Yangın bölgelerinden gözlemlediklerim..

Ben iki gün boyunca bizzat Manavgat’ta, Antalya’da yangın bölgelerinde bulundum.
"Tomalar yok" dendiğinde Tomalar oradaydı. En az on Toma bizzat canla başla benim bulunduğum yerde, yangında aktif görevdeydi.

"Uçaklar nerede" dediklerinde uçaklar yangını söndürebilmek için tehlikeli manevralar yapıyordu, onlarca helikopter oradaydı.

Polisi, jandarması, itfaiyesi canla başla çalışıyorlardı.
İtfaiye erlerinin çığlıklarını duydum,hüngür hüngür ağladıklarına şahit oldum. "Abi biz geç kalmadık, biz anında müdahale ediyoruz, biz söndürüyoruz rüzgar bir dönüyor yaptığımız boşa çıkıyor" diye ağlayan itfaiye erinin konuşmalarına şahit oldum.

Bırakın bu kurumları İçişleri Bakanı oradaydı, Aile bakanlığı psikologları oradaydı. Hanım psikologlar ev ev, kapı kapı geziyorlar tek tek aile kadınlarıyla konuşuyor onların morallerini yüksek tutmaya çalışıyorlardı.

Gençlik ve spor bakanı ve çalışanları oradaydı. Ne işi var yangın bölgesinde dersiniz, ben bizzat gördüm gençleri toplayıp onlarla ilgileniyor, ihtiyaçlarını soruyor, onlara yardım ediyordu.

Belediyelere gelince maalesef belediyeler bu konuda sınıfta kaldı. Bırakın devletle kol kola yangına müdahale etmeyi sadece cazgırlık yapıyorlar, sadece muhaliflik adına yangından rant sağlama peşindeler, çamur atma peşindeler.

Şuna şahit oldum ki devlet büyük küçük bütün kurumlarıyla orada herkese el uzatıyor.

Ben dört köyde oniki haneyi ziyaret ettim, Osmanoğlu Yardım Derneği adına ihtiyaçlarını sordum, kime sorsam "Devletimiz geldi, ilgilendi, gerekeni yapıyor,yapacak." dediler. Biz dernek olarak bile boşta kaldık, neredeyse yardım eli uzatılmamış aile bulamadık desem abartı olmaz.

Durum böyleyken hala bu felaketten fırsat devşirmeye çalışanlara yazıklar olsun diyorum. Belki bir eleştiri yapacaksak kendimize ilk anda bir afallama bir şaşkınlık yaşandı belki ama bu öyle her yaz bir mıntıkada çıkan normal bir yangın mıdır?

Aynı anda ülkenin yüz küsur noktasında yangınlar çıkarılıyor. Bunun içinde kirli eller var. Herşey hesaplanmış, meteorolojik hesaplamalar yapılmış, dereceler, rüzgarın yönü hepsi hesaplanmış, bölgeler seçilmiş. Bu evet pkk'nın da alet edildiği çok büyük bir oyunun parçası.

Bir de hemen ağaç dikilsin şeklinde yazılar görüyoruz, bunlar da yine halkı taraflı yönlendirme çabasıdır. "Bakın ağaçlar bağışlandı ama hala dikim yapılmadı denecek." Bu işler zaman ister, önce o toprak tamamen soğuyacak, yağmurlar yagacak, toprak bitki dikimine hazır hale gelecek. Bu süreç en az altı ayı bulur. O nedenle millet olarak bu tarz provakatif söylemleri de dikkate almamak gerekiyor.

Ayrı ayrı sayınca 209 yangın var bunun 199'u söndürüldü. Peki kaç günde ?
Sekiz günde södürüldü.
Avustralya yangını tam 240 gün sürdü, 240 gün söndürülemedi.
Avrupa’da da aynı şekilde vahim durumlar yaşanıyor devletler aciz kaldı bunlara şahit oluyoruz. Sekiz günde 199 yangını söndürmek büyük bir devlet başarısıdır.

Muhalif kesim Avrupa ile ABD kıyaslamayın diyor. ABD büyük ülkeymiş, dev ormanlar varmış kolay değilmiş yangınları hemen söndürmek. Böyle birşey olabilir mi?

Hani ABD süper güç değil mi, gelişmiş teknolojiye sahip değil mi, nerede kaldı gelişmişlik?
Güçlü olan bizim devletimizdir. Halkının yanında olan bizim devletimizdir. Artık devletimize sahip çıkalım.

Son olarak Kurucu üyesinin Türkiye olacağı, Bulgaristan, İspanya, İtalya ve Fransa'nın üyeliği ile oluşturulacak, orman yangınları ile ilgili bir platform kurulması gerekir. Sıcak kuşakta yer alan ve her yaz yangın riskine azami yakın bu ülkelerin birlikte aynı platformda görüşmeler yapması, işbirliği içinde tedbirler alması, yardımlaşmaları elzemdir. Biz böyle bir öneri sunuyoruz devletimize.

Ceza kanunları tekrar gözden geçirilmeli, yangın çıkaranların çok ciddi ve ağır cezalar almaları sağlanmalı. Orman yasası ile ilgili çok ciddi yeni kanunlar çıkarılmalı. Orman Bakanlığı bir başka bakanlıkla birleşik değil bir birim olarak sadece ormanlarla ilgilenecek Orman Bakanlığı olarak görev yapması gerekiyor.

Yangın söndürme kurumu olarak çalışan itfaiyenin yanında AFAD gibi bir başka kuruma daha ihtiyaç var ki bu kurum görevlileri Ormanlarda koruma kurtarma, gözetleme, denetleme gibi görevleri yerine getirmeli.
Evet Uçaklar her arazide yangın söndürme görevini yerine getiremiyor, helikopterlerin teknik olarak bu konuda daha yeterli olduğu açıklamalarını biliyoruz. Ancak uçakların da kullanılabileceği araziler açısından devlet bir yangın filosu oluşturmalı, hatta bu filo için gerekli olan uçakları kendimiz üretmeliyiz.

Bugün iha-siha üreten devletimiz elbette kendi uçağını da üretecek yeterliliğe sahiptir.
Bu konuda devletimizden taleplerimiz bu yöndedir.

Evet dostlarım, dilerim bu zorlu günleri her zaman olduğu gibi omuz omuza birlik içinde aşarız. Allah bizlere bu zor günleri bir daha yaşatmasın.
Allah'a emanet olunuz!
OGÜNhaber