Perşembe'nin Melekleri

Her Perşembe Show Tv kanalında yayınlanıyor. 

İyi bir senaryo dışında cast (oyuncu) seçiminin de ne kadar önemli olduğunu bu dizi bize gösterdi. 

Meleklerin Aşkı dizisinde Oya Başar, Gülperi Özdemir, Berkay Hardal, Didem Balçın, Toygan Avanoğlu, Serkan Kuru yer alıyor.  

Dizinin hem senaristi hem de yönetmeni olan Ersoy Güler hikayenin dünyasını çok güzel kurmuş. 

Tüm karakterler adeta yaşıyor. 

Her karakterin devamını merak ediyorsun. 

Genellikle yerli dizilerde kullanılan bir reji sistemi yok.

Standartların dışında değişik planlar, hiç sarkmayan sahnelerle izlettiriyor. 

Klasik ikili yakın yerine geniş planlı Amerikan tarzında bir reji var. 

Dizinin başrol oyuncularından Berkay Hardal’ı (Yağmur Duru) çok beğendim. 

Uzun zaman sonra ilk defa bir erkek başrol oyuncusu tabiri caizse rol kesmeden, yakışıklı görünmeye çabalamadan oynamayı başarmış. 

Masum, sevimli, saf bir karakter çıkarmış. 

Saygı ve hayranlık uyandıran Oya Başar, yine muhteşem oyunculuğunu göstermiş. 

Gülperi Özdemir’i (Melek Saymaz) ilk defa izleme fırsatı buldum. 

Daha önceki işlerini izleyememiştim. 

Bu dizide kendisini çok beğendim. 

Öncelikle çok güzel bir gülüşe sahip. 

Bizim Julia Roberts’ımız olabilir.

İfadesi, tonlaması ve mimiklerini çok güzel kullanıyor. 

Ama bu dizide en sevdiğim karakter Necmettin Çekilmez (Toygan Avanaoğlu) oldu. 

Her sahnesi mi komik olur. 

Acaba bir sonrakinde “ne yapacak” diye sabırsızlıkla bekliyorsun. 

Kendine şahane bir karakter çıkarmış.

2. Bölümü de yayınlanan bu dizi umarım uzun soluklu olur. 

İki hafta üst üste reytingleri de güzel geldi.

İzlemeyenler için genel konusuna gelirsek; 

Yağmur bebekken annesi tarafından huzur evine bırakılan merhametli, zeki ve sevgi dolu genç bir adam iken, huzur evinde daha ilk gördüğü anda aşık olduğu Melek’in aşk dolu hikayesi anlatılacak. Melek, Yağmur’un aksine inatçı, adaletli ve tüm hayatını doğaya adamış genç bir kızdır. Bu ikiliyi bir araya getirecek kişi ise Melek’in annesi Rukiye hanımdır. 

Kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim. 



Haftanın Filmi: Gringo

Aksiyon ve kara mizah iç içe bir film. 
Gringo filminin oyuncu kadrosunda Joel Edgerton, David Oyelowo, Amanda Seyfried ve Charlize Theron yer alıyor.

Gringo karmakarışık bir kurgu gibi görünsede, eğlenceli, aynı zamanda akılcı senaryoya sahip, güzel oyunculuklarla dolu bir film olmuş. 

Herkes kendinden bekleneni doğal bir şekilde vermiş.

Formül basit gibi gözükse de kara mizah yazmak zordur. 

Arızalı tiplerin içinde her şeyden bir haber olan saf bir karakterin başına gelenler.

Filmdeki karakterler hem gerçekçi hem de anormaller. 

Filmin konusuna gelecek olursak;

Harold Soyinka, evli bir iş adamıdır. 

Ortaklarıyla birlikte iş toplantısı için Meksika’ya gider. 

Meksika’dayken kendisini büyük bir karmaşanın içinde olur. 

Çevresindeki herkes tarafından aldatılmıştır. 

Meksika karteli ve onu öldürmek isteyen başka kişilere karşı bilmeden, safça bir mücadele verir. 

Eşini seven, sadık ve çok iyi bir vatandaş olan Harold’un, bu kötülüklerin içindeki savaşını izleyeceksiniz. 

Charlize Theron’un hayranı olduğum için bu filmi izlemeye başladım. 

Başarıya giden her yol mubahtır düşüncesinde acımasız, soğukkanlı bir kadın izleyeceksiniz. 

Rolünün hakkını vermiş. 

İzlerken kendisine sinir oluyorsunuz.

Film beklenen gişeyi çok fazla elde edemese de aksiyon sahneleri, kartel komedisi fena değildi. 

David Oyelowe’yu izlemek çok keyifliydi. 

Tatlı aksanıyla eğlenceli, komik bir performans çıkarmış. 

Keyifli bir akşam geçirmek için izlenebilir bir film olmuş. 



Haftanın Dizisi: Sharp Objects

Belleklere kazınan ve şaşırtıcı senaryosuyla dikkatleri çeken Gone Girl filminin yazarından bir dizi yayına girdi. 

Başrolünde Oscar Ödülleri’ne beş kez aday olan Amy Adams var. 

Dizinin ilk bölümünü izledim. 

Gerilim dolu bir dizi olmuş. 

Konusu ise; 

Camille Preaker, 2000 kişinin yaşadığı bir kasabada, aristokrat tarzı yaşayan zengin bir ailenin kızıdır. 

Ailenin kendine has değişik kuralları vardır.

Camille’nin ailesiyle arası iyi değildir. 

Uzun yıllar önce kasabayı terk etmiştir.

Gazetecilik yapan Camille, kasabada işlenen cinayetleri araştırması için geri gönderilir. 

Geçmişte yaşadığı bir olaydan sonra psikolojik sorunlarla boğuşan ve alkolik olan Camille, hem ailesiyle tekrar görüşmeye, hem de bu cinayetleri soruşturmaya başlar. 

Herkese iyi seyirler, iyi haftalar.
OGÜNhaber