Kastamonu Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu, önceki gün düzenlediği basın toplantısında önemli mesajlar verdi.

Kastamonu Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu, 'şehir dedikoduları'na cevap verdi

Kastamonu / OGÜNhaber / İrfan Salcı - Kastamonu Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu, önceki gün düzenlediği basın toplantısında önemli mesajlar verdi.

“Benimde kulağıma geliyor bazı şeyler. İl Başkanımın hiçbir şekilde -şu şöyle olacak, bu böyle olacak- şekilde bir dayatması olmamıştır. Bu tür olaylar zaten nezaketen de siyaseten de doğru değildir. Bu anlamda bizim hiçbir tartışmamış olmamıştır. Bu kadar net!”


Şehirdeki dedikodulara yönelik yöneltilen bir soruyu cevaplayan Başkan Vidinlioğlu, şu cümleleri kullandı:
“İl Başkanı, İl Başkanıdır. Belediye Başkanı Belediye Başkanıdır. 31 Mart akşamı parti rozetini çıkarttık, Türk bayrağı rozetini taktık. Burası belediye… Teşkilat kendi içinde bir bütündür. Belediye kendi içinde bir bütündür. Siyasetçilerin arzusu isteği olur, bizler bunu da değerlendiririz olacak bir şeyse yaparız olmayacak bir şeyse nezaketen cevap veririz. Gönül bağımızın partimizle kopması mümkün değil. Ben şuan ilin Belediye Başkanıyım. Teşkilatımdan benimde taleplerim olabilir. Ama bu konu ikili ilişkiler çerçevesinde söyleriz. İl Başkanlığımızın da bizden talepleri olabilir. Onu da değerlendiririz. Bu tür dedikodular, şehre, kişilere ve kurumlara zarar verir. İnsanlar elinde net bilgi olmadan dedikodu üzerinden siyaset yapmamalılar. Dedikodu kazanı evet kaynıyor. Benim şahsi olarak hiç kimseyle alıp veremediğim olmaz. Bugüne kadar olmadı, bundan sonrada olmaz. Kaldı ki kendi il başkanımla hiç sorunum olmaz. Yer yer farklı düşündüğümüz konular olabilir. Sonuçta iki kardeş bile birbirinden farklı şeyler düşünüyorlar. Seçim kampanyasıyla birlikte düşünüldüğünde bir yıllık bir süreçten bahsediyoruz. Bu süreç kapsamında bir defa bile tek başıma aldığım karar yoktur.

Çünkü sizin baktığınız taraf gibi yanınızdaki arkadaşınız bakmayabilir. Mutlaka fikir alırım. Ha belki kendi kararımı uygularım yada önerilerden yola çıkarım. Ancak mutlaka fikir alırım. Ona göre uygulamaya geçiririm. Şunun net anlaşılması gerekli ve her halde bu konu yaptığımız açıklamalarla açılmamak üzere kapanmıştır. İl Başkanımız bizim il başkanımızdır. Siyasi koldur. Diğer ilçelerle ve ille birlikte kendi yönetim tarzıyla siyaset yapacaktır. Ben belediye başkanıyım, işin kamu tarafındayım belediyeyle ilgili her şeyden ben sorumluyum. Hem hukuken sorumluyum, hem siyaseten sorumluyum. Dolayısıyla bu noktada alınacak her karar benim kararımdır. Her türlü sorumlulukta aldığım kararla ilgili bana aittir. Sorudaki samimiyete binaen samimi cevap vereyim. Benimde kulağıma geliyor bazı şeyler. Bu anlamda bana İl Başkanımın hiçbir şekilde şu şöyle olacak, bu böyle olacak şekilde bir dayatması olmamıştır. Bu tür olaylar zaten nezaketen de siyaseten de doğru değildir. Bu anlamda bizim hiçbir tartışmamış olmamıştır. Bu kadar net!”

“TEMİZLİK KONUSUNDA ÖZÜR DİLİYORUZ”

En fazla şikayet gelen şeylerden bir tanesi temizlik konusu. Evet, temizlikte yer yer aksadığımız durumlar var. Fakat bu durumdan dolayı önce şehrimizin yaşayan insanlarından bir özür dilememiz gerekiyor. Bu konuda her ne olursa olsun mazeretlerin arkasına sığınmamak lazım. Temizlik konusunda özelikle sokak aralarında eksik kaldığımız zamanlar oluyor. İlk etapta bu işin içerisinde ziyadesiyle çok provokasyon vardı. Biz göreve geldikten hemen sonra saat dokuzda çöp arabasının geçtiği yere saat dokuz buçukta ortaya çöp bırakılıyordu. Bunların hepsi belgeli. Öncelikle bu iş provokasyonla başladı. Ama akabinde TYP’lilerinde ayrılması söz konusu oldu. Bizim temizlik için TYP’lilerden kullandığımız çok sayıda çalışanımız vardı. Onların gitmesi ile birlikte çok ciddi bir çalışan eksikliğimiz var. Dolayısıyla mesai ile çalıştırmamıza rağmen yetişemedik. Ben genel müdürle de görüştüm TYP’lilerin durumu ne olacak diye.

