İmam Hatip'ler ile ne yapılmak istendi, asıl amacı ne?

Kıymetli okurlarımız!
Son zamanlarda İmam Hatip'lere bayağı bir saldırı var.

Tarihçesine bir bakalım;
İmam Hatip Mektepleri'nin tarihi 114. halife Sultan Reşad'a dayanır. 1913'de topluma manevi rehber olacak imam-hatip yetiştirmek üzere açılan ve daha sonra Medresetü-l Vaazin ile birleştirilerek Medresetü-l İrşad adını alan Medresetü-l Eimmeti vel Hutaba'dir.

Malum, Yıldız Teknik Üniversitesi de Sultan Reşad tarafından kuruldu.

Bu mekteplere İmam Hatip Mektepleri ismi 1924'de verildi.

Burada amaç imam ve hatip yetiştirmek idi. İmamlar ve hatipler halkın maddi, manevi liderleridir, psikolojik danışmanlık dahi yapar, savaşlarda ve savaş sonrasında halka manevi destek ve rehber olmuştur. Buna tarih şahiddir.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile medreseler kapatıldı lakin, 4.maddeye binaen imamlık ve hatiplik hizmetlerinin görülebilmesi için ayrı okullar açılması öngörülüyordu.

'İmam Hatip Mektepleri' 1924'de 29 merkezde açıldı.

1929'da sayıları 2'ye düştü 1930'da öğrenci yokluğu nedeniyle tamamen kapatıldı ve 1948 yılına kadar imam-hatip eğitimi yapılmadı.

1930-1948 yılları arasında din eğitimi, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde açılan Kur'an kurslarında verildi.

1949'da MEB bünyesinde "İmam Hatip Kurslarında" din hizmeti görevlisi yetiştirme uygulaması başladı.

Ortaokul mezunlarının alındığı 10 ay süreli İmam Hatip Kursları'ndan 1949 sonuna kadar 50 kişi mezun oldu. Kursların süresi daha sonra iki yıla çıkarıldı.

Demokrat Parti, İmam Hatip Okullarını 7 ilde açtı.

1963-1964'de İmam Hatip Okulları'na ilk defa parasız yatılı öğrenci alınmaya başladı.

İHO sayısı 1965'te 45,
1966-67'de 65, 1967-68'de 84'e yükseldi.

1973 yılında, isimleri İmam Hatip Liseleri (İHL) olarak değiştirildi.

1974 CHP-MSP hükûmeti döneminde imam hatip liselerinin ortaokul bölümü ve 29 yeni İHL açıldı ve böylece okul sayısı 101'e çıktı.

1968'li yıllarda okullar devlete karşı kullanıldı.
1980 öncesinde sokaklar kan kokuyordu.

Gençler sağ sol çatışmasında buldu kendini. Sabah sağcıya silah veren eller aynı silahı öğleden sonra solcuya verdi.

Ama bu süreçte çok önemli bir şey oldu; bu fitne, imam hatiplere giremedi. İttihat ve Terakki de maalesef Osmanlı üniversitelerinde yeşerdi sonraki örgütlerde günümüz üniversitelerinde. Halbuki bu okulların açılmasındaki amaç ilim idi.

28 Şubat'ta önleri ciddi şekilde kesildi İHL'lerin. Aslında bu 15 Temmuz kalkışmasının hazırlığı idi, eğitim ayağında.

İHL'ler birilerinin arka bahçesi olmadı. Yapamadıkları için de hedefte. İmam hatipleri istedikleri amaçlarda kullanamadıkları için kendileri okullar/kolejler adı altında devlete kafa tutan kurumlar açtılar. İlim bu değil.

'Çalınmış soru' kavramı ile tanıştık. Hak etmedikleri makamları işgal eden kurmaylar, bürokratlarla tanıştık. Liyakat hiçe sayıldı.

Mezuniyet töreninde siyasi mesaj veren, siyasi pankart açan, rektörün yolunu kesen talebe dünyanın hangi ülkesinde var?
Ne kadar çirkin geliyor kulağa. Halbuki okul bu demek değildir.

"Emaneti ehline verin" diyor fermanı ilahi.

Velev sorular kendisine verilse de elinin tersi ile iten nesiller yetiştirmek değil midir okulun amacı? Talebe ve siyaset bir araya gelmemesi gereken iki kavram. Okulunu bitir sonra siyaset yap.

Hulâsa dertleri;
1.Bu okulları yeni kalkışmalarda devlete karşı kullanamayacaklarını anladılar.
2. Buralarda yeni tahrifatçı yetiştiremeyeceklerini anladılar.
3. Okullar üzerinden gündemi işgal faaliyetlerinde kullanamıyorlar imam hatipleri bu da kasıyor.

İHL'lerin son zamanlarda sınav başarıları da göz kamaştırıyor çok şükür.

Bu dönüşüm aynı zamanda okulların aslî vazifelerini ifa etmeleridir. Ülkenin, dünya barışının buna ihtiyacı var. Rabbimiz fırsat vermesin bunlara. Onlar bir hesap yaparlar velakin yaratan da yapar ama o her daim galiptir.

Kalın selametle.


Görüş ve fikirlerinizi bana sosyal medya hesaplarım ve ogunhaber.com üzerinden ulaştırabilirsiniz.
OGÜNhaber