• Asayiş

Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Bozoğlu'ndan 'sel' açıklaması

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Bozoğlu, 'Dere yatakları acilen rehabilite edilmeli, üzerindeki yapılar kaldırılmalı ve tekrar yapılaşmaya açılmaması için Anayasal korumaya alınması gerekmektedir.' değerlendirmesinde bulundu.
Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Bozoğlu'ndan 'sel' açıklaması
AJANSLAR - TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baran Bozoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Bursa'nın Kestel ilçesinde meydana gelen sele işaret ederek, iklim değişikliğinin iki temel göstergesinin "sıcaklık" ve "yağış" olduğunu belirtti.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü ölçümlerine göre, son 24 saatte Bursa Kestel'e 14,4 milimetre yağış düştüğünü hatırlatan Bozoğlu, aynı bölgede ölçülen en yüksek yağışın Yenişehir ve Gürsu'da 20 milimetre civarında gerçekleştiğine dikkati çekti.

Şehir sellerinin gercek nedeninin yere düşen yağış miktarından ziyade, düşen yağışın büyük bir bölümünün toprağa süzülememesi sonucunda yüzey akışına geçmesi olduğunu anlatan Bozoğlu, açıklamasında şunlara yer verdi: "Özellikle yapılaşmanın, asfalt ve beton zeminlerin çok yoğun olduğu yerleşimlerde, düştüğü noktada 3-5 santimetre yüksekliğe sahip olan yağışlar, asfalt ve beton zemin üzerinde yüzey akışına geçerek daha alçak noktalara veya alt geçitlere ulaştığında metrelerce yüksekliğe erişerek sel ve taşkınlara neden olmaktadır. Yaşanan bu son afet, kentlerimizi iklim krizine karşı daha dirençli hale getirmemiz gerektiğini göstermiştir. İklim değişikliği uyum çalışmaları yapılarak yaşanan sellerin etkisi azaltılabilir, can ve mal kayıpları en az seviyeye indirilebilir. Ancak, özellikle son yıllarda yerleşim birimlerinde yaşanan sel felaketlerinin temel nedenleri, iklim değişikliğinden ziyade plansız ve çarpık kentleşme, yetersiz altyapı ile merkezi ve yerel yönetimlerin kentleri rant politikalarına teslim etmesidir."

Bozoğlu, çarpık kentleşme sonucu dere taşkın alanları ve dere yataklarının yapılaşmaya açıldığını ifade ederek, "Dere yatakları acilen rehabilite edilmeli, üzerindeki yapılar kaldırılmalı ve tekrar yapılaşmaya açılmaması için Anayasal korumaya alınması gerekmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Kentsel alanların büyük bölümünün asfalt ve betonla kaplandığı için, düşen yağışın toprak tarafından emilemediğini ve doğrudan akışa geçmediğine değinen Bozoğlu, şunları kaydetti: "Beton ve asfalt ekonomisi terk edilerek, insan ve çevre merkezli yerleşim politikaları hayata geçirilmelidir. Hızlı nüfus artışından dolayı kentlerimizin altyapısı yetersiz kalmaktadır. Özellikle büyük kentlerimizde bulunan birleşik kanalizasyon sistemleri aşırı yağışlarda yetersiz kalmaktadır. Büyükşehirler başta olmak üzere, tüm yerleşim birimlerinde ayrık sistem kanalizasyon altyapısı oluşturulması için yerel yönetimlere yeterli kaynak ayrılmalıdır. Kentlerimizdeki park ve yeşil alanlar yok edilerek beton ve asfalt yoğunluğu arttırıldıkça sel ve taşkınların olması kaçınılmazdır."
Yorum Yazın