Şuanda sadece Milli Eğitim’e verildi. Onun haricinde verilen TYP’li yok. Mevzuatta değişiklik yapılacak deniliyor. Onda da ben gündeme getirmiştim. Başka kurumlara bazen görevlendirmeler oluyordu. Bu da hukuki sıkıntı çıkartıyordu. Ben hatta İŞKUR müdürümüzle yaptığım görüşmede bunun çok doğru olmadığını ve her kurumun ihtiyacı kadar TYP’liyi talep etmesi gerektiğini söyledim. TYP’liler sadece dış birimlerde çalıştırılabiliyor. Dolayısıyla dış birimi olmayan kurumların TYP’li talep etme şansı yoktu. Ben de o zaman mevzuatta küçük bir değişiklik ile bunun önüne geçilebileceğini söylemiştim. Bilmiyorum, bununla ilgili bir çalışma mı yapılır. Ama sonuçta henüz TYP’lilerden bir ses çıkmadı.

Milli Eğitim dışında alan hiç kimse yok. Ben konunun sıkı takipçisiyim. Hatta bu konuda ben belediye olarak ihtiyacımız kadar TYP’li talep edeceğimizi söylemiştim. 200-220 civarında bir talebim söz konusu olmuştu. 10 gün önce 150 TYP’li için söz aldım. Ama henüz ortada bir şey yok. Eğer zaten bu 150 tane TYP’li bile verilse temizlik ile ilgili problemimizi büyük oranda çözmüş olacağız. En azından bir 10-15 gün daha bekleyelim. Bu TYP konusunda bir şey çıkmazsa o zaman başımızın çaresine bakacağız. Çünkü temizlik olmazsa olmazımız. Ama geçici de olsa yaşanan bu aksaklıktan dolayı ben yine vatandaşlarımızdan, şehrimiz yaşayanlarından özür diliyorum.

KREŞ, OYUNCAK KÜTÜPHANESİ, ATIK SU ARITMA, MODERN MEZARLIK HİZMET BİNASI

İki kreş ve bir oyuncak kütüphanesinin projeleri hazır. Bunun sponsorunu da bulduk. 2 kreş ve oyuncak kütüphanesi projesi hazır vaziyette ve yapımına başlanılacak. Atık su arıtma ile ilgili olarak da İspanyol firma ile müşavirlik sözleşmesini imzaladık. Çalışmalara başladık. Mart-Nisan Ayı’nda da bu atık su arıtma ile ilgili inşallah ilk kazma vurulacak. Mezarlıklarla ilgili sistem kurduk dedik. Yeni modern mezarlık hizmet binası, morg, idari bina gasilhane. Bunlarla ilgili de projelendirme hepsi tamam. İnşallah bununla ilgili de hemen kış geçtikten sonra çalışmalara başlayacağız.

MASLAK YENİ KÜÇÜK SANAYİ SİTESİ

Maslak’la ilgili olarak da bu ayın sonunda kamulaştırmasının bitmesiyle ilgili durum var. Nisan Ayı içerisinde davayı açtık bu kamulaştırma ile ilgili. Bazıları kamulaştırmaya razı olmuştu, bazıları olmamıştı. İş mahkeme sürecine girmişti. Biz bununla ilgili Nisan Ayı içerisinde hemen davayı açtık. Bilirkişiler raporlarını verdiler. Birkaç gün sonra bir mahkemesi var. Mahkeme nihai kararını verirse Kasım Ayı içerisinde o kısmı da halletmiş olacağız. Mahkemeyi bir iki ay sonraya atarsa da o zaman neticelenmiş olacak. Kamulaştırma bittikten sonra da peyderpey diğer aşamalarına geçilecek. Maslak ile ilgili olarak geçen hafta yine Naci Ağbal ile bir görüşme yaptık. Yaklaşımını da gördüm. Bu ciddi bir iş. Belediye olarak da biz zaten bu işin içerisindeyiz. Beklentiler çok yüksek ama süreç biraz yavaş işliyor. Ama süreci de hızlandırmak adına biz hemen davayı açtık. İnşallah en kısa sürede daha da hızlı netice alırız.

