne istiyorsun, adam iş yerine gelip gitmiş sana hiçbir şey yapmamış” gibi açıklamalarla ciddiye alınmadığını, can güvenliği için gerekli işlemlerin yapılmadığını, ölüm tehditleri ile baş başa bırakıldığını öne sürdüler.
Yorum Yazın