Elazığ'da yaşayan Bakır, iki katlı evinin alt katında, Osmanlı döneminden miras kalan varak sanatını yaşatıyor.

Evinin alt katında Osmanlı'dan miras kalan sanatı yaşatıyor

Küçük yaşta demirden sanatsal eserler hazırlayan babasından etkilenen 34 yaşındaki Fatih Bakır, geleneksel el sanatlarına merak duydu.

Osmanlı döneminde özellikle saraylarda ahşap süslemede kullanılan varak sanatı ile ilgilenmeye başlayan Bakır, zamanla aldığı eğitimlerle kendisini geliştirdi.

Türkiye'nin farklı illerinde çalışan ve işlediği tahta parçalarını, unutulmaya yüz tutan varak sanatı ile birer sanat eserine dönüştüren Bakır, daha sonra memleketi Elazığ'a dönmeye karar verdi.

Bu sanatı memleketinde yaşatma kararı alan Bakır, iki katlı evinin alt katını atölyeye dönüştürdü.

19 yaşında başladığı bu sanatı 15 yıldır aralıksız sürdürerek, bugüne kadar 1500'e yakın eser hazırlayan Bakır, sipariş üzerine Katar, Kazakistan gibi ülkelere varak tablolar gönderiyor.

Kendisine yarenlik eden kedisi "Pişot" ve köpeği "Martin" ile günün büyük bölümünü aile büyüklerinden kalan eski eşyalarla dizayn ettiği atölyesinde geçiren Bakır, sanat eserlerine her geçen gün yenilerini ekliyor.

"Sanata bakışımı, el becerimi babamdan kazandım"

Bakır, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mesleğe babası sayesinde başladığını belirterek, "Babam çok iyi bir demir ustasıydı. Çalıştığı yerlerde demiri sanata dönüştürüyordu. Küçük yaşlarda babamın çıraklığını yapıyordum. Sanata bakışımı, el becerimi babamdan kazandım. Daha sonra güzel sanatlara yöneldim." dedi.

Bu uğraşının zamanla mesleğe dönüştüğünü anlatan Bakır, "Bu sanat ilk olarak Mısır'da uygulanmış. Daha sonra Osmanlı'ya geçmiş. Tarihe merakım tutkuya dönüştü. Unutulmaya yüz tutan bu sanatı Türkiye'de profesyonel olarak 4 kişi yapıyor. Bu, genelde padişahların, şehzadelerin, hanedan üyelerinin, evlerini konaklarını süsleyen bir zanaat." diye konuştu.

"Bu sanatı elimden geldiği kadar yaşatmaya çalışacağım"

Bakır, eski motifleri oyma sanatı ile işleyip, varak sanatı ile buluşturduğunu aktararak, şöyle devam etti:
"Bu eski bir sanat olduğu için çoğu insan bilmiyor. Bu sanatı boya zannediyorlar. Varak, herhangi bir objeyi metal ile kaplamadır. Yani metalin parlaklığı boya ile karşılaştırılamaz bile. Bu sanatı elimden geldiği kadar yaşatmaya çalışacağım."

Neredeyse tüm gününün atölyede geçtiğini kaydeden Bakır, "Burada nefes aldığımı hissediyorum." ifadesini kullandı.Sipariş üzerine çalışıyor
Bakır, genellikle sipariş üzerine çalışma yaptığını belirterek, oyma ve varak sanatının bir araya gelmesi ile güzel eserler hazırladığını, bu sanatı araştırıp, geliştirmeye devam ettiğini dile getirdi.

Atölyesinde kendisine ait bir dünya kurduğunu anlatan Bakır, şöyle konuştu:
"Burada babamdan, dedemden kalan, biriktirdiğim antikalar ile bir güzel bir ortam oluşturmaya çalıştım. Atölyemde çok mutluyum. Atadan kalan eserle çalışınca motive oluyorum. Burada çay demleyip içmek, benim için en büyük haz. Burada geçmişi yad ediyorum."
OGÜNhaber