VADESİ GEÇMİŞ ALACAKLAR

Belediyemizin vadesi geçmiş alacaklarının toplam tutarı 17 milyon 87 bin 875 lira. Bunun içerisinde emlak vergisi 4 milyon 536 bin 507, su ücreti 2 milyon 836 bin 413, atık su ücreti 1 milyon 983 bin 753, ilan reklam vergisi 2 milyon 262 bin 252, çevre ve temizlik vergisi 495 bin 451, genel tahakkuk tahsilat 2 milyon 980 bin 632, para cezası 530 bin 186, kira gelirleri 1 milyon 462 bin 777 TL.

Şimdi defaten uyarılar yapılmasına rağmen ne yazık ki bununla ilgili istenilen geri dönüş alınmıyor. Genele baktığımızda büyük oranda vatandaşlarımız ücretlerini ödüyor. Fakat ödemeyenlerde bu alışkanlık haline gelmiş. Bunda af diye bir şey mümkün değil. Bu kamu alacağız. Devletin alacağı noktasında kimse devlet yerine kimseyi affedemez. Son bir defa daha bu hususta uyarıyı yapıp icra takibini başlatacağız.

Kimseyi zor durumda bırakmak istemem ancak ne benim nede başkasının bu alacaktan vazgeçme gibi bir yetkisi yok.

2014-2019 BÜTÇE BİLGİLENDİRMESİ

Geçen gün sosyal medyada vardı. 2014 ile 2019 arasındaki yaklaşık 1 milyarlık bütçeye rağmen ne yapıldı ne yapılmadı gibi sosyal medyada bir paylaşım oldu. Tabi 2019 bütçesi dahil benim bütçem değil. 2020 bütçesiyle ilgili ben her türlü soruya muhatabım. Ama bu süreyle ilgili bilgilendirme amaçlı ben size rakamları söyleyeyim.

2014 yılı mali bütçesi; bütçe toplamı 133 milyon 732 bin. Personel gideri 18 milyon 577 bin 550, mal ve hizmet alım gideri 64 milyon 653 bin 225, sermaye giderleri 41 milyon 571 bin 425, gerçekleşen bütçe 88 milyon 769 bin.

2015 yılı mali bütçesi; bütçe toplamı 140 milyon. Personel gideri 22 milyon 790 bin, mal ve hizmet alım gideri 63 milyon 732, sermaye giderleri 39 milyon 727, gerçekleşen bütçe 106 milyon.

2016 yılı mali bütçesi; bütçe toplamı 145 bin. Personel gideri 22 milyon 610 bin, mal ve hizmet alım gideri 43 milyon 819 bin, sermaye giderleri 34 milyon 402 bin, gerçekleşen bütçe 133 milyon.

2017 yılı mali bütçesi; bütçe toplamı 176 milyon 680 bin. Personel gideri 23 milyon 690 bin, mal ve hizmet alım gideri 62 milyon 123 bin, sermaye giderleri 61 milyon 34 bin, burada da gerçekleşme 169 milyon lira olmuş.

2018 yılı bütçe toplamı 210 milyon. Personel gideri 26 milyon 830 bin, mal ve hizmet alım gideri 78 milyon 300 bin, sermaye giderleri 61 milyon 522 bin, burada da gerçekleşme 204 milyon.

2019 yılı mali bütçesi; bütçe toplamı 195 milyon, gerçekleşen 166 milyon. Personel gideri 30 milyon 467 bin, mal ve hizmet alım gideri 64 milyon 232 bin, sermaye giderleri 59 milyon 862 bin.

2014 yılı hibe desteği 453 bin, 2015 yılı 610 bin, 2016 yılı 853 bin, 2017 yılı 378 bin 2018 yılı 4 milyon 824 bin 686, 2019 yılı 1 milyon 127 bin 771 TL.

Arsa satışları; 2014 yılı 4 milyon 32 bin, 2015 yılı 12 milyon 869 bin, 2016 yılı 15 milyon 269 bin, 2017 yılı 28 milyon 677 bin, 2018 yılı 32 milyon 764 bin, 2019 yılı 16 milyon 121 bin.

Tabi bizim en büyük sıkıntılarımızdan biri şu; 2018 yılında 60 milyon civarında bütçeye arsa satışı konulmuş. Ancak gerçekleşme 32 milyon olunca 2019 yılına 28 milyon bütçe açığıyla bir devir söz konusu. 2018 yılındaki bütçe açığı dolayısıyla bu yıla yansıyor!

