Osmanlı ve Ramazan..

Ramazan, son ilahi mesaj Kur'an-ı Kerim ile beşeriyetin vuslat ayıdır. Kur'an'da beşeriyetin aradığından fazlası var. Gelecekte olacak maddenin ışınlanmasına varıncaya kadar.

Osmanlı'da Ramazanlar nasıldı bakalım:
- Askıda ekmek uygulaması olmazsa olmaz idi
- İsrafa yer yoktu. Osmanlı iktisadî sisteminde israfa yer yoktu. Bugün bu disiplinden uzaklaştık bir çok konuda.
- Lütfen lüks lokantalarda iftar-sahur programları yapmayalım. Ramazan bir ruhen arınma ayıdır, ruh keşfi ayıdır. Kalpteki altın madenlerinin keşif mevsimidir. Mevlana Hocamız şöyle der; aç karın şeytanın zindanı, tok karın şeytanın pazarı. Tok karınlı insanı eğitmek soğuk demiri döverek şekillendirmek gibidir.

Ramazan, ramazan bitince başlar. Orada kazanılan güzel hasletler Ramazandan sonra da devam ediyor ise oruçlar kabul olmuş demektir diye umut edilir.

Sahura kalkınca iki rekatta olsa teheccüd ile taçlandıralım. Eller duadan inmesin. İftar vakti, sahura bu vakitler mühim.

Bol istiğfar, salavat okuyalım. Ümmete ve insanlığa dua edelim. Nefis muhasebesi yapalım. Hadis, İslam tarihi, Tefsir okuyalım. İlmimizi arttıralım. Teravih namazlarını cemaatle ifa etmeye gayret edelim. Dünyevî konuları konuşmayı azaltalım.

Osmanlı padişahları son on gün itikaf ile ifa etmeye azami gayretli idiler. Hatta 2.Selim Sultanımız Edirne Camiinde kendine çok dar bir çilehane yaptırtmıştır. Görmek nasip oldu.

Dernek olarak Afrika, Suriye Türkiye de iftar çalışmalarımız olacak. Ramazan'da koli dağıtımımız devam ediyor.
Kalın selamet ile...
OGÜNhaber