2021 yılı kadın cinayetleri

Sadece sosyal medyada gördüğümüz haberlerin yanı sıra internetten araştırıp bakarsanız eğer kadınların öldürülme sebepleri ve öldürülme şekilleri gerçekten tüyler ürpertici.

İşin enteresan tarafı ölümlerin %80'i ateşli saldırı.

Yahu arkadaşım Teksas katliamına döndü iyice bu durum. İpini koparanın belinde silah. Evinde pompalı, kalaşnikof.

Yahu siz nereden buluyorsunuz bunları? Hadi aldınız, ilk tartışmada birini öldürmeniz mi gerekiyor. Bu nasıl bir canilik bu nasıl bir gözü dönmüşlük, bu nasıl bir merhametsizlik!..

Silah satışları konusunda ciddi önlemler alınmazsa şayet durumlar her zaman çok daha kötüye gidecek. Çünkü cahil bir millet geliyor ne yazık ki.

Öldürülen annelerin evlatları geliyor. Gözlerinin önünde babasının annesini bıçakladığı, boğazını kestiği ya da döverek öldürdüğü bir nesil geliyor.

Ölen kadınların %70'i çocuklu kadınlar ve bu olayların çoğu evde çocuklarının önünde gerçekleşti.

Biz yetişkinler olarak düşünelim;
Karşımızda birinin öldürülmesi bizim üzerimizde nasıl bir etki bırakır?
Düşünemiyorsunuz değil mi?

Birinin karşınızda başka birinin boğazını kestiğini düşünün ne yaparsınız? Eliniz kolunuz bağlı olarak hayal edin bunu. Çünkü o sabilerin durumu aynen bu şekilde. Elleri kolları tabiri caizse bağlı şekilde ölüm izliyorlar.

Biz televizyonda vurdulu kırdılı şeyleri izletmeyelim çocuklarımıza agresif çocuk olmasınlar diye düşünürken bazı çocuklarımız gözlerinin önünde annelerinin ablalarının ölümünü izliyor. O çaresiz an o çocuğun aklından bir ömür çıkar mı sanıyorsunuz siz?

Ne olacak sonra?
Çocuk şiddeti bizzat yaşamış bir birey olarak rol modeli babası olduğu için, bir gün kız arkadaşıyla tartıştığında bile ona şiddet gösterecek. Sadece kızlara değil erkeklere de yapacak bunu. Çünkü onun için önemli olan şey güç gösterisi artık.

Şiddet uygulamak, birinin canını yakmak onun için güçlü olmak demek.

Asıl gücün zekâ olduğunu hiçbir zaman anlamayacak bu çocuk.

Belki de anlamak isteyecek, zihninden yaşanan olayları silmek isteyecek ama o kadar ciddi bir travma ki bu yaşanan eninde sonunda onun karşısına kendi yaşadığı haliyle çıkacak. Neden biliyor musunuz? Çünkü o çocuk ömrü boyunca babası gibi olmaktan korkacak. Korku enerjisiyle de tam olarak o adam halini alacak.

Korku bu hayatta yaydığımız en kuvvetli enerji frekansıdır.
'Korktuğum başıma geldi' deyiminin de aslında bize anlatmak istediği şey tam olarak budur.

Mesela küçük çocuğunuzu evde bağırarak korkutursanız o çocuk okuldaki arkadaşlarıyla problem yaşadığı esnada onları bağırarak susturmaya çalışacaktır.

Döverek korkutursanız aynı şiddeti bir başkasına uygulayarak kendisini haklı çıkarmak isteyecektir.

Çünkü ebeveyni bunu ona yapıyor ama bir ceza almıyor. Demek ki şiddet bir suç değil!

Anneye gösterilen şiddet ise bir erkek çocuğunun sevgilisi olduğunda ona zulmetmesine yol açacak. Çünkü baba anneye sürekli ruhsal ve bedenen şiddet gösteriyor fakat anne hala evde. Yemeğini yapıyor, temizliğini yapıyor, işine gidiyor, çocuklarına bakıyor ama asla babasının ona yaptıkları karşısında sesini çıkarmıyor.

