Feda'kâr'lık..

Fedakarlık yapmaya hala devam ediyorsan da bunun adı fedakârlık değil aptallıktır!..

Hayatın merkezi sensin! Tam da bastığın yer dünyanın merkezi. Bencil olmamak adına, sadece duygularını kullanarak yaptığın tüm fedakarlıklar bir gün gelir sana kocaman bir kazık olarak geri döner.

Her şeyin ölçüsü olduğu gibi fedakarlığın, sevginin, iyiliğinde bir ölçüsü olmalı. Senin bu yaptığın fedakarlıklar başkasının kaderini iyi yönde değiştiriyor senide aşağı çekiyorsa bir bak bakalım bu işten kimkârlı kim zararlı. Vere vere karşındakinin egosunu da beslediğinde bir gün her yaptığın sana saygısızlık olarak geri dönecektir unutma. Çünkü fedakarlığı sonuna kadar tüketen insanların merhameti yoktur. Onların sana vereceği tek cevap vardır "yapmasaydın" olur!!.

Bu dünya sen varsan var. Sen olmasan zaten herkes bir yolunu bulur ve bir şekilde yaşar. Zaten bu yaşam döngüsünde kaderini yaşamak zorunda tüm insanlar. Tabi ki etrafımızda yardıma, desteğe ihtiyacı olanlara elimizden geldiğince destek olmak insanlık vazifemiz. Ama bunu sürekli hale getirenleri her defasında ayağa kaldırmak onların sorumsuz olmalarını, asalak yaşamaya alışmalarını sağlar. Senden olmayınca başkalarını kullanmaya başlarlar. Ve en acısı kendilerini hep "başarmış " zannederler.

Birçok insana göre fedakarlık denen şey sevginin bir ölçüsüdür. Bir nebze de doğrudur. İnsan birtakım şeyleri sevdiği için feda eder. Siz sevdiğiniz için feda edersiniz ama sevildiğinizden hiç emin olamazsınız. Ta ki vermeyi bırakıp almaya kalkıştığınızda anlarsınız ki, verdiğiniz kadar seviliyorsunuz.

Kimseye karşı tabi ki duyarsız olmamalıyız. Gerçekten desteğe ihtiyacı olan, bir dokunduğunuzda hayatının mucizesini yaşayacak olan insanlarda var. İnsan olabilmemiz için elbette paylaşmayı ve emek vermeyi bilmek zorundayız. Bu dünyadan göçüp gittiğimizde ardımızdan dua edecek insanlar bırakmalıyız. Dediğim gibi "ölçü " her durum için çok önemli.
Bu hayatta önce kendini sevmeyi bileceksin. Kendini seven insanlar mutludur. Mutlu olan herkes etrafına huzur dağıtır, umut dağıtır. Kazananlar hepsi kendine inanan, seven insanlardır.

Önce kendini sevmeyi öğren. Gör Kendini. Farket! Sen kimseden aşağıda değilsin. Fark etmediğin pek çok yeteneğin var belki. Kullanmaya cesareti edemediğin. Tüm benliğinle sarıl hayata!!

Zaman kazanma zamanı. Ne tekrarı var ne fragmanı. Yaş ilerliyor, gençlik gidiyor, sağlık gidiyor. Her gecen gün insandan bir parça götürüyor. Geri dönüşü olmayan bu hayatta kazanmak zorunda insan. O eskidenmiş "İnsan her yaşta yeniden başlayabilir" yok öyle bir şey. Giden gitmiştir. Geriye bakarak yürüyen önündeki taşa takılıp düşer!. Her şey zamanında güzel. İş, aşk, keyif.. Zaman ilerledikçe keyif aldığınız şeyler bile değişir. Ama bunları yasarken hep ileriye bakmak ve yıllar sonrasında olmak istediğimiz yeri belirlemek zorundayız. Anı yasarken bir şeyleri de kaçırmayalım..

İleriki yaşlarda rahat etmeyi beklemek hayal değil tercihtir. Gün gelip büyük pişmanlıklar yaşamak istemiyorsak tedbiri elden bırakmamamız lazım. Sonra bir bakarsın ki giden gitmiştir. Sonra sen "ben çok iyi insandım, çok fedakardım" la avunur durursun. İyilik kredi kartı gibidir. Limitlidir. Bir defada çekersen acısını da çekersin. Ama ufak ufak çekip ödeyince yine kullanırsan iki tarafta mutlu huzurlu olur.

Hayat göz açıp kapatıncaya kadar geçiyor. Kimi insan kendine verdiği değerle bu dünyanın tadını çıkarıyor ve rahat yaşıyor. Kimi insanda başkası rahat yaşasın diye pek çok şeyini feda ediyor. Ayarsız, ölçüsüz iyiliğin bedelini ödüyor.
Yaratıcısına bile nankör olan insanoğlu sana neler yapmaz. O yüzden her şeyi limitinde yap. Elbette bencil olma, tabi ki olan her şeyini paylaş. Ama kendini ileride zora sokacak, üzecek, muhtaç edecek fedakarlıklardan kaç! Fedakarlık sınır tanımadan bir tek evlada yapılır. Çünkü o, senin tercihinle bu dünyaya gelmiştir. Ona da uçmayı öğrettiysen hiç sorun yoktur.
Hayat kimse için ziyan edilmeyecek kadar kıymetli!..
OGÜNhaber