Dolayısıyla böyle bir kriz döneminde arsa satılmayınca ve maddi sıkıntılarda olunca birde mart ayı içinde yapılan ihaleler sizi bağlayıcı oluyor. Bütçenin büyük oranda harcanması söz konusu. Bugün yaşanan mali tablonun sebebi de bu zaten.

Biz göreve geldiğimizden bu tarafa harcamaları en aza indirerek borcumuzu azaltmanın derdine düştük. Dolayısıyla şu aşamada bizim projelerimizle ilgili çok fazla yaptığımız bir şey yok. Henüz büyük ihale sürecine girmedik.

Onun için bu sıkıntılı süreçten inşallah yüzümüzün akıyla, bütçeyi denkleştirerek yada çok cüzi bir şeyler bırakarak çıkma niyetindeyiz. Bütün hesabımızı kitabımızı ilk toplantıda da dile getirdim, 2020 yılına göre yapıyoruz. Genel yaptığımız görüşmelerin sebebi de bu.

Genel bütçede de para olmadığından bakanlıklarda bizlere hesabınızı 2020 ye göre yapın deniyor. Biz yine de bu para yokluğunda nereden baksanız 50-55 milyonluk bir rakamın sözünü almış olduk.

TELEFERİK

Teleferiğin akıbeti şu; yaklaşık yüzde 91 civarında gerçekleşmiş. Seçim döneminde de konuyu gündeme getirdim. Hukukçu arkadaşlarla görüştüm. Bununla ilgili bir referandum yapamıyoruz. Şuanda yüzde 90’ın üzerinde bir gerçekleşme var. Birde Yüklenici firmaya yaklaşık 1.5 milyon civarında borcumuz var. Gümrükte bekleyen kabinler ve halat var. Bu aşamaya gelmiş bir projede kamuyu zarara uğratmamak adına geri dönüş olmayacak. Fakat ben samimi olarak söyleyeyim. Belediye Başkanı o dönemde ben olsaydım teleferik işine hiç girmezdim. Bu gün elimde imkanım olsa teleferiği kaldırırım. Teleferiğin şehre çok bir şey katacağını düşünmüyorum. Kastamonu’nun benim gözümde böyle bir ihtiyacı yok.

Tabi düşünülmüş yapılmış. Ne kadar fonksiyonel olur onu bilmiyorum. Birde teleferiğin öyle bir işletme maliyeti var ki bunun altından kalkmakta çok kolay değil.

Ama şunu özellikle belirtmek istiyorum, bunu halk oylaması veya anketle teleferiği kaldırma kararı verebilme şansınız yok! Teleferik konusu bizim kucağımızda bulduğumuz bir konu. Bugün halkın yüzde 95’i bu teleferik kaldırılsın dese de hukuken böyle bir yaptırım olmuyor. Teleferik artık kamu malı.

RİNG ARACI

Kastamonu Devlet Hastanesi’ne koyduğumuz ring aracı arızalandı. Onun tamiratı yapılıyor. Ring aracını en kısa sürede tamiratını yapacağız. Ama şunu da gündeme getirmek gerekiyor. Belediye’nin ring aracı sadece belediyenin oraya bir jestidir. Böyle bir mecburiyeti belediyemizin yok. Bir taraftan kamu özelle rekabet halindeyim diyecek diğer taraftan gelen hastalarına daha iyi hizmet sunmak adına böyle bir konuya teşebbüs etmeyecek. Benim ring aracım bozulduysa bu çok kolay, hastanenin döner sermayesinde para var. Alırsınız bir ring aracı olur sana iki ring aracı. Hiçbir sıkıntı olmaz. Her şeyi bir kamu kuruluşunun belediyeden beklemesi çokta doğru değil. Hastane kendi alternatifini üretebilmeli. Belediye ring aracı almasaydı ve devreye sokmasaydı, gelen hastalar hastanenin derdi olmayacak mıydı? Hastane yönetiminin kendisinin yapması gereken bir şey. Biz belediye olarak bu konuda jest yapmışız. Araç bozulmuş.