Neden?
Huzurumuz kaçmasın.

Kaçsın arkadaşım.
Kendi canından kıymetli mi senin evdeki huzurun?..
Bırak kaçsın huzurun. Al çocuğunu da çık o evden bakma arkana.
Tam bunu diyeceğim sırada aklıma adalet sistemi geliyor.

Diyemiyorum!
Çünkü bu ölen kadınların %50'si uzaklaştırma kararı almış kadınlardı.
Ama öldürüldüler.
Hem de ne öldürülmek.
Yakılarak, boğularak, kesilerek, parçalara ayrılarak öldürüldüler. Öncesin de hırslanıp tecavüz eden ruh hastalarını saymıyorum bile.

Tecavüze uğrayan kadın ölü kadındır artık.
Ha bir kadınla kendi rızası dışında zor kullanarak birlikte olmuşsun, ha bir kadın seni istemediği için çekip vurmuşsun.

Aynı şey, aynı gurursuzluk.
Çocuk yetiştirmek işte bu yüzden hiç kolay değil.

İşte bu yüzden önce eğitim diye bas bas bağırıyoruz.
Eğitim bir meslek sahibi olmak için değil sadece aynı zamanda vicdanı, merhameti, saygıyı sevgiyi öğrenmek için eğitim alınır.

Kaç tane üniversite mezunu insan katil oldu?
Kaç tane eğitimli, bilgili insan başka bir insanın bile isteye canını yaktı?
Bir elin 10 parmağını geçmez.

Nerede sorunlu ailede yetişen, eğitimini mecburiyet ya da tercihen yarım bırakmış insan varsa oradan çıktı vahşet haberleri.

Çünkü bu hayatı aldığı eğitimle değil, gördüğü şiddetle öğrendi. Gerek bedenen, gerek ruhsal yaşadığı şiddetle.

Her gün çıkan kadın cinayetlerinin dışında bir de evde her gün psikolojik şiddet gören kadınlarımız var.

Boşansam ne yaparım kim bakar bana diye düşünen kadınlarımız.
Mecburiyetten katlanan kadınlarımız.

Sonunda ne oluyor biliyor musunuz? O kadının sabrının bittiği yerde tartışma başlıyor ve ölümle sonuçlanıyor işte.

Yaza yaza bitiremeyeceğim bir konu bu konu.
O kadar doluyum o kadar içerliyorum ki bu haberleri okudukça. Kanım donuyor resmen.

Yeni nesile yalvarıyorum bu yüzden…
Bakamayacaksanız çocuk sahibi olmayın,
Sevemeyecekseniz evlenmeyin,
Merhamet etmeyecekseniz sahip çıkmayın.
Herhangi birisi sizin huzurunuzu mu kaçırıyor?
Size iyi gelmiyor mu?
Çıkarın hayatınızdan.

Ne siz yanın ne karşınızdakini yakın.

Gururlu olun biraz yahu. Çok zor değil. Seni istemiyorsa bırakın gitsin. Şiddet gösterdiniz diye kimse sizi sevmeyecek.

Korkutarak birinin hayatında kalmayı gerçek sevgiyle karıştırmayın.
Sevemiyorsanız kimseyi, yalnız kalmak olsun tercihiniz.

Önce kendinizi dinleyin.
Önce kendinizi tanıyın.
Sonra arkadaş seçiminizi yapın, sonra eş seçiminizi zaten yaparsınız.

Ama önce kendiniz bunu unutmayın.
Kendini bilmeyen her insanın yaşadığı acı son belli.
Kendini seven insan, kendine değer veren insan herkese değer verir.
Kendini değersiz gören insanlar ise karşısındaki herkesi değersizleştirmek ister.
Şimdi bilinçli olma vakti. Zaman sevgi zamanı, zaman saygı zamanı.

Önce kendinize, sonra etrafınızdakilere saygı duymanız gerektiğini unutmayın.
OGÜNhaber