Tu Kaka

Ülkemiz üzerinde oynanan oyunları sahneleyenler tarih sahnesinde bunun hesabını çok ağır vereceklerdir. Bencillik ilkesiyle hareket eden bu ülke üzerinde yaşayan bazı insanlar önce ailelerine ardından işletmelerine ve en önemlisi de ülkelerine ciddi hatta kalıcı zararlar veriyorlar.


Öncelikle bu insanlar kafalarındaki bu anlayışı silip önce vatan, sonra ben diyemedikçe geçmişte ne olurlarsa olsunlar yok olmaya ve kötü anılmaya mahkum olacaklardır. Benim düşümcemden olmayan tu kaka'dır düşüncesi yüzünden karşıt fikirlere saygılı olmamak bence kompleks örneğidir.


Mesela; Geçim derdi olmayan kişiler geçim derdini bir yana koyalım biz şu hadiseye odaklanalım diyerek geçim sıkıntısı yaşayanlara haksızlık ettiklerinin farkında değiller.
Büyüklerimiz ''şüyuu vukuundan beter'' derler ya hani ne hoş söylemişler.

Yani öyle durumlar gözlemleriz ve duyarız ki; duyduğumuzda ve gördüğümüzde şaşıp kalır ve sadece vay be deriz. Kısaca bazı olayların duyulması, olup bitmesinden daha çok bizleri derinden yaralar.


Gerçekten hafızam bu günlerde beni üzerek ruhumu karartıyor. Küçüklüğümden beri büyüdüğüm aynı tastan çorba içtiğim birilerine göre kafatasçı ama esasında bu ülkenin dirliği ile birliği için kıbleye yöneldiklerinde vurulan ağabeylerimin söylediği gibi Bizans oyunlarını sahneleyenlere dikkat etmeli ve bunlardan uzak durmalıyız.


Ama olmuyor ve et tırnaktan ayrılmıyor ama ne alaka et tırnaktan ayrılmaz ki zaten. Tırnak etten ayrılmalı bence.

Ama kesinlikle ve kesinlikle ''Olmaz'' demekle de olmuyor. Gerçekten sevdiğim ağabeyim, ''Sessiz kalmak bir şey bilmediğin anlamına gelmez ve çok konuşmak ise çok bildiğin anlamına gelmez'' demişti.


Bende kararımı 1 ay öncesinden verdim ve bu söze istinaden konuşmuyorum her şeyi yazıyorum. Ama kalemşorluk misali köşemde veya gazetemde yazmıyorum. Bilenler biliyor bilmeyenler merak etsin.


fyildirim@ogungazetesi.com.tr
09-15.Mart.2008/Sayı:63/Sayfa:03
OGÜNhaber