​İsimsiz Kahramanlar

Türkler 2000 yıllık bir devlet geleneğine sahiptirler. Tarihte 18 Devlet kurmuşlar ve medeniyetin asıl beşiği olmuşlardır. Sümerler Anadolu'nun bağrında yaşamamışlar mıydılar? 

Bu geleneğin icabı olarak da sürekli savaşmışlardır. Sayısız yiğit, kahraman olmuş, efsane olmuş, gazi ve şehid olmuştur. Yakın tarihimizde ve günümüzde de bu hiç değişmemiştir. 

Kore ve Kıbrıs savaşlarından sonra, ülkemizde çok ciddi bir terör ile mücadele başlamıştır. Bu mücadele de onbinlerce şehide, bir o kadar da gaziye mal oldu. Bu yiğitler, gözümüzün gördüğü, bir şekilde haber olmuş ve bizim de haberdar olduğumuz kahramanlar! 

Peki, şimdi bir de perdelerin arkasına bakalım. Hiç bir bültenin yazmadığı, gözlerin görmediği, kulakların duymadığı, hatta devletin içinde dahi çok az sayıda insanın haberdar olduğu kahramanlara bakalım. 

İstihbarat ve devletin gizli görevlileri

İstihbaratçı olmak, devlete hiç görünmeden, gerekirse hayat pahasına hizmet etmek demektir. Kendinizden vazgeçmek, tamamen kendini devlete adamaktır.

İstihbarat ile arka kapı diplomasisi birbirinin ikiz kardeşleridir. Biri diğeri olmadan olmaz! 

İstihbarat, özel yöntemler, çok özel seçilmiş birlikler ile arka kapı ve aleni diplomasinin ihtiyacı olan gerekli bilgileri toplar, bazen de belli durumları gerçekleştirmek ve eli güçlendirmek için çaba sarfeder, çünkü günümüzün en önemli silahlardan biri bilgidir. 

Devlet kavramı içinde, elbette bilinen görünen bir strüktür vardır. Ancak devletin asıl gücü, görünmeyen, bilinmeyen yüzüdür. Düşmanları en çok korkutan da bu yüzdür, çünkü miktarını ve gücünü bilmediğiniz herşey ürkütüçüdür. Hesabı mümkün değildir, ağır bir risk faktörüdür!

Bugün, içinde bulunduğumuz bu çok çetrefilli dönemin içinde, bizler, gördüğümüz siyasi aktörlerin icraatlarını baz alıp, devletin işleyişini bu havadisler ile ölçsek de, asıl kapalı kapılar ardında, dur durak bilmeden, gece gündüz, her türlü takdire şayan ve adeta insanüstü mücadele sürdüren gizli kahramanlarımız mevcut!

Devletimizin bekası, milletimizin refahı, vatanımızın menfaatleri için, uluslararası lobi faaliyetlerini yürüten, koordine eden, müzakereler yapan, analizler yaparak, devletin elini güçlendiren bu gizli Ordunun görevi, sınır başında, sınır ötesinde, ellerinde namus bildikleri silahları ile nöbet tutan Arslanlar’ın görevleri kadar vahim ve de mukaddestir. Pek az insanın bilgisi dahilinde, belki şu an bile ülkemizde misafir olan heyetler ile müzakereler yapılmakta, ülkemizin de içinde bulunduğu çoğrafya ya yön veriliyordur.

Strateji belirlemek, var olan mevcutları iyi değerlendirip, atılabilir adımların, doğurabileceği tüm etkileri tetkik ederek, aralarından en karlısını bulmaktır. Bunu becerebilmek çok derin bir bilgi, geniş bir vizyon, üstün ve keskin bir zeka ve uluslararası tecrübe gerektirir.

Ülkemizde bu meziyetlere sahip insanlar gayet mevcuttur. Şahsen hayranlık duyduğum hakiki kahramanlardır. Ne yazık ki, görevleri gereği belkide hiç bir zaman isimlerini öğrenemeyeceğiz, fakat emin olun ki çok şey borçluyuz! 

Önümüzdeki aylar çok çetin geçecek, o belli oldu ve ABD içinde hangi güçler baskın çıkar ise, bölgede çetin bir savaş mı, yoksa aklıselim bir diplomasi mi vuku bulacak, onu göreceğiz!

Fakat emin olun bu gizli Ordu, çok parlak beyinler önderliğinde, harıl harıl çalışmakta. Vakti gelince, belki bir ikisini tanıtacak olsak dahi, ekseri çoğunluğunu asla öğrenemeyeceğiz. Aramızda sessizce yaşamaya, asıl görevlerini hiç bir şekilde ifşa etmeden, bunun haklı gururunu kimseler ile paylaşamadan, devam edecekler!

Kimselerin haberi olmadan çok kritik görevlerde şehid düşen Arslanlar, yine sessiz sedasız, sırları ile beraber defnedilecekler. Bizler farkında bile olmayacağız! 

Bu devlet için, canını hiçe sayarak, dişine takarak, olağanüstü gayretler ile, geceli, gündüzlü mücadele eden siz! Önünüzde saygı ile eğilerek, Şükran’larımı sunuyorum. Şehid olanlarınıza saygı ile gözyaşlarımı sunuyorum. 

Millet size minnettardır. Hiç bilmese de, görmesede! 

Allah bu Aziz milletimiz ve vatanımız için hizmet eden herbir kulundan razı olsun, yar ve yardımcısı olsun!

Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam
OGÜNhaber