Millilerimiz İle Tekstilcilerimiz

O sizin dediğiniz şans Play-Statıon ve Loto ile Toto oyunlarında olur. Bu olay bence kader, kısmet ve azimle alakalı olarak millilerimizin bir ''TÜRK'' gibi mücadele etmesinden öte değildir.

Yarı final maçına kadar bizim futbolcularımızın 90 dakika oynadığı maçlarda rakipler hep 70 dakika ile 80 dakika arasında top koşturdular. Lakin son maçta her iki takımın da 90 dakika oynamasına rağmen millilerimiz Avrupalılar gibi değil, onlardan daha iyi bir futbol oynarken kader kısmet misali millilerimiz karşısında top koşturamayan Alman takımı son dakikada attığı golle maçı kazandılar.

90 dakika boyunca Almanların sahada adrenalini çok yüksek seviyelere çıkardık ve oyundan hiçbir zaman kopmadık. İlk golümüzle öne geçtik fakat koruyamadık. Yenik duruma düştük ama yine de vazgeçmedik. 90. dakikada hiç olmayacak bir golle turnuvaya başımız dik, onurlu ve gururlu bir şekilde veda ettik.

MİLLİLERİMİZ 11 ALMANLAR, 11 ARTI BİR HAKEMLE OYNADILAR
Ama unutulmamalı ki! Biz 11 futbolcumuzla mücadele ederken, Almanlar 11 artı bir hakemle karşımızda top koşturdu. Elendik, ama gururlu bir şekilde elendik. EURO 2008'de final oynama hakkını başka takımlar kazanmasına rağmen turnuvanın yıldızı ve efsanesi Türk milli takımı olmuştur.

Turnuvada hiçbir teknik direktör ve futbol üst yöneticileri şaşkınlık içerisinde Türk milli takımını çözememiştir.

MİLLİLERİMİZ HAYATIMIZA VE EKONOMİMİZE RENK KATTILAR
Millilerimiz bize gerçekten bir keyif yaşatırken, iş hayatımıza şevk, özel hayatımıza da bir anlam ile katkıda bulundular. Milli takımımızın yarı final maçı oynayacağı gün öncesinde Wenice Kids ortaklarından Oktay Özdemir ile tekstil konusunda bazı istişarelerde bulunmak için görüşmeye gittim.

TEKSTİLCİLERİMİZDE TARİH YAZIYOR
Oktay Bey İsviçre'den gelen tekstilci firma yetkilileri ile görüşürken, Oktay bey'in müdürlerinden birisinin diğer bir iş arkadaşına, ''İNANIRMISIN BEN BURADA BİR TARİHİ OLAYA ŞAHİT OLDUM. BU GÜNE KADAR BİZDEN MAL ALACAK AVRUPA FİRMALARININ BİZLERE HEP BAZI ŞARTLAR SUNDUKLARINI GÖRMÜŞTÜM. AMA İLK DEFA BİR TÜRK FİRMASININ İŞ PROTOKOLÜ YAPARKEN MAL SATIŞ ANLAŞMASI YAPMADAN ÖNCE YABANCI FİRMAYA BAZI ŞARTLAR ÖNE SÜRDÜĞÜNE ŞAHİT OLDUM VE BU ŞARTLARI SUNAN FİRMANIN İSE BENİM ÇALIŞTIĞIM FİRMA OLMASI İSE BANA AYRICA GURURDA YAŞATTI'' demesine şahit oldum.

TÜRK TEKSTİLCİLER OLARAK AVRUPALI TEKSTİLCİLERİ ŞAŞIRTMALIYIZ
Oktay bey'e duyduğum bu diyalogu anlattığımda, Ferhat bey, Ferhat bey neden şaşırıyorsunuz ki! Millilerimiz Avrupa takımlarını nasıl şaşırttıysa, bizde Türk tekstilciler olarak Avrupalı tekstilcileri şaşırtmamız gerekmez mi? Evet tekstil ürünlerimizi satacağımız firmalar ile protokol yapmadan önce bir takım kriterleri şart koşuyoruz.

Özellikle hayır ve yardım çalışması yapmayan ve personelin iş şartlarına özen göstermeyen hiçbir yabancı ülkeye mal satmıyoruz. Yani seçiciyiz. Çünkü biz Çin malları değil, kaliteli Türk mallarını Çin'den daha ucuza satıyoruz'' diyerek beni derinden gururlandıran bir konuşma yaptı.

MÜDÜRÜM, MÜDÜRÜM ÇİNLİLER GELİYOR
İçeri bir müdürü gelerek Oktay bey'e Adapazarı'ndaki mağazalarında yapılacak % 50 indirim kampanyası için onay almaya geldiğinde ise, lütfen bu indirim kampanyasını % 70 olarak yapın talimatını verdiğinde, personeli Oktay bey zarar olmaz mı?

İndirim çok değil mi? sözüne ise biz bu günlerde maliyet hesabı yaparak, kendi halkımıza uygun fiyatla mal satamaz isek, niye çalışıyoruz diyerek, Rahmetli Valimiz Recep Yazıcıoğlu konuşma tarzıyla, ''Müdürüm, müdürüm Çinliler geliyor çok çalışmamız lazım lütfen gardımızı alalım'' dedi.

Yani anlayacağınız millilerimizin yarı finale kadar gelme başarısı bizleri hem ikili ilişkilerimizde hem de ticari ilişkilerimizde hırslı bir seviyeye ulaştırdı.

Teşekkürler Millilerimiz, Teşekkürler Fatih Terim, Teşekkürler tekstilci işadamlarımız...

 


fyildirim@ogungazetesi.com.tr
OGÜN/29.Haziran-05.Temmuz.2008/Sayı:79/Sayfa:03
OGÜNhaber