ULAŞIM MASTER PLANI HAZIRLANIYOR

Şehrimiz için bir ulaşım master planı yok. Bununla ilgili bir çalışma başlattık. Master planı neticesinde duraklardan araçların büyüklüğüne kadar sizin önünüze hemen her şey öneri olarak geliyor. Plan bittiğinde her şey çok daha net ortaya çıkacak. Ulaşımın yetmediği noktada, ulaşılamayan noktalarda belediyenin ek güzergah açma gibi bir şansı var. Kaldı ki bunları da açtık. Birkaç yeni hat ilave ettik birkaç yere durak koyduk. İhtiyaç olduğunda müdahale yapabiliyoruz.
Toplu taşımalarımızda görüntülü ve sesli sistem var. Gelen şikayetler olduğunda buradan hızla incelenip gereken yapılıyor. Bu konuda gerekli denetlemeler yapılıyor. Toplu taşımadaki hizmet içi eğitim ve kartlı sistemden sonra muhtemelen ciddi anlamda düzelmeler olacaktır.

KARLA MÜCADELE

Belediyemiz kış ile ilgili gereken hazırlıkları yaptık. Hazırlıksız olma gibi bir durum olmaz. Belediye her zaman her şartta hazırdır.

Canlı yayında belediyeye kurumsal kimlik kazandırdık derken cümlenin başı önemli. Daha çok kurumsal kimliğini kazandırmak adına cümlenin başında bir söz var. Bu koltukların kimseye baki kalmadığını ifade ettim. Devlette devamlılık esastır. Kişiler değiştiğinde sadece öncelikler değişir. Örnek olarak Teleferik, Sayın Tahsin Babaş’ın önceliğiydi. Ben olsaydım benim önceliğim olmazdı dedim. Burada ben onu eleştiremem. Neden bunu önceliğine koydun diye. Kurumsal kimlik derken şuanda beş yıllığına seçildik. Allah ömür verirse bu süreyi tamamlayacağız. Teveccüh bu yönde. Beş yıl sonra devam denirse devam tamam denirse dururuz. Hemşehrilerimiz bize ciddi bir teveccüh gösterdi, bizde bu doğrultuda daha iyisini yapmak adına çalışacağız. Bu beş senenin hakkını vereceğiz.

Sosyal medyadan eleştiriler geldi dedim ya; yok belediyede durmuyor, yok dışarıya gidiyor, o yoktu bu yoktu diye. Geçenlerde Alanya Belediye Başkanı ile görüştüm. Ben belediyeye düzgün uğramam dedi. Çünkü işleyen bir kurumda sizin olmanıza çok gerek yok. Belediye işi kamu işidir, devletten hizmet alma işidir. Dolayısıyla bizlerin iş kovalaması lazım. Allah’a çok şükür her belediye başkanına nasip olmayacak bir kadro ile çalışıyorum. Recep kardeşim var konusunun duayenlerinden. İsmail Başkanımı hepiniz tanıyorsunuz. Mehmet hocam yine öyle, Nuray hanım yine öyle…

Belediye Meclis üyelerimiz derseniz zaten hepsi konusunda yetkin. Dolayısıyla böyle bir kadro çoğu kula nasip olmaz. Tabi bende işlerimizi takip edip Kastamonu’ya daha fazla ne kazandırabilirize bakalım, bakanlıklarda, kurumlarımızın genel müdürlüklerinde gerekli görüşmeleri yapalım. Haftalarca kolay ulaşılamayacak kişilere bizler 15 dakikada ulaştık. Ben Ankara’da bürokraside ciddi çevrem var derken, siyaset olsun diye söylemiyordum. Bu konuda ciddi olduğum için söylüyordum. Ankara’da da bize kapılar açılıyor. Şehrin hayrına bunu kullanabilirsek ne mutlu bize. Benim tekdirdim kubbede hoş bir seda bırakmak ve hayırla yad edilmek. Başka bir derdim ve kaygım yok.

SERA PROJESİ

Şeker Fabrikası ile bir protokol yapıyoruz. Şeker fabrikasının çok ciddi bir sıcak suyu var. Dere yatağına enerjiyle soğutup öyle döküyorlar. Bundan istifade edelim dedik. Genel müdür ile görüşmemizi yaptık. Sera projemizi de hazırladık. Sıcak suyu Seramızın içerisinde döndürerek kışın ortasında inşallah organik sağlıklı sebzeler üreteceğiz ve halkımıza sunacağız. Sera projesini çok önemsiyorum. Oradan evlerimize organik fidelerimizden dağıtırız da herkesin balkonunda organik domatesi, biberi, salatalığı olur.

HİPODROM

Hipodromla ilgili çok ciddi bir çalışmanın içerisindeyiz. İnşallah hayırla neticelenir. Önümüzdeki hafta konuyla ilgili bir iki görüşmem daha olacak. Ben Kastamonu için üst düzey görüşmeler yapmaya gayret ediyorum. Her konuda olduğu gibi bu konuda da gerekeni yapmaya çalışacağım. İnşallah hayırla neticelenir.”
OGÜNhaber