Özel Öğretim Kursları neden kapatılıyor?..

Mehmet Akif’in, “Maarif, maarif, maarif” diye parmak bastığı, olmazsa olmazımız.

Bir karar alınmadan bin düşünülüp bir adım atılması gereken bir alan.

Alınan bir kararın onbinleri etkilediği, herkesi, hepimizi bir şekilde ilgilendiren en önemli alan.

Yaptım oldu” denmemesi gereken en birinci alan.

MEB’in  bir kararıyla Özel Öğretim Kursları kapanıyor.

2600 kurs feryat ediyor, sesini duyurmak istiyor.

On dakika olsun, bizi dinleyin diyor.

Dinleyen var mı…

Evet… Bazı yetkililer dinliyor.

Ama sonuç alınıyor mu…

Hayır.

Arz-talep dengesi sadece ekonomiye mahsus değildir.

Hayatın hemen her alanında vücut bulan bir olgu ve durumdur.

2600 adet özel öğretim kursu…

Sahipleri bu kursları, öylesine ve keyif olsun diye kurmadı.

Çünkü talep, arzı doğurdu.

Yani, FETÖ belasıyla ortaya çıkan dersaneler operasyonu sonrası ortaya ciddi bir boşluk çıktı.

Özellikle devlet okulunda okuyan orta-alt gelir grubu vatandaşlarımızın çocuklarının talebiyle bu kurslar kuruldu.

Çünkü bu gelir grubu insanımız çocuklarını özel okullara gönderemiyor.

İmkanları elvermiyor.

Özel okullar 30-40 bin TL civarı, bu kurslar ise 2500-5000 TL ücretlerde.

Eğitimde fırsat eşitliğini -bir nebze olsun- sağlayan bu kurslar da kapatılınca ne olacak..!

Bu çocuklar, eksiklerini nasıl kapatacak.!

Devlet okullarının nitelikli öğrencileri özel okullara kayarak devlet okullarında nitelik kaybı olmayacak mı.!

Bu kurumlarda istihdam edilenlerin akıbeti ne olacak.! 

Elli bini aşkın çalışan nereye gidecek.!

Merdiven altı kurumlar sahne almayacak mı.!

SGK-KDV-Stopaj adı altında bu kurumların devlete verdiği yıllık 750 milyon TL civarı nereden ikame edilecek.!

Ortalama 500 bin TL harcanmış olan bu kurumların kapatılmasıyla ortaya 1,250,000,000 TL civarı yatırım, heba olup gitmeyecek mi.!

Bu kursların yerine düşünülen dijital kurs, halk eğitim kursları ve okul kursları halihazırda zaten var. Eğer bunlar ihtiyacı karşılıyor olsa idi; bu 2600 kursa ne ihtiyaç olurdu.!

Son olarak; madem bu kurslar yanlıştı, neden açılmasına müsaade ettiniz.!

Yanlış değilse neden kapatıyorsunuz.!

Dijital kursları yine özel öğretim kurumları kanalıyla yapacaksanız, neden bu kurslarla istişareyle bunlar üzerinden yapmıyorsunuz.!

Eğitim zor, önemli ve en hassas olmamız gereken konudur.

Kılı kırk yararcasına ince ince düşünülüp, karar alınması gerekir.

Ve radikal kararları kaldırmayacak bir önemdedir.

Eğitimde kararlar tedrici olur.

Çok yönlü çalışma, istişare ve değerlendirme sonrasında karar alınmalı ve kademeli geçiş sağlanmalıdır.

Bu konuda yapılması gereken; bu özel öğretim kurslarının kapatılmaması ya da Milli Eğitim Bakanlığınca okullar arası nitelik farkı ortadan kaldırılıncaya kadar 2023 Eğitim Vizyonuna dahil edilerek, kurum sahipleri ve çalışanlarının planlama yapmasına
imkan verilmesidir.


Özel öğretim deneyimine ve akademik nosyona sahip Milli Eğitim Bakanı’nın konuya bigane kalmayıp; 2600 kursun, çalışanlarının ve bu kurslara rağbet gösteren öğrenci ve ailelerinin mağdur olmasına müsaade etmeyeceğine inanıyor ve ümit ediyorum.

Aksi takdirde, eğitim alanında son dönemlerde görülen yanlışlara bir tanesi daha eklenmiş olacaktır.

Yazık olacaktır.

Binlerce çalışana, milyonlarca liraya, onbinlerce orta-alt gelirli ve çocuklarını devlet okuluna göndermekten başka çaresi olmayan ailelere yazık olacaktır.

Bazen anlamakta güçlük çekiyorum…

Bu kursların öğretmenleri, idari personelleri, buraya gelen öğrenciler bu memleketin ve bizim vatandaşımızın çocukları ve evlatları değil mi…

İnsanların işleri, aşları, ekmekleri, gelecekleri neden iki dudak arasında…

Bu kadar kolay mı…
Bu kadar basit mi…

Neden çok boyutlu ve çok paydaşlı değerlendirip düşünmüyoruz.!

Herşeyi geçtik; maişetini ucu ucuna denk getiren geniş halk kitlesinin çocuklarının istikballeri bu kadar önemsiz mi.!

Tam da, çok kritik bir seçim öncesi ikiyüzbini aşkın insanımızı ve yüzbinlerce öğrenciyi ilgilendiren konuda, böylesi bir karar alınmasını aklım almıyor.

Acaba birileri, pek çok farklı konuda olduğu gibi, bu hususla da AK Parti’nin kazanmaması için çaba mı sarfediyor demekten kendimi alamıyorum.

Sayın Cumhurbaşkanım,
Bu insanları dinlemelisiniz,
Bu insanların sesine kulak vermelisiniz,
Siz, mağdur ve mazlum olanların hakkını teslim edensiniz.
Siz yanlışı engelleyen, doğruya yöneltensiniz.
 

Bu insanlar kendini anlatsın, sonra yine karar verecek olan siz ve konunun yetkili ve sorumlusu olan kurumlardır.

Ama lütfen bu insanların kendilerini ifade etmelerine imkan veriniz…

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.
OGÜNhaber