Suriye iç savaşında yeni bir dönüm noktası..

Bugün Rusya ile yapılan mutabakat için Suriye iç savaşının başlamasından bu yana en önemli dönüm noktası diyebiliriz.

Başlatılan Barış Pınarı Harekatıyla amaçlanan ne idi.?
Suriye sınırımızı güvene almak; YPG/PKK terörünü yok etmek ve 444 km uzunluğunda ve 32 km derinliğinde güvenli bölge oluşturmak.

Evet, uygulamayı görmek lazım ama bugün yapılan bu mutabakat zaptıyla Türkiye Barış Pınarı hedefine ulaşmış görünüyor.

Tel Rifat ve Membiç’teki YPG unsurlarının da silahlarıyla birlikte yarın saat 12’den itibaren 150 saat içerisinde bölgeden uzaklaştırılması da bu mutabakatın oldukça önemli kısmı.

Ayrıca Adana Mutabakatına da atıfta bulunulması ayrı bir özellik. Çünkü bu protokolle planlanan 32 km derinliğin ötesindeki Suriye topraklarında Türkiye aleyhine terör unsurlarının barındırılmamasını kapsıyor.

Bu maddenin de yer alması ülkemiz için mutabakata yansıyan olumlu boyutu.

Peki bu mutabakatla ortaya çıkan diğer gerçeklikler neler…
Rejim ve Esad Türkiye tarafından da kabul edilmiş oldu.
Esad fiilen olmasa da; ya temsilcileriyle veya Rusya üzerinden toplantıya dahil gibiydi.
Anayasa hazırlık komisyonu  ve hemen çalışmalara başlayacak olması da Suriye yönetiminin taraflarca kabulü sayılabilir.

Suriye iç savaşının bundan sonraki sürecinde Türkiye’nin daha aktif rol alacağının işaretlerini görüyoruz.

Mutabakat metninde rejimin Kürtlerle konuşması gerekir kısmı eminim Putin tarafından dahil edilmiş bir bölümdür ve bu kısma aşırı ihtiyatla bakmak lazımdır.

Sonuç olarak Fırat kıyısından doğuya kadar terör koridoru olarak adlandırdığı bölge Türkiye açısından güvene alınmış olacaktır. Cabası batıdaki Tel Rıfat ve Membiç’deki YPG unsurlarının çıkartılması da Fırat’ın batısına dair bir güvence olmuş oldu.




Ama yine de müteyakız ve dikkatli olmalıyız.
Çünkü anlaşma yapılan ABD ise ve hele Rusya ve Putin ise özellikle uygulamaya dikkat etmek ve her daim uyanık olmak zorundayız.

Mutabakatın 2. Maddesinde; "terörizmin tüm unsurları" denerek YPG/PKK'yı da içine alan bir terör tanımı yapılırken, Rusya’nın bu  örgütleri hala terör listesine almadığını unutmayalım.

Suriye politikamızda başlangıçta ciddi hatalar yaptık.
Sınırlarımızın bu hale gelmesine ve mülteci akınına dair diplomatik öngörüsüzlüklerimiz oldu.
Ama dün dünde kaldı.
Hayıflanmakla bir yere varılmaz.
Ama gelinen noktada daha akıl ve akılcı hareketle, reelpolitik ve soğukkanlı diplomasiyle hareket etmeye başladığımızı görmek gelecek için de ümit verici.

Hal böyleyken Barış Pınarı Harekatı ve sonrasında ortaya çıkan görüşmeler sonrasında ABD ve Rusya ile yapılan bu mutabakatların ülkemiz için pozitif gelişme olduğunu  ve bu konuda  Erdoğan’ın basiretle hareket ettiğini düşünüyorum.

Harekata, ABD ile ve bugünkü görüşmelere  dair ciddi kaygı ve endişe duyulmasına rağmen geldiğimiz nokta ve ortaya çıkan sonuç oldukça başarılıdır diyebiliriz.

Ama yine söylüyorum; asıl önemli olan mutabakat metinleri değil, içeriklerin sahada uygulanması ve amacına ulaşıp ulaşmadığıdır.

Artık bekleyip göreceğiz ama Türkiye-Suriye ilişkisi yeni bir evreye girmiştir.

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.
OGÜNhaber