Gerçekten de, gerçek ''siyahî'' ve ''genç'' olması, gerek ''güven'' veren söylevlerine gerek ''dürüst'' görünüşüyle Obama, ''artık ben varım'' diyor.
Zaten, bağımsızlıktan 232 yıl sonra, ''Beyaz Saray''a ''siyah'' bir şahsiyetin ''Başkan'' olarak girmesi,ABD hatta dünya için yeni bir dönemin başlangıcı olarak kabul ediliyor.
Özellikle ABD'de geniş halk tabakaları Obama'dan çok şeyler, daha doğrusu ''köklü'' değişim bekliyor ve istiyor.
Oysa Obama'nın ''değişim''i önünde, aşılması oldukça güç çok engel bulunuyor.
Her şeyden önce, 8 yıldır ülkeyi kötü yöneten, dünyayı tehdit eden Bush'un deyim yerinde ise, ''pisliklerini'' temizlemek zorunluluğunda olan Obama'yı, ABD'yi kasıp kavuran mali krizin sarsıntıları öncellikle duruyor sonra da, ABD'nin yok olmaya yüz tutan, prestijini yerinden yükseltmek Obama'nın omuzlarından şimdiden sızlıyor.
Dahası, başta Rusya olmak üzere, ABD'nin dünyanın her yöresinde ''ihtilaflı'' olması Obama'nın ''korkusu'' görünüyor.
Irak, Küba, Venezüella, Filistin, Sudan ile başlayan mayın tarlası, içine Irak, Afganistan, Pakistan ve Çin'i de alarak uzuyor. Hatta Türkiye'nin bile ismini anmak gerdiriyor.
Üstelik Obama'nın Ermenilerle ilgili seçim vaatleri de varken, sempatik yeni liderin işi gerçekten de zorlaşıyor.
Gerçi, seçim vaatleri yerini daima doldurmak mümkün olmuyor.
Fakat nereden bakılırsa bakılsın, ABD için yeni bir dönem başlayacak oluyorsa da, çoğu kez ''evdeki hesap çarşıya uymuyor'' Yoksa ''değişim'', bir ''Amerikan rüyası'' (mı)? Obama'nın ilk icraatları arasında Guantanamo'da 1 yıl içinde sona gidilmesi ve Irak'tan yine 1 yıl içinde asker çekilmesi kararları ''cesaret'' veriyor.
Bu arada, Filistin ve İsrail için ''barış'' çabalarından sık sık söz etmesi Obama'yı rahatlatıyor.
Ne var ki, ilk 100 günde yapılacak icraatlar, Obama'nın asıl notunu oluşturacağı da biliniyor.
kakin@ogunhaber.comCRA- 25.Ocak.2009 Pazar - 18:33:00
Gazete baskısı için tıklayınız.