Kimse kusura bakmasın

Bugünün vaka sayılarını gördüğümde, endişeden önce, öfke duydum!

Çünkü dışarda neler olup bittiğini açıkça gördüm, görüyorum.
Okuyorum, seyrediyorum ve bir kez daha öfkeleniyorum.

Yeditepe Ün. Eğitim Üyesi Dç. Dr. Ferudun Çelikmen ile bir ay önce, bu Covid 19 meselesi hakkında konuştuğumuzda, “Eğer ağır bir hata olmazsa, Haziran ayında bitiririz” demişti!

Ümitvar olmuş, sevinmiştim. Düşen vaka sayıları, iyileşenlerin artışı, yoğun bakımların boşalması, peş peşe gelmiş, gerçekten de “Oh be, atlattık galiba” duygusuna kapılmıştım!

Evet Ramazan mahsun, Bayram mahpus geçmişti geçmesine.
Ama olsundu, durum iyiye gidiyor idi!

Sonra AVM’ler açıldı!
Birinci hata!

Ve tabii ki, sokağa çıkma kısıtlamaları kalktı!

Bugünkü sayılar, o ilk serbest haftasonunun neticeleri ve maalesef ben daha da kötüye gideceğini görüyorum!

Neden mi?
Çünkü en ağır hata, kafalarda!!!

Boğaz’da, Kordon’da içiçedir gelip, kendinden geçene kadar eğlenmeler, Pazar’larda mesafeyi katletmeler. Geçmiş Bayram ziyaretleri, sözler, nişanlar, asker uğurlamaları…

Maskeyi çene altından taşımalar, mesafeyi hiçe saymalar…

Yahu koronavirüsü atlatmış birine “geçmiş olsun”a gitmek, hangi fikirsizin aklına gelir?
Kabul edip bulaştırana ne demeli?

Bize bir şey olmaz kafası öldürüyor!
Ancak bizim insanımız bunu bir türlü idrak edemiyor.

Evet hayat normalleşmeli, elbette ki normalleşmeli, ama eski normal, artık normal değil işte!

Haydi tokalaşalım, gel sarılalım, gel seni bir öpeyim, bunlar bulaştırıyor arkadaşım!

İşin mi var, git, çık hallet gel!

Hükümete karşı sosyal medya hesap ve guruplar, 65 yaş üstü insanları, ayaklanmak için adeta tahrik ettiler, gördük.

Çünkü bekli ki, birilerine ölenlerin sayıları yeterli gelmemiş!
Peki buna uyup maraz çıkaranlara ne demeli?
Sizi tiftikleyenler değil, siz öleceksiniz siz!

Yahu milletçe hiç mi vicdan kalmadı bizde?

Aylarca evlerine gidemeyen, her saniye ölüm ile burun buruna olan sağlıkçılara hiç mi acımıyor sunuz acaba?
Hadi kendi hayatınızdan geçtiniz.
Başka insanların hayatları ile niye oynarsınız ki?

Ha tedbirlere, kurallara uymamışsınız, ha zil zurna sarhoş trafiğe çıkıp, insanların hayatlarına kastetmişsiniz.

Hiçbir fark yok!

Ama zaten mesele de tam da bu değil mi?
Kural!

Hiç sevmeyiz milletçe.
Ne trafikte ne normal yaşamda.
Medeni kuralları bile ezeriz biz!

Yoksa o parkların, ormanların, bahçelerin halleri neydi öyle!
Hayatımda ilk kez başkaları için utandım!
Daha çöpünü bile toplamasını bilmeyen bir toplumuz!

Uzun lafın kısası:

Kendinize acımıyorsunuz. Bari başka insanların sağlıklarını tehlikeye atmayın, hayatları ile oynamayın!

Çünkü belki siz atlatırsınız da bulaştırdığınız birkaç kişi, sizin yüzünüzden ölür!

Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam
OGÜNhaber